Türkiye′ye Alman yatırımlarında tedirgin bekleyiş | EKONOMİ | DW | 08.06.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Türkiye'ye Alman yatırımlarında tedirgin bekleyiş

Alman sanayici ve yatırımcılar Türkiye'deki siyasi ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle yatırımları beklemeye aldı. Adalet sistemine güvensizlik, enflasyon ve TL'nin değer kaybı yatırımcıda güvensizlik yaratıyor.

24 Haziran seçimleri yaklaşırken DW Türkçe’ye konuşan Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği'nin (DIHK) uluslararası ekonomi politikası ve dış ticaret hukuku bölümü sorumlusu Dr. Ilja Nothnagel, Türkiye'deki siyasi ve ekonomik ortam nedeniyle Alman şirketlerinin yeni yatırımlarını beklemeye aldığını ve Türkiye'den iyileştirme anlamında sinyaller beklediklerini belirtti. DIHK Almanya'da çapında milyonlarca şirketi temsil eden 79 ticaret ve sanayi odasının çatı örgütü konumunda bulunuyor.

DW Türkçe: Almanya'dan Türkiye’ye yapılan yatırımlar Türkiye'deki mevcut siyasi ve ekonomik ortamdan nasıl etkilendi?

Dr. Ilja Nothnagel: Alman karar verme sürecinde Türkiye'ye bakış anlamında belirsizlik büyük rol oynamakta. Halihazırda piyasada olan firmalar, pazarda kalmaya ve odaklanmaya çalışıyor. Gayrisafi yurtiçi hasılada (GSYİH) hala kayda değer bir büyüme var. Bununla beraber, Türk Lirasındaki gelişmeler ve döviz kuru, Türkiye'ye yatırım yapmanın etkisini azalttı.  Türkiye'ye yatırımlarda bir tür durgunluk görüyoruz. Özellikle de Türk piyasasına girmeyi düşünen küçük ve orta ölçekli şirketlerde. Şu anda beklemedeler ve ekonomik durumu olduğu kadar siyasi durumu da yakından takip ediyorlar.

Porträt Dr. Ilja Nothnagel (DIHK)

Dr. Ilja Nothnagel

Yatırımlarda düşüş oldu mu?

Türkiye'deki Alman şirketlerinin sermaye stoku yaklaşık 10 milyar euro civarında ve 120 binden fazla kişiyi istihdam ediyorlar. Bu oldukça ciddi bir rakam. Aynı zamanda ekonomik ilişkilerin potansiyelini de gösteriyor, ancak belirttiğim gibi belirsizlik nispeten yüksek. Gördüğümüz şu ki, yeni yatırımlar için istek şu anda nispeten düşük. Özellikle ekonominin büyüme oranıyla karşılaştırdığınızda.

10 milyar euro güncel rakam mı?

2016 yılı itibariyle 10 milyar euro civarında. Önceki yıllara göre stabil. 2014 yılında 10,05 milyar, 2016'da 9,8 milyar olarak gerçekleşti. Sorun şu ki, verilerde her zaman bir gecikme oluyor. Şimdiye kadarki rakamlarda bir denge var, ama artık bu oranlarda bir büyüme yok.

Türkiye'de halihazırda yatırımları olan Alman şirketlerinden neler duyuyorsunuz? Türkiye’de iş yapmak zorlaştı mı?

Şu an başlıca sorun Türkiye'de siyasi ve ekonomik gelişmelerle ilgili belirsizlik olması. Şirketler her zaman sorguluyor, çünkü Türkiye ve Almanya karşılıklı  ticarette birbirleri için çok önemli ve net bir şekilde güvenin iyileştirilmesi yönünde sinyallere ihtiyaç duyulacağını görüyoruz. Örneğin yargı sisteminde. Son aylardaki gelişmeler adalet sistemine güveni sarstı. Bize göre bunun oldukça hızlı bir şekilde iyileştirilmesi yönünde sinyaller verilmesi gerekiyor, çünkü belirsizlik yaratıyor. Ayrıca şirketlerin faturaların ödenmesi sorunuyla mücadele ettiğini görüyoruz. Alman şirketlerin alacaklarını tahsil etmesi çok uzun sürüyor. Sözleşmeler Lira cinsinden olduğunda kurdaki gelişmeler, Lira'nın Euro'ya karşı değer kaybı da çok olumsuz etki yapıyor. Şu anda şirketlerde endişe yaratan büyük bir sorun, enflasyonun Avrupa seviyelerine göre ve diğer ülkelere kıyasla da, yüzde 12 ile son derece yüksek olması.

Yeni başkanlık sisteminde yargının daha da az bağımsız olabileceği endişeleri dile getiriliyor. Bu yabancı yatırımcı için ne anlama geliyor?

Sistemde güveni geri kazanmayı mümkün kılan sinyallere ihtiyaç var. Bu oldukça önemli. Bu sinyaller Cumhurbaşkanı kim olursa olsun Türkiye'den gelmek zorunda.

Yatırımcıların en büyük endişesi nedir?

Enflasyon çok yüksek, TL çok fazla baskı altında, tahminlere ve verilere bakan uluslararası kredi derecelendirme kurumları çok çok endişeli ve Türkiye beklentileri negatif. Tabii ki bu da şirketler için endişe verici. Görüyoruz ki, ekonomide her şeyden önce, genç işsizliği bir yandan büyük bir sorunken diğer yandan da kalifiye işgücüne erişim sorunu var. Makro ekonomik veriler şu anda olumlu bir resim çizmiyor. Çoğunlukla tüketim teşvikleriyle zorlanan güçlü bir büyümeye sahipsiniz; çok düşük bir tasarruf seviyesi var. Bu, büyümenin ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu gündeme getiriyor.

Türkiye'de büyüme ile ilgili beklentiniz nedir?

Türkiye'de büyüme oranının aynı hızda kalamayacağı ihtimali var, özellikle son aylardaki tüketimi destekleyen programlara bakarsak. Türkiye'de büyümenin en azından devam etmeyeceği ve bu tüketimin devam etmediği noktada veya faiz oranlarının yükselmesiyle belirgin bir şekilde aşağı ineceği tehdidi var. Merkez Bankası Perşembe günü yeniden harekete geçti ve bu son olmayacak. Büyümenin önümüzdeki aylarda nispeten kayda değer bir şekilde soğuması ihtimali var.

Türkiye’de iş yapan Alman şirketleri Merkez Bankası bağımsızlığından nasıl etkileniyor?

Avrupalılar, diğer ülkelerin çoğunda fiyat istikrarına odaklanan bağımsız merkez bankalarıyla iyi bir deneyime sahipler. Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ile ilgili tartışma finansal piyasaların tartışılmasıdır. Alman şirketlerinin çoğu için belirleyici olan, sonuçtur. Enflasyon nasıl gelişiyor, döviz kurunun yükselmesi, Lira'nın değer kaybetme hızı nasıl gelişiyor? Giderek bu piyasada iş yapmak daha az cazip hale geliyor. Şirketler için esas konu ekonomik ortamdır.

Seda Sezer Bilen

 

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler

Reklam