30.04.2014 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 29.04.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.04.2014 - Alman basınından özetler

Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’a yönelik sert eleştirileri ve Almanya'nın eski başbakanlarından Schröder ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in sıcak kucaklaşması öne çıkıyor.

Ses dosyasını dinle 04:08
Şimdi canlı
04:08 dk

30.04.2014 - Alman basınından özetler

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un dört günlük Türkiye ziyareti kapsamındaki temasları Alman basınında geniş yer buluyor. Gauck'un Türkiye'ye yönelik eleştirilerine karşı Türkiye Başbakanı Erdoğan'dan gelen sert açıklamaları ise gezinin en çok yankı bulan boyutu oldu. Süddeutsche Zeitung gazetesi şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan eleştiriye pek katlanamıyor. Bu, bilinen bir şey. O nedenle de Almanya Cumhurbaşkanı'nın sözlerine sert tepki göstermesi şaşılacak bir durum değil. Ancak Erdoğan'ın konuşmasındaki ses tonu o kadar keskin ki, bunun ancak iki açıklaması olabilir: Birincisi; Gauck, Türkiye'de demokrasinin durumuna yönelik doğru bir tespit yaptı. İkincisi de; Erdoğan yeniden bir seçim kampanyası sürecinde. Bu kez, cumhurbaşkanlığı yolunda…“

Aynı konuya dair değerlendirme yapan bir diğer gazete de Die Welt. Gazete, Erdoğan'ın sert açıklamalarını AB ilişkileri açısından ele alıyor. Yorum şöyle:

"Türkiye ile AB arasındaki diyalogta bir model ortaya çıktı. Avrupalılar, uygarca bir arada yaşamla ilgili sözel kurallara uymak için çabalıyor, Türk tarafı ise Avrupa ve Avrupa'nın politikacılarına hakaret etme özgürlüğünü kullanıyor. Bunun en taze örneği, Erdoğan'ın Almanya Cumhurbaşkanı'na yönelik sözleri: Erdoğan, Gauck'un Türkiye ziyaretinde 'çirkin şeyler söylediğini, çünkü onun hâlâ kendisini bir rahip sandığını' söyledi. Erdoğan bir sonraki Almanya ziyaretinde, bu kez tıpkı Gauck'un yaptığı gibi kendisinin de Alman hükümetini eleştireceğini açıkladı. Ağustos ayında cumhurbaşkanlığı seçimleri var. Erdoğan, Almanya'daki Türklerin oyları için propaganda yapıyor. O yüzden belki Erdoğan'a şimdi bir deyimi hatırlatmakta fayda var: Her ne kadar onsuz olunabilse de nezaket bir erdemdir."

Alman basınında öne çıkan bir diğer konu ise Almanya'nın eski başbakanlarından Gerhard Schröder ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in objektiflere yansıyan sıcak kucaklaşması. Almanya'nın 1998-2005 yılları arasındaki 7'nci başbakanı Schröder'in Putin ile bir araya geldiği St. Petersburg'daki coşkulu karşılaşmadan objektiflere yansıyan fotoğraf büyük ses getirdi. 7 Nisan'da 70 yaşına giren Schröder'in direktörlüğünü yaptığı Kuzey Akım Şirketi'nin resepsiyonunda Putin'le kucaklaşması tepki topladı. Süddeutsche Zeitung gazetesi, Ukrayna krizi nedeniyle Batı ile Rusya arasındaki gerilime dikkat çekerek Schröder'in böyle bir zamanda Putin ile olan samimiyetini eleştiriyor:

"Şu günlerde Alman Ordusu'nun üç subayı ve bir de çevirmen Ukrayna'nın doğusunda Rus ayrılıkçılar tarafından rehin alınmış durumda. Onlar Rusya Devlet Başkanı'nın rehineleri değil, ancak kabul edilmeli ki Putin, rehineciler üzerinde etkili olabilirdi. Artık sivil bir şahıs olan Gerhard Schröder'in, Alman Ordusu'na karşı bir yükümlülüğü bulunmuyor. Ancak eski bir başbakan olarak kendisinden, görev süresinde önemli bir role sahip olan orduya karşı daha hassas olması beklenirdi. O nedenle, Putin ve Schröder'in St Petersburg'daki Yusupov Sarayı'nın önünde, fotoğrafçıların flaşları altındaki sıcak kucaklaşmalarına akıl sır erdirilemiyor. Evet, bu saygısızlık.“

Rhein-Zeitung gazetesi de ikilinin buluşmasını, 'cezalandırılması gereken bir kucaklaşma' başlığıyla taşıyor yorum sütunlarına:

"Gerhard Schröder, demokratik dünyanın Putin'in Rusya sınırlarını aşan iktidar iddiasına karşı çaresizliği karşısında, Putin ile kardeşliğini açıkça gösteriyorsa, bu kınanmalıdır. Putin, devletler hukukunu ezip geçerken, demokratik Batı'nın elinde kalan tek çare Rusları siyasi açıdan izole eden bir tutum takınmak. Ancak sıcak kucaklaşmasıyla eski başbakan, Batı'nın zaten az sayıdaki baskı araçlarına karşı bir tutum sergilemiş oluyor."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Gezal Acer

Editör: Hülya Schenk

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız