WAZ: Mutlak güvenlik diye bir şey yok! | BASIN | DW | 20.12.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

WAZ: Mutlak güvenlik diye bir şey yok!

Alman basını, Berlin’de düzenlenen saldırıyı ve Moskova’da Rusya, Türkiye ve İran dışişleri bakanlarının katılımı ile gerçekleştirilen Suriye toplantısını yorum sayfalarında geniş bir biçimde işliyor.

Frankfurter Rundschau gazetesi, Berlin'deki Noel pazarı saldırısının kamuoyu üzerindeki etkisini şu satırlarla sayfalarına taşıyor:

"Teröristler başarılı. Çok sayıda insanı korku ve dehşete düşürürken, yine sayısı çok olan bir başka grubu nefret dolu şiddet fantezilerinden oluşan bir coşkuya ve bir şekilde farklı olan her şeye karşı kör bir öfkeye itiyorlar. Tabi ki ülkemizi, bir tarafta hoşgörülü ve anlayışlı, diğer tarafta öfke ve korkuları ile hareket eden iki ayrı kampa bölmekte oldukça başarılılar. Kuşkusuz aşırı sağcıların çıkardığı ses, onların sayısı konusunda aldatıcı olmamalı. Sayıları çok, fazlası ile çok. Ancak yine de mağdurlara, yoksullara, güçsüzlere, baskı görenlere yardım etmekten geri durmayanların sayısının yanında çok azlar. Ayrıca bu yardımsever kamptakiler yaşadıkları ve yaşattıkları hoşgörüyü, Twitter'dan ya da herhangi bir yorum platformundan bağıra çağıra dile getirmedi. Onlar karşılıklı anlayışa, birlikte yaşama, sosyal dengeye ve demokrasiye inananlar."

Straubinger Tagblatt gazetesi ise bu tip saldırılara karşı önlemlerin nasıl artırılabileceği konusunda fikir belirtiyor:

"Berlin'de Noel pazarına bir kamyonla yapılan saldırı bir kez daha kanlı ve bir o kadar korkak bir şekilde dünyaya açık ve özgür toplumumuzun ne denli korumasız olduğunu açıkça gösterdi. Ancak yine de güvenliğin daha da artırılması için alınacak önlemler var. Bunların arasında video kameraları ile gözetleme, veri saklama ve sokaklarda daha fazla polis ve askerin olması sayılabilir."

Westdeutsche Allgemeine Zeitung'un Noel pazarı saldırısı sonrası gündeme gelen güvenlik önlemlerine dair yorumu şu şekilde:

"Kim böylesine çılgınca bir saldırıyı önleyebilir? Ve nasıl? Binlerce polisi aynı sayıdaki Noel pazarlarında devriye gezdirerek mi? Koruma setleri oluşturarak, beton bloklar dikerek ve çelik duvarlar örerek mi? Bu yaya bölgeleri, parklardaki festivaller, konserler ve çok sayıda insanın biraraya geldiği etkinlikler için ne anlama geliyor peki? Önümüzdeki günlerde kamusal alanlarda güvenlik güçlerinin daha fazla görünür hale gelmesi durumunda bu muhtemel saldırganlara değil içeriye karşı verilmiş bir ‘biz buradayız!' mesajı olacak. Bu doğru, zira öznel güvenlik hissini güçlendirir ve topluma destek verir. Ancak mutlak güvenlik diye bir şey yok ve hiçbir zaman da olmayacak. Bunu herkesin bilmesi ancak yine de demokrasi ve özgürlük içinde yaşamaya devam etmesi gerekir."

Rusya'nın başkenti Moskova'da, Rus, Türk ve İranlı dışişleri bakanlarının katılımı ile yapılan Suriye toplantısını Neue Osnabrücker Zeitung şöyle yorumluyor:

"Rusya, Türkiye ve İran, Suriye'deki gelişmeler üzerinde Batı'nın ve Birleşmiş Milletler'in ne kadar küçük bir etkileri olduğunu daha açık gösteremezlerdi. Suriye'de olup bitenler bu üç gücün elinde. Rusya dışişleri bakanının askeri çözüm yollarına karşı çıkması kulağa olumlu geliyor. Ancak Moskova şu ana dek tam da bu yola başvurmuştu. Özellikle de bu üçlünün, geleceğe dair kalıcı bir perspektif sunan ve tüm tarafları masaya getirecek bir barış planı üzerinde kafa yorduklarından kuşku duyulabilir. Yine de bu üç gücün biraraya gelmiş olmasını, en azından Suriye'deki insani durumun iyileştirilmesi için bir fırsat olarak değerlendirmek mümkün. Sadece onlar bunu sağlayabilir, ancak bunu gerçekten istemeleri gerekiyor."     

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Erkan Türkel

Reklam