Yunan bekçiler sınırda devriye geziyor | AVRUPA | DW | 06.03.2020
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

AVRUPA

Yunan bekçiler sınırda devriye geziyor

Türkiye'nin gitmek isteyen sığınmacı ve göçmenlere kapıları açmasının ardından Yunanistan alarmda. Sınır bölgelerinde sivil bekçi taburları devriye geziyor. Trakya'daki bir Yunan köyünden izlenimler...

Saat gece 11'i biraz geçiyor. Türk sınırındaki küçük köy oldukça sakin ve bahar yaklaşmasına rağmen oldukça soğuk. Bu saatte hâlâ açık olan tek kafenin önünde üniformalı adamlar toplanmış. Hepsi yorgun ve gergin görünüyor. "Bakalım bu gece ne olacak?" diye soruyor biri. Bir başkası kısa süre önce bir arkadaşlarına bıçakla saldırıldığını hatırlatarak "Umarım sakin geçer" diyor. İçlerinden biri "hadi gidelim" diyor ve arazi taşıtlarına binerek yola çıkıyorlar.

"Milli bekçiler taburu"nda görevli 40-50 yaşlarındaki bu adamlar devriyeye gidiyor. Bekçiler taburu bir nevi sivil savunma grubu ancak resmi olarak Yunan ordusunca organize ediliyor, eğitiliyor ve gerektiğinde görevlendiriliyor.

İçlerinden biri "Yasa dışı bir şekilde Yunan sınırını geçmiş sığınmacı ve göçmenleri aramak için devriyeye gidiyoruz" diyor. "Peki bulursanız ne olacak?" diye soruyorum. "Yakalayıp polise haber veriyoruz. Gerisini onlar hallediyor" diyor. Peki silah kullanılıyor mu? "Normalde yanımızda silah var. Ama şu an ordu bizi resmi olarak görevlendirmediği için devriyeye silahsız çıkıyoruz" diyor biri. Ama sonradan "ne olur ne olmaz" diye yanlarında hep silah bulundurduklarını itiraf ediyor.

Askeri teçhizatlı siviller

İlk durağımıza vardık. Köyden birkaç kilometre uzaklıkta terk edilmiş bir binadayız. Arazi taşıtlarının farlarını eve doğru tutup aydınlatıyorlar. Uyumak için eve girmiş birileri varsa uyansın diye. Ama metruk evin içinde kimse yok. İçi boş konserve kutuları ve yanmış odun parçaları son günlerde buralarda birilerinin barındığını gösteriyor.

Yıllardır terk edilmiş durumdaki bu ev, polis ve askerin sıkı kontrollerine rağmen sınırı geçmeyi başaran sığınmacı ve göçmenlerin gözde barınaklarından biriymiş. "Bu tür evlerin varlığını, yerini nereden biliyorlar?" diye soruyorum. "Sığınmacıların cep telefonlarında bu tür binaların yerinin işaretli olduğunu" söylüyorlar ve bunun "herşeyin Erdoğan tarafından organize edildiğinin bir göstergesi olduğunu" savunuyorlar. "Peki iyi örgütlü insan kaçakçılarının işi olamaz mı? diyorum. Ortada sessizlik.

"Milli bekçiler" Yunan ordusunun resmi bir parçası ve şu anki haliyle 1982 yılından bu yana mevcut. Yunanistan'ın pek çok sınır bölgesinde, hem ana karada hem de adalarda görev yapıyorlar. Bekçiler sadece yaşadıkları bölgelerde görev alabiliyorlar. Temel ödevleri ülke savunmasına katkıda bulunmak ve resmi güvenlik güçlerine görevlerinde destek sağlamak. Gerektiğinde müdahil bir güç olarak devreye girebilmek için haftada bir ordudan eğitim alıyorlar. Eğitimde genelde atış talimi yapılıyor. Silahları ordu veriyor, bekçiler ordudan aldıkları silahları evlerinde saklıyor. Askerler düzenli olarak silah ve cephaneyi kontrol ediyor. Bekçilerden biri "Aslında basitçe söylemek gerekirse biz askeri teçhizatla donatılmış ve her an ordunun görevlendirmesine hazırlıklı olan sivilleriz" diye özetliyor konumlarını.

"Milli bekçiler" 1996'da Türkiye ile yaşanan Kardak krizinde de görevlendirilmiş. Ancak sadece savaş tehdidi durumunda değil, su taşkını, orman yangını gibi doğal afetler de de devreye sokulabiliyorlar.

"Malımızı mülkümüzü koruyoruz"

Meriç'in kuzeyindeki bu bölgedeki bekçilere, geçen haftadan bu yana yaşanan yeni sığınmacı dramına rağmen henüz resmi bir görevlendirme yapılmamış. Bekçiler kendileri civar köyleri korumak için devriye gezmeye karar vermişler. İçlerinden biri, "En önemlisi bu. Benim için konu, kendi malımı mülkümü korumak. Bu nedenle devriyeye katılıyorum" diyor.

İkinci durağımız küçük, güzel bir kilise. Kısa bir mola veriyoruz. Göçmen ve sığınmacıların sıkça karmaşa yarattığı hatta kundaklama olaylarına karıştığı iddia ediliyor. Bekçilerden biri "Malımızı mülkümüzü korumak zorundayız. Ama tabii ki bunu yapmamızda milli gururun da payı var. Bu bizim vatanımız, bizim köylerimiz" diyor.

Saat 2'yi geçti. Gece karanlığında köye geri dönüyoruz. Ortalık hâlâ sakin. Sığınmacılar da yok, olay da. Bekçiler şimdilik köylerinin güvende olduğu hissinin verdiği rahatlamayla evlerine geri dönüyor.

Konstantinos Simeonidis / Orestiada (Kumçiftliği)

© Deutsche Welle Türkçe

 

Önerdiğimiz linkler