Analiz: Trump S-400 çıkışıyla Erdoğan’a seçim kredisi açtı ama… | TÜRKİYE | DW | 02.06.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

Analiz: Trump S-400 çıkışıyla Erdoğan’a seçim kredisi açtı ama…

Trump, “çalışma grubuna” yeşil ışık yakarak Erdoğan’ı İstanbul seçimi öncesi S-400 yaptırımı riskinden kurtardı ama bu krizin çözüldüğü değil, ertelendiği anlamına geliyor. Murat Yetkin'in analizi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rus yapımı S-400 füzeleri ve F-35’lere etkisi konusunda ortak çalışma grubu kurma önerisine 29 Mayıs’taki telefon görüşmesi sırasında karar verdiği anlaşılıyor. Bu durum iki lider arasındaki şahsi bağların önemini ve Trump’ın Kongre’ye rağmen çıkarlarını Erdoğan’a siyasi kredi açmakta gördüğünü de gösteriyor.

Erdoğan’ın aylardır cevap verilmeyen "çalışma grubu" önerisini 29 Mayıs’ta Trump’a tekrarlamasında, Washington kaynaklı olarak yayılan, Türkiye'ye ekonomik yaptırımların Bayram tatili sonunda ilan edileceği iddialarının da payı olabilir.

Hem ABD Senatosu, hem Temsilciler Meclisi, Türkiye’nin Rusya ile S-400 anlaşmasını iptal etmemesi halinde, ortak üretici olduğu F-35 programından dışlanmasını ve yaptırım uygulanmasını istiyor. Ortak Çalışma Grubunun amacı, S-400’lerin F-35’ler üzerinden gerçekten ABD ve NATO savunmasını dağıtıp dağıtmayacağına bakmak olacak.

Trump, Erdoğan’ı seçim öncesi yaptırımdan kurtardı ama…

Trump’ın çalışma grubuna olur vermesiyle, Erdoğan ile 28-29 Haziran’da Tokyo’da yapılacak G20 liderler zirvesi sırasında görüşeceği haberleri aynı zaman diliminde yayınlandı; yani, 23 Haziran’daki İstanbul seçiminin sonuçlarının belli olmasından sonra.

Bu bir anlamda, Trump’ın Erdoğan’a 23 Haziran seçimlerinden önce Türkiye’ye yaptırım ilan edilmeyeceğinin işareti sayılır. Tabii Trump bu yolla İstanbul seçiminde CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun AKP adayı Binali Yıldırım’ı bir kez daha yenmesi durumunda Erdoğan’ın elinden "Amerika yaptı" gerekçesini de almış oluyor.

Çünkü seçim öncesi ilan edilecek yaptırımların ekonomiye bir darbe daha vurma ihtimali yüksekti. Geçen yıl Rahip Brunson henüz tahliye edilmemişken Trump’ın bir Twitiyle liranın ne hale geldiği hafızalarda.

Ekonomi Trump Twitlerine daha açık hale geldi

AK Parti çevreleri, Trump’ın çalışma grubuna olur vermesiyle doların Cuma akşamı 6.10’dan 5.88’e düşmesiyle sevindiler ama geçen yıl bu zamanlar, yani Brunson müdahalesi öncesinde dolar 4.45 civarındaydı; yani lira bir senede dolar karşısında neredeyse üçte bir değer kaybetti. Çalışma grubuna Trump desteği haberinin yayınlandığı gün, 2019’un ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 2,6 küçüldüğü açıklandı. 2018’in son çeyreğinde de yüzde 3 küçülme açıklanmıştı. İki çeyrek üst üste küçülme ekonomide durgunluk ve kriz alarmına yol açıyor.

Özetle, Trump, S-400 grubuna yeşil ışık yakarak Erdoğan’ı 23 Haziran seçimi öncesinde önemli bir ekonomik riskten kurtardı, bir anlamda seçime kadar destek vermiş oldu. Erdoğan, Temmuz’da planlanan S-400 ve Kasım’da planlanan F-35 teslimatları için manevra zamanı kazanmış oldu.

Diğer yandan Türkiye’ye yaptırımların geleceği artık daha çok Trump’ın iki dudağının arasına kaldı. Dolayısıyla Türk ekonomisi Trump Twitlerine daha açık, daha kolay müdahale edilebilir hale geldi.

Murat Yetkin

Murat Yetkin

Ne gibi sonuçları olabilir?      

24 Mayıs’ta, Kongre’nin insan hakları ihlalleri nedeniyle silah satılmamasını istediği Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerine silah satışını –İran "aciliyeti" gerekçesiyle- onaylayan Trump, böylece F-35 satışına da izin verebileceğini ima ediyor. Oysa yaptırımlar konusunda tam yetki onda değil; Kongre ile ne sıkıntılar yaşadığı da ortada.

Eğer kurulup tamamına ererse, Çalışma Grubu sonuçları, Erdoğan’a S-400’ler konusunda söz konusu olabilecek bir karar değişikliğini iç ve dış kamuoyuna anlatabileceği bir çıkış yolu sağlayabilir. Öte yandan Erdoğan kendisinin istediği çalışma grubunun sonucu tezlerine ters düşerse, bunları reddetmekte hem ABD, hem NATO nezdinde fazlasıyla zorlanır. Savunma Bakanı Akar’ın Türkiye’nin NATO ile ittifak ilişkilerine verdiği önem de biliniyor.

Öte yandan bu saatten sonra Erdoğan’ın satışı iptal etmesi söz konusu olmayabilir; Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ciddi sorun çıkabilir. Erdoğan 29 Mayıs’ta Trump ile S-400 konuştuktan sonra, 30 Mayıs’ta Putin'i arayarak Beşar Esad üzerindeki etkisini kullanıp İdlib’teki saldırıların durdurmasını istedi; Türkiye ateşkesin bozulması, Suriye’deki askeri varlığının riske girmesi ve yeni bir göç dalgasından da endişe ediyor.

Çalışma Grubu olumlu sonuç verirse bu Türkiye ve ABD arasında son yıllarda iyice artan siyasi gerilimi ve ekonomik yaptırımlar riskini azaltır, NATO ve AB’yi bir ölçüde rahatlatır, hatta Suriye savaşının bitirilmesi yönündeki çabalara katkıda bulunabilir. Ama olumlu sonuç çıkmaz, zaman kazanılmış değil de zaman harcanmış olursa, Türkiye'nin ekonomisi ve dış politikası üzerindeki yükler artabilir.

Yani, grubun kurulması tek başına S-400 krizinin çözüldüğü değil, ertelendiği, çözüm için zaman kazanıldığı anlamına geliyor.

Murat Yetkin

© Deutsche Welle Türkçe