1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

ABD İran savaşında Ramstein'ı kullanabilir mi?

Christoph Hasselbach
24 Mart 2026

ABD, İran'a karşı savaşta Avrupa'daki en büyük ve önemli hava üssünün bulunduğu, Almanya topraklarındaki Ramstein'ı kullanabilir mi?

https://p.dw.com/p/5B1VT
ABD, Almanya'daki askeri hava üssü Ramstein'ı kullanarak İran'a saldırı düzenlerse bu BM'nin ilgili kararının ihlali anlamına mı gelir? Alman hükümeti ve kamuoyu bu soruyu tartışıyor. Üsten Mart 2026 tarihli bir görüntü
ABD, Almanya'daki askeri hava üssü Ramstein'ı kullanarak İran'a saldırı düzenlerse bu BM'nin ilgili kararının ihlali anlamına mı gelir? Alman hükümeti ve kamuoyu bu soruyu tartışıyor. Üsten Mart 2026 tarihli bir görüntü Fotoğraf: Thomas Frey/dpa/picture alliance

ABD ile İsrail'in İran'a karşı başlattıkları savaş üzerine Almanya'daki Ramstein askeri hava üssü yeniden gündemde.

İran'ın Almanya Büyükelçisi Macid Nili, Alman hükümetinden Ramstein konusuna bir "açıklık" getirmesini talep etti: Hava üssünün ABD tarafından İran'a yönelik saldırılar için kullanılması,Birleşmiş Milletler'in 3314 sayılı kararı anlamında bir "saldırı eylemi" midir?

Söz konusu karara göre bir devletin başka bir devletin egemenlik alanı üzerinden üçüncü bir ülkeye saldırması "saldırı eylemi" olarak değerlendiriliyor. Böyle bir iddiada bulunmayan İran Büyükelçisi "Ramstein için geçerli olup olmadığını henüz bilmiyoruz" dedi.

Almanya'nın batısındaki Rheinland-Pfalz eyaletinde bulunan Ramstein, ABD'nin Avrupa'daki en büyük hava üssü. Eski NATO Direktörü William Alberque, DW'ye verdiği mülakatta, "Ramstein Hava Üssü, ABD ordusu için inanılmaz derecede önemli bir lojistik merkez" diyor ve üssün aynı zamanda Avrupa'ya açılan kapı olarak da nitelendiğini vurgulayarak, "ABD'den yapılan uçuşlar buradan Afrika'ya, Yakın ve Ortadoğu'ya devam eder" diye ekliyor.

Eski NATO Direktörü William Alberque, görselde sağda
Eski NATO Direktörü William Alberque, görselde sağda Fotoğraf: NATO

Ramstein'ın kullanımına dair düzenlemenin temeli, 23 Ekim 1954 tarihli "Yabancı Kuvvetlerin Bulunması Sözleşmesi" olarak bilinen anlaşmaya dayanıyor. 1990 yılında Doğu ve Batı Almanya'nın yeniden birleşmesine ilişkin anlaşmalarla bu sözleşmenin geçerliliğinin devamı da tekrar teyit edildi. İlaveten Ramstein'a dair NATO Kuvvetler Statüsü'nde de düzenlemeler mevcut. Ramstein, Alman topraklarında yer alsa da tıpkı yabancı büyükelçilikler gibi dokunulmazlığa sahip ve özel bir statüsü bulunuyor. Almanya'nın memurları ve siyasileri bile buraya ancak ABD komutanının onayıyla girebiliyorlar.

Ramstein'ın İran operasyonlarındaki rolü belirsiz

NATO eski Direktörü Alberque, Ramstein'ın ABD'nin İran'a yönelik saldırılarındaki rolü konusunda çok net konuşmuyor. Sadece "Ramstein, muharebe operasyonları için öngörülmüş bir merkez değil" demekle yetiniyor.

İspanya, savaşın başlangıcından itibaren üslerini ABD'ye kapattı. Nitekim Madrid hükümeti ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğu görüşünü temsil ediyor. Almanya'daki Sol Parti (Die Linke) de aynı gerekçeyle Ramstein'ın sorgulanması yönünde talebini dile getirdi.

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İran'a karşı yürütülen savaşın başından bu yana ABD'ye ülkesindeki üslerin kulanılmasına izin vermedi. Sanchez ortada, siyah kazak ve krem rengi gömlekli olan
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İran'a karşı yürütülen savaşın başından bu yana ABD'ye ülkesindeki üslerin kulanılmasına izin vermedi. Sanchez ortada, siyah kazak ve krem rengi gömlekli olanFotoğraf: Concha Ortega Oroz/Europa Press/ABACA/picture alliance

Almanya Savunma Bakanı Sosyal Demokrat Partili (SPD) Boris Pistorius ise şu dönem itibarıyla ABD'nin İran'a karşı savaşta Ramstein'ı kullanımına kısıtlama getirmek için bir neden görmüyor. Bakan geçen hafta yaptığı açıklamada Ramstein'ın kullanımının hukuka uygunluğundan şüphe etmeye neden görmediğini ifade etmişti.

