Steinmeier Ortadoğu′da uzlaşı arayacak | ALMANYA | DW | 16.10.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Steinmeier Ortadoğu'da uzlaşı arayacak

Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier Ortadoğu'nun iki önemli aktörü olan İran ve Suudi Arabistan'ı ziyaret ediyor. Bakanın gündeminde bölgedeki birçok krize ilişkin temaslar var.

Dışişleri Bakanı önce Tahran'a uçacak, ardından da Riyad'a geçecek. Birbiriyle hiç anlaşamayan iki ülkeyi kapsayan geziden nasıl bir sonuç çıkacağını şimdiden kestirmek güç. Şu anda birçok senaryo üzerinde konuşuluyor. Ancak Steinmeier'in ilk durağı olan Tahran'da işin rengi ortaya çıkabilir.

Tahran siyasi açıdan başarılı bir yılı geride bıraktı. Nükleer pazarlıklar başarılıydı. İran'a yönelik uluslararası yaptırımların bir kısmı kaldırıldı. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İranlı mevkidaşı Cevad Zarif'in yan yana çekilen fotoğrafları, iki ülke arasındaki buzların erimeye başladığına işaret ediyordu. İlk bakışta İran bir yumuşama sürecine girmiş gibi görünüyor. Ancak gerçekten bir yumuşama olacak mı? Bu sorunun yanıtını şu anda vermek güç. Ortadoğu uzmanı Volker Perthes yeni yayınlanan "Bizim Bildiğimiz Ortadoğu'nun Sonu" adlı kitabında İran'ın siyasi geleceğine ilişkin iki senaryo üzerinde duruyor. İlk senaryoya göre İran bölgesel ve küresel partnerleriyle ölçülü ilişkiler kurup, diyalog çabası içinde olacak ve nüfuzunu yatıştırıcı nitelikte kullanarak, örneğin Suriye'deki savaşın aktörleri üzerinde etkili olacak. Bu yolla savaşın sona erme ihtimali de yok değil. İkinci senaryoya göre, İran yaptırımların kaldırılması nedeniyle kendini daha da güçlü hissedecek ve bildiği yolda ilerlemeye devam edecek. Gidişat kötü bile olsa komşularının çıkarlarını hesaba katmayacak.#big#

İç dengeler değişebilir

İran'da 2016'da yapılacak parlamento ve 2017'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri ülkenin iç siyasetinde ortamın yeniden sertleşmesine yol açabilir. Böylesi bir gelişme yakın zamanda bir reform beklentisi içinde olanları hayal kırıklığına uğratacaktır. Londra merkezli Arap Şark El Avsat gazetesi ekim başında İran'ın Ortadoğu'da yeniden etkinliğini artırma gayretinin, ABD'nin nükleer uzlaşmanın ardından ülkenin kendine konsantre olacağı yönündeki görüşüyle çeliştiğini yazdı. Gazete, şu anda yaşananların bunun tam tersi olduğuna dikkat çekti.

Tahran'ın şu anki dış politikası gerçekten de askeri içeriği yüksek bir nitelikte. Özel birlikler Suriye'de diktatör Beşar Esad'a destek veriyor. İran komşusu Irak'ta da etkili. Orada da Şii başbakan Haydar el Abadi'ye IŞİD ile mücadelede destek oluyor. İngiltere'de Arapça yayın yapan El Arabi El Cedid gazetesinin konuyla ilgili haberinde durumu, "İran siyaseti Suriye ve Irak'ta mezhepsel temizlikle uğraşırken, uluslararası toplumdaki destekçilerinin sayısı bugüne kadar hiç olmadığı kadar yüksek" sözleriyle özetliyor.

Öncelik IŞİD ile mücadele

Söz konusu destek küresel önceliklerin yer değiştirmesinin bir sonucu. Hem Rusya, hem ABD, hem de birçok Avrupa ülkesi için IŞİD'in bertaraf edilmesi, Esad ile mücadeleden daha büyük öncelik taşıyor. Eğer İran bu politikasını sürdürmekte kararlılık gösterirse, Steinmeier gezisinin ikinci durağı olan Suudi Arabistan'da muhataplarını yatıştırmak için yoğun çaba harcamak zorunda kalacaktır. Çünkü Suudi Arabistan gerek iç, gerek dış siyasette sert söylemlerini artırdı. Yemen'de uluslararası güç destekli kanlı bir savaşın başını çekiyor. Suudi Arabistan, savaştan İran'ın desteklediğini ileri sürdüğü Husileri sorumlu tutuyor. Birleşmiş Milletler'in raporuna göre Yemen'deki savaşta öldürülen sivillerin sayısı eylül sonu itibariyle 2 bin 400'e yakın. Suudiler'in Esad muhaliflerine askeri destek sağlayarak savaşı sona erdirme çabaları ise şimdiye kadar sonuçsuz kaldı. Suudi Arabistan bu yüzden Yemen'deki savaşta daha da büyük bir kararlılık sergiliyor.

Steinmeier'in işi zor

Suudi Arabistan'daki monarşi rejimi iç siyasette de aynı katılıkta bir çizgiye sahip. Sadece bu yılın ilk yarısında 102 kişi idam edildi. Liberal blog yazarı Raif Bedevi ve Şii aktivist Ali el Nimr tutuklu. Ölüm cezasına çarptırılan El Nimr dört yıldır cezaevinde. Tutuklandığında 17 yaşındaydı.

Suudi Arabistan öteden beri koyu militan bir İslam anlayışını yayıp, desteklemekle de suçlanır. Şii aktivist Hamza el Hasan birçok Twitter mesajında IŞİD'i "Made in Saudi Arabia", yani Suudi Arabistan üretimi olarak tanımlıyor. Aktivist, Suudi Arabistan'da resmi mezhep olan Vahhabilik ile radikal İslamcı terör örgütü IŞİD'in aynı ideolojik temellere sahip olduğunu iddia ediyor.

Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier zor koşulların hüküm sürdüğü bir siyasi alana adım atıyor. Bölgede diyalog kültürünün pek yaygın olmaması da işini özellikle zorlaştırabilir.

© Deutsche Welle Türkçe

Kersten Knipp

Reklam