Merkel′in ziyareti krizleri bitirmedi | TÜRKİYE | DW | 03.02.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Merkel'in ziyareti krizleri bitirmedi

Türk hükümetiyle diyaloğu sürdürmeye kararlı Merkel'in derin görüş ayrılıklarını da açıkça belirtmesi ilişkilerde krizlerin bitmeyeceğinin işareti sayılıyor. Merkel’in CHP ve HDP ile diyalogdan yana tavrı dikkat çekti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel perşembe günü Türkiye'yi ziyaret etti. Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ile bir araya gelen Almanya Başbakanı, CHP lideri Kılıçdaroğlu ve HDP'li yetkililerle de görüştü.Türk hükümeti ile diyaloğu sürdürmeye kararlı olan Merkel’in temaslarında derin görüş ayrılıklarını da açıkça dile getirmesi, iki ülke ilişkilerinde krizlerin bitmeyeceğinin işareti sayılıyor. Merkel’in hükümetin yanı sıra muhalefet partileri CHP ve HDP ile de diyalogdan yana tavrı dikkat çekiyor.

“Soykırım tasarısı ve İncirlik ziyareti nedeniyle iki ülke arasında yaşanan sert tartışmaları hatırlayın. Taraflar birbirlerine güven tazeleyemedi” sözleriyle Ankara-Berlin hattındaki son bir buçuk yıla gönderme yapan bir Türk Dışişleri yetkilisi, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra da iki ülke ilişkilerinin ağır sancılar yaşadığına dikkat çekiyor. Türk diplomat, DW Türkçe’ye bu sancıları özetlerken Berlin’in Ankara’ya “Darbe girişimin ardından kamu ve özel sektörden, ordudan gerçekleştirilen toplu tasfiyeler, gazetecilerin tutuklanması, medya organlarının kapatılması” konularında eleştirilerini ağırlaştırdığını söylüyor. Ankara da bu süreçte Berlin’i Türk hükümetine tam destek vermemekle, PKK ve Gülen yapılanmasına ‘kucak açmak ve teröre çanak tutmakla' suçladı. Aynı diplomat “Suriyeli mülteciler krizi, vize serbestliği gerilimi, Türkiye’den Almanya’ya son dönemde artan iltica başvuruları da, Ankara-Berlin ilişkisini tam bir çıkmaza sürüklemişti ki, Merkel’in ziyareti olsa olsa küçük bir pansuman olurdu” diye düşünmüştük diyerek ziyaret sonrasında da iki ülke arasındaki krizlerin bitmediğinin açıkça görüldüğüne dikkat çekiyor.

Ankara ‘somut kanıt’ bulacak mı?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la ‘İslamist terör’ gerilimi yaşamasına karşın Başbakan Binali Yıldırım’la buluşmasında da bu ifadeyi kullanmaktan çekinmeyen Merkel, gerilimi bitirmek için Müslümanlara karşı anlayışla yaklaştıklarını, Almanya’da yaşayan Türklerin din özgürlüğünü ciddi güvenceye almak için çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. DW Türkçe’nin ulaştığı Türk Dışişleri yetkilileri ‘İslamist terör’ gerilimi konusunda aslında bir ‘çeviri hatası’ olabileceğini vurguluyor. Onlara göre Merkel, İslam dünyasından gelen terör dalgasından çok İslamı kullanan teröristlere gönderme yapıyor. Başından beri İslamla terörün bağdaştırılmasına karşı çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “İslami terörist denilmesi bizi üzüyor. Çünkü böyle bakarsanız birlikte çalışamayız” mesajı vermekten yana tavır alıyor. “Erdoğan, Merkel’le görüşmesinde bu mesajı tüm dünyaya vermeyi özellikle tercih etti” diyen Türk diplomatik kaynaklar, bu konunun önümüzdeki süreçte daha da gündemde olacağını söylüyor.

Türkei Angela Merkel - Binali Yildirim (Reuters/Ho)

Merkel ve Yıldırım görüşmesinden

Merkel’in ziyaretinde Ankara-Berlin hattındaki asıl derin görüş ayrılığını; Ankara’nın iddia ettiği PKK ve Gülen yapılanmasıyla bağlantılı kişilerin iadesi konusunda Merkel’in hukuki sürece vurgu yapması oluşturdu. DW Türkçe'ye konuşan Türk yetkililer “Merkel, adalet bakanlıklarının ortak çalışacağını söyledi ancak halen Türkiye’den somut kanıt istiyor ki, bu konuda bizim daha da özel çalışma yapmamız gerekecek” çıkışında bulunuyor. Aynı yetkililer “Bunun daha nasıl somut kanıtı olacak bilemiyoruz” sıkıntısını yaşıyor.

