17 yıl sonra ilk ziyaret: Trump ile hangi konular masada?
25 Haziran 2026
Donald Trump'ın NATO Zirvesi için Ankara'ya yapacağı ziyaret 17 yıl aradan sonra ilk kez bir ABD Başkanı'nın Türkiye'ye gelmesi açısından önem taşıyor. Ziyaret sırasında ikili ilişkilerde çözüm bekleyen bazı konularda adımlar atılması beklentiler arasında.
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilerin yönelttiği "Türkiye'ye büyük bir hediye paketiyle mi gidiyorsunuz?" sorusuna "Sanırım öyle. O bir NATO üyesi. Bazı insanlar onu öyle görmüyor ama aslında öyle. NATO'nun güçlü bir üyesi. Evet, muhtemelen onu çok mutlu edecek bir şey yapacağım" yanıtını verdi.
Trump'ın bu açıklamaları öncesinde ise Reuters Haber Ajansı, ABD hükümetinin Türkiye'nin yerli KAAN savaş uçaklarında kullanılacak F110 motorlarının Türkiye'ye satışına izin vermeyi planladığını yazdı. Habere göre değeri 700 milyon doları aşan satışın kısa süre içinde resmileşmesi bekleniyor.
Peki Trump'ın NATO için yapacağı ziyarete Ankara nasıl bakıyor ve temaslarda iki ülke arasındaki hangi sorunlara çözüm getirilebilir?
Trump'ın gelişi Ankara için neden önemli?
ABD Başkanı Trump ile NATO'nun Avrupalı müttefikleri arasındaki ilişkilerde son dönemde gerginlikler yaşanıyor.
Trump'ın zirveye gelip gelmeyeceği de bu açıdan bir süre tartışılmıştı. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan nedeniyle zirveye katılmaya karar verdiğini birkaç kez ifade etmişti.
Bu nedenle Ankara Trump'ın ziyaretine büyük önem verirken hem diplomatik açıdan hem de iç siyaset açısından prestij unsuru olarak görüyor.
Türkiye'yi son ziyaret eden ABD Başkanı 2009 yılında Barack Obama olmuştu. Son 17 yıldır yönetime gelen ABD başkanları ile Ankara arasındaki ilişkiler ikili ziyaret yapılmasını sağlayacak kadar iyi düzeyde ilerlememişti. Trump'ın ilk döneminde de ciddi sorunlar yaşanmış, hatta Türkiye'ye yaptırımlar getirilmişti.
İkinci döneminde ise Trump ile Erdoğan arasında kurulan ikili ve yakın temas, ilişkilerde belki yapısal olmayan ama bazı sorunların çözümüne imkân verebilecek bir fırsat penceresi açtı.
Taraflar arasında Trump'ın NATO Zirvesi ziyaretinin bir ikili ziyarete çevrilip çevrilemeyeceği ile ilgili görüşmeler de halen devam ediyor. Trump'ın gelişinin sadece NATO ile sınırlı kalmayıp ikili ziyaret boyutunun de eklenmesi söz konusu olabilir.
Türkiye ile ABD'deki Trump yönetimi son yıllarda Azerbaycan-Ermenistan ihtilafı, Ukrayna savaşı, Gazze ve son olarak İran'daki savaş gibi farklı bölgesel sorunlarda iş birliği içinde çalışmaya başladı.
Gündemde hangi konu başlıkları var?
Trump'ın ziyareti sırasında iki ülke arasında uzun süredir çözüme ulaştırılamayan bazı konularda adımlar atılması bekleniyor.
Bu adımların başında Trump'ın açıklamaları kapsamında KAAN uçakları için motor sağlanması gelebilir.
Türkiye'nin geliştirdiği milli savaş uçağı KAAN'ın 2028-2030 yılları arasında operasyonel hâle gelmesi hedefleniyor. Ancak pek çok savunma uzmanı tarafından "Türk havacılığının Kurtuluş Savaşı" nitelendirmesi yapılan KAAN uçaklarının motoru henüz yerli imkanlarla üretilemiyor. İlerleyen dönemler için yerli motor çalışmaları sürdürülürken, o arada ABD'den gelecek olan motorlar önemli.
KAAN'ın prototipi ve test uçuşlarında Amerikan yapımı F110 motoru kullanılmıştı ve uçakların seri üretimine de bu motorlarla başlaması planlanıyordu. Ancak motorların satışına ABD'den onay gelmemişti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, Eylül 2025'te ABD'de yaptığı bir konuşmada yerli üretim KAAN uçağı için gereken motorların ABD'den alınamadığını açıklaması gündem olmuştu.