Bilimsel Hizmetler Birimi: İki yıllık süreyle fesih imkânı

Peki Almanya, Ramstein Hava Üssü'nün ABD tarafından kullanımı konusunda değişikliğe gider mi?

Eski NATO Direktörü Alberque, Berlin'in Ramstein bağlantılı ABD operasyonlarını kısıtlamasının çok zor olacağını söylüyor. "Eğer isteselerdi yapabilirlerdi ama bu çok olağan dışı bir karar olurdu ve böyle bir şeyi isteyeceklerini de sanmıyorum" diye konuşuyor. Alberque'e göre bu tutumun arkasında, ABD'nin Ramstein'ın yanı sıra Almanya'da başka önemli askeri tesislere de sahip olması yatıyor. Alberque, Alman hükümetinin ittifaka bağlılık konusunda şüphe uyandırmak istemeyeceğini düşünüyor.

Sağda, Irak'ın kitle imha silahları olduğu iddiasıyla ülkeye ABD'nin başlattığı müdahaleye katılımı reddeden dönemin Almanya Başbakanı Sosyal Demokrat Gerhard Schröder. Solda tokalaştığı da dönemin İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatami. Görsel 2009 senesinden
Sağda, Irak'ın kitle imha silahları olduğu iddiasıyla ülkeye ABD'nin başlattığı müdahaleye katılımı reddeden dönemin Almanya Başbakanı Sosyal Demokrat Gerhard Schröder. Solda tokalaştığı da dönemin İran Cumhurbaşkanı Muhammed HatamiFotoğraf: Abedin Taherkenareh/epa/dpa/picture alliance

Alman Federal Meclisi Bilimsel Hizmetler Birimi ise kamuoyunu da meşgul eden Ramstein konusunda şu sonuca vardı: Hem Ramstein için yapılan Yabancı Kuvvetlerin Bulundurulması Sözleşmesi hem de NATO Kuvvetler Statüsü feshedilebilir, ancak askeri varlık sadece iki yıllık bir ihbar süresine uyularak sonlandırılabilir. Bu durumda, zaten son derece düşük bir ihtimal olan böyle bir karar, mevcut operasyonlarda rol oynamayacak.

Savaş dronlarının Ramstein'dan yönetilmesi

Ramstein sadece İran savaşının başlaması öncesinde de tartışmalıydı. Söz konusu kritik hava üssü, ABD'nin silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) operasyonlarının yönetildiği uçuş kontrol merkezi nedeniyle de giderek artan bir öneme sahip. Bu durum, Almanya'nın ABD'nin Asya ve Afrika'daki terör şüphelisi olduğu iddia edilen kişilere yönelik hedefli öldürme operasyonlarına dahil olup olmadığı konusunda daha önce de defalarca tartışmalara yol açtı.

Bu soruyla bağlantılı olarak Alman devletine karşı açılan bir davada, 2012 yılında Ramstein'dan yönetilen Yemen'deki ölümcül dron saldırısı yüksek mahkemede ele alındı. ABD'nin dron operasyonunda yakınları öldürülen iki Yemenli olan mağdurların şikayetiyle Almanya Federal Anayasa Mahkemesi konuyu inceledi. Yüksek mahkemenin hakimleri, 2025 yılında açıkladığı kararında, bu vakada Ramstein'ın mevcut hukuki düzenlemelere aykırı kullanılmadığına hükmetti. Ancak  karar, Ramstein'ın sınırsız askeri kullanımı için verilmiş bir açık çek de değildi.

Eski Başbakan Schröder'den Merz'e destek

Bu arada ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun İran'a açtıkları savaş, dış politikasında saldırı değil savunma merkezli bir çizgi izleyen Almanya'daki tutum tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

2003 yılında ABD'nin Irak'ta kitle imha silahları olduğu iddiasıyla başlattığı savaşa katılmayı reddeden Sosyal Demokrat Partili eski Başbakan Gerhard Schröder, savaşa katılmayı reddetmekle beraber o dönemde de ABD'ye Ramstein'daki hava üssünü sınırsız kullanma imkânı tanıdığını hatırlatarak, bugün net bir tutum sergilemekte zorlanan iktidardaki Hristiyan Birlik-Sosyal Demokrat hükümetinin Başbakanı Friedrich Merz'e destek verdi.

Süddeutsche Zeitung'a konuşan Schröder, partisindeki pek çok kişinin bu konuda kendisinden sert bir tavır almasını istediğini hatırlatarak, "İyi de onlara (ABD) havaalanını mı kapatmalıydım, peki bunu nasıl düşündünüz?" diye sorduğunu belirtiyor ve böyle bir adımın Alman-Amerikan ilişkilerinin sonu olacağını söylediğini de ekliyor. Schröder, "Tabii ki havaalanlarını onların hizmetine sunduk, hava sahasını da hizmetlerine açtık; ama önemli olan bizim o savaşa dahil olmamamızdı" diyerek o dönem de nasıl bir çıkmazda olduklarını aktarıyor.