“Büyük çatışma yaşanıyor”

Merkel, referandum öncesi yaptığı Ankara ziyaretinde tıpkı muhalefet partileri CHP ve HDP gibi kuvvetler ayrılığının korunması gerektiğine vurgu yaptı. Hukukun üstünlüğünün korunmasını isteyen Merkel, referandumda Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) temsilcilerinin de Türkiye'de bulunacağını söyledi. İfade özgürlüğünden vazgeçilemeyeceğini anlattı ve medyaya baskıların son verilmesini istedi.  Türk hükümeti ise anayasa değişikliği ile kuvvetler ayrılığında sorun yaşanmayacağını söylüyor ve ifade özgürlüğü konularında sıkıntılar olduğu iddialarını da reddediyor. Peki, tüm bunlar ne anlama geliyor?   ODTÜ’den Prof. Hüseyin Bağcı, DW Türkçe’ye “Türkiye-Almanya ilişkileri hiç bu kadar kırılgan bir dönem yaşamamıştı. Taraflar arasında ekonomik, entelektüel ve siyasi alanlarda büyük bir çatışma yaşanıyor” dedi. Erdoğan’ın ‘İslami terör’den Merkel’in neyi kastettiğini ‘tam olarak anlayamadığını ve sert bir çıkış yaptığını’ anlatan Bağcı, iki ülke arasındaki soğuk rüzgarların Eylül ayında Almanya'da gerçekleşecek seçimlere kadar süreceğini tahmin ediyor. “Merkel’in Türkiye’ye gelişi, Türk hükümetine destekten çok, Erdoğan’ı zor duruma soktu. Merkel, Erdoğan’a demokrasi, güçler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü konularında ders verdi. Erdoğan-Merkel çatışması; otokratik olanla olmayanın çatışması gibiydi” diyen Bağcı, referandumda AGİT temsilcilerinin de görev yapmasının Almanya’nın Türkiye’deki sıkıntıları yakından izlediğinin ve kaygılı olduğunun göstergesi olduğunu dile getiriyor. Hüseyin Bağcı, Almanya’nın Türkiye’nin istediği ilticacıları vermesinin de sözkonusu olmayacağını anlatırken, “Çünkü sıkıntılı bir OHAL süreci var ve Almanya her şeyden önce Türkiye’de adil yargılama hakkının güvence altına alınmasını istiyor” şeklinde konuştu.

“Merkel çözüm odaklıydı”

Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Nail Alkan ise daha pozitif bir yaklaşım sergiliyor. Alkan, DW Türkçe’ye Merkel ziyaretini değerlendirirken “Tamam, derin görüş ayrılıkları oldu ama Merkel çözüm odaklı bir söylem kullandı. Seçime giden Merkel’in özellikle Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye’ye çok ihtiyacı var ve seçimi kazanıp kazanmaması bu konuya bağlı. Bu yüzden Ankara’yı alttan aldı” yorumunu yapıyor. Merkel’in Türkiye’deki darbeye geç yanıt verdiğini farkettiğini ve bir ‘gönül alma’ ziyareti gerçekleştirdiğini de söyleyen Alkan, “Almanya’nın Türkiye’yi kaybetmek istemediği çok açık. İlişkilerdeki ani bir kopuş, tarafları büyük sıkıntıya sokar o yüzden bu gerilimli dönem de atlatılacaktır” diyor.

Muhalefetin kaygılarını dinledi

Merkel Ankara’da MHP dışındaki muhalefet temsilcileriyle de Almanya Büyükelçiliği’nde biraraya geldi. MHP’li Mehmet Günal DW Türkçe'ye “Rutin bir ziyaret gerçekleştirdi. Bizden de randevu istemedi. Bizim Almanya’dan beklediğimiz Türkiye’ye karşı daha samimi davranıştır” diye konuştu. Merkel’le biraraya gelen HDP heyetinden Mithat Sancar, DW Türkçe’ye “Eş genel başkanlarımızın hapiste olması bile her şeyi özetliyor. Merkel, yaşadığımız sıkıntıları gördü ve bizi yakından izleyeceği mesajını verdi. Almanya’nın Türkiye’deki gerçekleri öğrenmeye çalışması bizim için önemliydi” dedi. Sancar, Türkiye’de kutuplaşmanın keskinleştiğini, gerilimin istikrarsızlığı artırdığını ve referandum öncesi demokrasinin büyük sıkıntı çektiğini Merkel’e HDP’ye yapılan baskılar üzerinden anlattıklarını söyledi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da, Merkel’le 50 dakikalık bir görüşme gerçekleştirdi. Merkel’in görüşmede “OHAL ortamında referandum sağlıklı mı, sonuç ne olabilir, muhalefete propaganda için eşit hak veriliyor mu, darbe sonrası ne tür kanunlar çıkarılıyor” sorularını yönelttiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu’nun da Merkel’e “Referandumdan hayır çıkaracağız ancak ülkede hiç sağlıklı bir ortam yok, hukuksuzluk her geçen gün artıyor” mesajı verdiği belirtildi. Görüşmeye katılan CHP’li Öztürk Yılmaz, DW Türkçe’ye “Merkel’in Ankara ziyaretinin sıcak bir atmosferde geçtiği söylenemez. Ankara-Berlin hattında pek çok konuda görüş farklılığı olduğu görüldü. Almanya Türkiye’de neler olup bittiğini anlamaya çalışıyor ama Türk hükümeti her şey sütlimanmış gibi göstermeye çalışıyor. Biz de Merkel’e gerçekleri söyledik, Türkiye’nin kanun hükmünde kararnamelerle yönetildiğini anlattık. Medyaya sansür uygulandığını, hukukun üstünlüğüne güvenin kalmadığını dile getirdik” diye konuştu.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara

Reklam