1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

ABD-İran geriliminde gözler İstanbul'da: Ortadoğu teyakkuzda

3 Şubat 2026

ABD ile İran için İstanbul'da kurulacak müzakere masası diplomatik çözüm için son fırsat mı? ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın son mesajları ne anlama geliyor?

https://p.dw.com/p/57zSP
Parçalanmış zemin üzerine resmedilmiş ABD ve İran bayrakları.
ABD ve İran arasında tırmanan gerilimin, İstanbul'daki görüşmeler yoluyla düşürülmesi hedefleniyor.Fotoğraf: Bildagentur-online/Ohde/picture alliance

ABD'nin İran'a olası saldırısını ve bunun tetikleyebileceği bölgesel bir savaşı önlemeyi amaçlayan görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindi.

Türkiye'nin de aralarında yer aldığı bölge ülkelerinin yoğun girişimleri sonucunda İran ve ABD, 6 Şubat Cuma günü İstanbul'da masaya oturmaya yeşil ışık yaktı.

Müzakere masasına, ABD adına Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, İran adına da Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin oturacağı açıklandı.

Pezeşkiyan'dan müzakerelere şartlı onay

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bugün yaptığı açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakereler önerisine "bölgedeki dost hükümetlerin talepleri ışığında" ve "koşullu olarak" yeşil ışık yaktıklarını duyurdu.

Pezeşkiyan, sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamasında, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'ye "tehditlerden ve mantıksız beklentilerden arınmış uygun bir ortamın mevcut olması" koşuluyla müzakere masasına oturma talimatı verdiğini kaydetti.

Mesud Pezeşkiyan, Arakçi'yi "adil ve hakkaniyetli müzakereler yürütmekle görevlendirdiğini" de sözlerine ekledi.

İran'ın "reformist" olarak nitelendirilen Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın bu çıkışı, aynı zamanda İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in de ABD ile müzakerelere yeşil ışık yaktığı anlamına geliyor. Oysa Hamaney kısa bir süre öncesine kadar ABD ile masaya oturmayı reddetmişti.

Bölgesel savaş korkusu barışçıl çözüm arayışını hızlandırdı

ABD ile İran'ın masaya oturacak olmasında, Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin Ortadoğu'yu sarsacak bir savaşı önleme girişimlerinin etkili olduğu belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan bir süredir ABD-İran hattında müzakere masasının kurulması, görüş ayrılıklarının diplomasi yoluyla çözümlenmesi için yoğun bir görüşme trafiği yürütüyor.

Diğer bölge ülkeleri de diplomasiye fırsat verilmesi için hem İran hem ABD nezdinde girişimlerde bulunuyor.

Bu nedenle Cuma günü, ABD-İran müzakerelerine ev sahipliği yapacak olan İstanbul'un aynı zamanda Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Pakistan ve Umman dışişleri bakanlarını da ağırlayacağı bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump ile İran'ın dini lideri Ali Hamaney.
İstanbul'da yapılacak müzakerelerden, ABD Başkanı Donald Trump ile İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in kabul edeceği bir sonucun çıkması umut ediliyor.Fotoğraf: Iranian Supreme Leader'S Office/ZUMAPRESS/dpa/picture alliance

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan'ın Danışmanı Anwar bin Muhammed Gargash, zaten yıkıcı çatışmaların yaşandığı bölgenin yeni ihtilaflara sahne olmaması gerektiğini kaydetti.

ABD ile İran arasında kapsamlı bir anlaşmaya varılmasını umut ettiklerini söyleyen Gargash, İran ile ABD'nin bölgeye fayda sağlayacak jeostratejik bir anlaşmaya varması gerektiğini, bunun İran'ın ekonomisini yeniden ayağa kaldırmasını da sağlayacağını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran'ı "zaman daralıyor" diyerek askeri müdahale ile tehdit etmiş, İran'ın dini lideri Ali Hamaney de bu tehdide "ABD'nin olası saldırısının bölgesel bir savaşa yol açacağı" uyarısıyla yanıt vermişti.

ABD'nin müttefiki konumundaki Körfez ülkeleri, Amerikan üslerine ev sahipliği yapıyor. Trump'ın "vur" emri vermesi durumunda, İran'ın saldırıya bu üsleri hedef alarak karşılık verme ihtimali, Tahran'ın açık uyarısında işaret ettiği gibi, ihtilafın bölgesel bir savaşa evrilmesine yol açabilir.

Trump'tan "Çok kötü şeyler olacak" tehdidi

İstanbul'da yapılması hedeflenen ABD-İran müzakereleri ile özellikle Tahran'ın nükleer programında bir uzlaşı sağlanması hedefleniyor. Böylelikle ABD'nin İran'a olası saldırısının engellenebileceği umut ediliyor.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump, bir yandan İran ile müzakerelere fırsat tanıyacaklarını söylemekle birlikte, askeri müdahale tehdidinden de geri adım atmıyor.

Son açıklamasında İran ile görüşmelerin sürdüğünü ve bir uzlaşıya varılmasını istediğini söyleyen Trump, "Eğer anlaşabilirsek harika olur. Anlaşamazsak işte o zaman muhtemelen çok kötü şeyler olacak" dedi.

Hegseth: Hazırlıklarımızı tamamladık

ABD ve İsrail kaynakları, İran'a olası bir saldırıya hazırlıkların tamamladığına, Trump'ın vereceği kararın beklendiğine dikkat çekiyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'a askeri müdahaleye hazır olduklarını, ancak bunun Trump yönetiminin ilk tercihi olmadığını kaydetti.

Basra Körfezi'ndeki gemiden dürbünle bakan Amerikan askeri.
Amerikan ordusunun, Basra Körfezi başta olmak üzere, İran'ı çevreleyen coğrafyada askeri müdahale hazırlıklarını tamamladığı bildiriliyor. Fotoğraf: Reuters/U.S. Navy/A. Dublinske

"İran nükleer silah yetkinliklerine sahip olmayacak" diyen Hegseth, İran'ın bunu kabul etmesi gerekeceğine, aksi takdirde başka seçenekleri devreye sokmak zorunda kalacaklarına işaret etti.

"Bizim işimiz hazırlıklı olmak. Ve İran'ın nükleer yetenekleri konusunda müzakere edip etmeme konusunda bir seçeneği var" diyen Bakan Hegseth, "İran'da rejim değişikliğinin mümkün olup olmadığı" sorusunu ise "Şimdi değil" sözleriyle yanıtladı.

AFP, Reuters, AP, dpa/ DA, TY

 

DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.dw_turkce