F-35'ler düğümü nasıl çözülecek?
Türkiye-ABD ilişkilerindeki bir diğer önemli başlık F-35 uçakları ile ilgili durum.
Trump'ın başkanlığının ilk döneminde Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın alması nedeniyle 2019 yılında Türkiye'yi F-35 programından çıkarma sürecini başlatmıştı. Türkiye, Nisan 2021'de programdan resmen çıkarılmış ve o dönemden bu yana S-400'leri halen elinde bulundurması nedeniyle bu konudaki düğüm çözülememişti.
Ancak bu konunun çözüme kavuşması Türkiye S-400'lere sahip olmayı sürdürmesi durumunda zor görünüyor. Bu sorunun çözümü için iki tarafın da hem siyasi hem de hukuki gerekliliklerini bir araya getirerek tatmin edici bir çözüm bulma arayışı devam ederken, taraflar bunun çok da kolay olmadığını vurguluyor.
Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın aldığı için bu CAATSA yaptırımlarına da tabi durumda. ABD'deki hukuki süreç Başkan'a belli ölçüde esneklik sağlasa da yaptırımların tümüyle kaldırılması için Türkiye'nin S-400'lere sahip olmaması (non-possession) şartı bulunuyor. ABD'nin herhangi bir ülkeye yaptığı her türlü silah ihracatı parasal olarak belirli bir miktarı geçtiği durumlarda Kongre'den onay gerektiriyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de son açıklamasında, F‑35 satışının Kongre onayına tabi olduğunu hatırlatarak sürecin henüz tamamlanmadığını vurguladı. Vance, Türkiye'nin ABD yasalarına uyumunun değerlendirildiğini, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in de konuyu incelediğini söyledi.
Türkiye, 2002 yılından 2019'a kadar F-35 projesinde hem alıcı hem de ortak üretici konumundaydı ve çıkarılma kararı Türk savunma sanayisi için büyük kayıp olarak değerlendirilmişti. Ancak bu gelişmenin ardından Türkiye'nin KAAN uçaklarına daha yoğunlaşması yerli savunma imkanlarının geliştirilmesi açısından önemli görülmüştü.
Bu arada ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında Nisan ayında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ilerleyen süreçte F-35 programına yeniden katılım ihtimalinin gündemde olabileceğini belirtmişti.
Trump'ın ilk döneminden ikinci döneme neler değişti?
Trump'ın 2017-2021 yılları arasındaki ilk başkanlık döneminde Türkiye ile ilişkiler inişli çıkışlı ve Türkiye için bol yaptırımlı bir seyir izlemişti.
Trump'ın birinci döneminin Türkiye açısından en akılda kalır gelişmeleri Rahip Andrew Craig Brunson krizi, S-400 yaptırımları ve Trump'n "Türkiye'nin ekonomisini çökertme" tehdidi ile Erdoğan'a hitaben kaleme aldığı mektupta kullandığı "aptal olma" ifadesi olmuştu.
Her ne kadar Erdoğan o dönemde de aralarında "iyi ilişki" bulunduğunu belirtse de Trump dört yıllık görevi süresi boyunca ikisi Rahip Brunson davası, ikisi S-400 alımı, biri de YPG/PKK'ya yönelik operasyonlar nedeniyle Türkiye'ye 5 kez yaptırım uygulamıştı. Trump Türkiye'ye en çok yaptırım uygulayan ABD Başkanı olarak ikili ilişkilerin tarihine geçmişti.
Erdoğan'ı Beyaz Saray'da ağırlamayan eski Başkan Joe Biden'dan farklı olarak Trump birinci dönemde Erdoğan'a iki kez Washington daveti yapmış ve iki lider biri 2017, biri 2019'da olmak üzere iki kez Beyaz Saray'da bir araya gelmişti.
İkinci dönemde ise Trump'ın artık daha güçlü bir şekilde yönetime gelmesinin de etkisiyle Erdoğan ile arasında daha yakın bir ilişki kurulmuştu. Erdoğan, seçim kampanyası sırasında suikasta uğrayan Trump'ı ilk arayan liderler arasında olurken, Trump yaptığı açıklamalarda sıklıkla Erdoğan'dan övgüyle bahsediyor.