MZ: Putin ve Kim ″Biz de buradayız″ dedi | BASIN | DW | 26.04.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

BASIN

MZ: Putin ve Kim "Biz de buradayız" dedi

Alman basınındaki yorumlarda Rusya Devlet Başkanı Putin ile Kuzey Kore lideri Kim’in buluşması ve Almanya’daki aşırı sağcı eğilimlere ilişkin araştırma dikkat çeken konular arasında bulunuyor.

Ses dosyasını dinle 03:17

26.04.2019 - Alman basınından özetler

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kuzey Kore lideri Kim Jong Un dün ilk kez Vladivostok'ta bir araya geldi. İki liderin görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra Kore Yarımadası'ndaki durum ele alındı. Regensburg'da yayımlanan Mittelbayerische Zeitung, Kore Yarımadası'ndaki sorunların sadece uluslararası düzeyde çözülebileceğine dikkat çekiyor.

"Putin ve Kim, Kore sorununa Güney Kore'nin de katılmı ile özellikle ABD ve Çin'in öncülüğünde sadece uluslararası düzeyde çözüm sağlanabileceğini biliyor. Gerçekte yapısal olarak zayıf devletlerin güçlü liderlerinin tek bir hedefi vardı: Dünya siyasetindeki varlıklarını göstermek istiyorlardı. Resimler de verilen mesajdı ve şunu söylüyorlardı: Buraya bakın, biz müzakere yapabilecek durumdayız. Gerçi bizim Amerikalılara, Çinlilere ve Güney Korelilere ihtiyacımız var. Ama sizin de bize ihtiyacınız var.”

Straubinger Tagblatt/Landshuter Zeitung'ta da Putin ile Kim'in yaptığı görüşme ele alınıyor.

"Putin'in Kore Yarımadası'ndaki ihtilafın güçlü olanın hukukuna değil, sadece uluslararası hukuka uyulması ile çözülebileceğini söylemesi, adeta alay etmeye benziyor. Gerçi Amerikan başkanına yönelik bu sözler doğru. Ama Putin'in kendisi uluslararası hukuku pek dikkate almıyor ve Ukrayna'da veya Suriye'de güçlü olanın hukukunu uyguluyor. Eğer Putin, Kore sorununun çözümünde yapıcı bir rol oynamaya hazırsa, bu memnuniyetle karşılanır. Ama bunun başarı garantisi bulunmuyor. Trump ve Kim gibi Putin de her zaman için kötü sürprizler yaratabiliyor.”

Halle'de yayımlanan Mitteldeutsche Zeitung'ta da aynı konu işleniyor.

"Kim açısından Putin ile temas kurmak, Pekin'in yanı sıra ikinci bir hami bularak, seçenekleri genişletmek ve Trump'ı belirli bir tutum izlemeye zorlamak için bir avantaj sağladı. Ama Vladivostok ziyareti sırasında şimdilik sadece iyi niyet mesajları verildi. Kuzey Kore, prensipte nükleer silahlardan arınmaya hazır olduğunu duyursa da, bu konuda henüz çok az şey yaptı. Bu konuda ilerleme sağlanması için bütün tarafların çaba göstermesi gerekiyor. Küçücük adımlar olsa bile. Birinin başlaması lazım.”

Sosyal Demokrat Parti’ye yakınlığı ile bilinen Friedrich Ebert Vakfı’nın yaptırdığı bir araştırma, ankete katılan her beş kişiden birinin sağ popülist eğilimler gösterdiğini ortaya koydu. Aşırı sağ eğilimler gösterenlerin oranı ise yüzde 2,4 düzeyinde kaldı. Ludwigsburger Kreiszeitung'ta bu araştırmanın sonuçları değerlendiriliyor.

"Kötü haberler arasındaki iyi haber; katı aşırı sağcılık veya klasik Nazizm konusunda büyük bir potansiyel bulunmaması. Ancak bu yine de tehlikenin geçtiğini göstermiyor. Gelişmeleri öngörülemez yapan durum, toplumun merkezine kadar olan kesimlerde demokratik kurumların sorgulanmasındaki artış. Eğer nüfusun neredeyse yarısı bütün siyasi kararların gizli örgütler tarafından kontrol edildiğine inanıyorsa ve her dört kişiden biri medyanın siyasetçilerle işbirliği yaptığını düşünüyorsa, bu çok tehlikeli bir durum. Çünkü o zaman gücü ele geçirmek için atılacak adım çok uzak değil.”

dpa/JD,BK

© Deutsche Welle Türkçe

 

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam