13.03.2014 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 12.03.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.03.2014 - Alman basınından özetler

Ukrayna krizi ve Almanya’nın devlet bütçesini denkleştirme planı, Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorumların konuları.

Ses dosyasını dinle 03:33
Şimdi canlı
03:33 dk

13.03.2014 - Alman basınından özetler

Berliner Zeitung gazetesi Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Polonya ziyaretini konu alan yorumunda, Ukrayna krizinde Polonya'nın oynadığı rolün önemine işaret ediyor:

"Ukrayna anlaşmazlığında Polonya ile Almanya'nın son derece sıkı işbirliği yapmaları dikkate değerdir. Merkel'in Varşova'yı ziyaret etmesi gerekli ve önemliydi. Çünkü kim Rusya ile diyalog arıyorsa ki bunun alternatifi olabileceğini sanmıyoruz, Polonya'nın meşru menfaatlerini de diyaloğa dâhil etmek zorundadır. Moskova ile uzlaşabilmek ve gerginliği azaltabilmek ancak bu şartla mümkün olabilir."

Die Welt gazetesi ise Kırım'ın Rusya Federasyonu'na katılmasının diğer dünya devletleri açısından doğurabileceği tehlikelere vurgu yapıyor:

"Angela Merkel ve Donald Tusk, Kırım'ı ilhak etmesi halinde Rusya'ya yaptırım uygulanacağını duyurdular. Aynı zamanda da yaptırımları, henüz kurulmamış olan temas grubunun başarısız kalması şartına bağladılar. Avrupa Birliği Putin karşısında siyasi esnekliğini korumaya çalışıyor. Oysa Yediler Grubu, Pazar günü Kırım'da, 1945'ten bu yana barışı geniş ölçüde garanti altına alan devletler hukuku ilkelerinin akıbetinin belli olacağını duyurmuştu. Yediler Grubu Rusya'nın Ukrayna'yı bölüp Kırım'ı ilhak etmekle beş uluslararası antlaşmaya aykırı davranmış olacağını savunuyor. Kırım'daki referandumun hukuka uygunluğu kabul edilirse, bütün çokuluslu devletleri parçalamaya elverişli bir hukuki dayanak yaratılmış olur."

Straubinger Tagblatt gazetesi, Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble'nin 2015 yılı bütçesini borçlanmadan kapatma planını şöyle yorumluyor:

"Borçlanmadan devlet bütçesini idare etmek başlı başına bir değerdir. Almanya sıfır borçlanmayı son kez 1969 yılında başarmıştı. Ancak federal devlet borçlarının bir trilyon 300 milyar euroyu bulduğu düşünüldüğünde başarının hiç de abartılmaya değer olmadığı görülecektir. Anayasa değişikliği devleti daha tutumlu olup bütçeyi sağlam tutmaya zorluyor. Ancak günümüzün sürdürülebilir mali politikaları sadece gelirle gideri dengede tutarak yapılmıyor. Aynı zamanda geleceği düşünüp, borçlanmadan kaçınırken, borç yükünün azaltılmasını da gerektiriyor. Almanya henüz bu hedefin çok uzağında."

Düsseldorf'ta yayımlanan Handelsblatt adlı ekonomi gazetesi de Almanya'daki büyük koalisyon hükümetinin ilk bütçe yasa tasarısına şu satırlarla değiniyor:

"Maliye bakanı önümüzdeki yılların bütçelerini tehdit edebilecek kalemleri sosyal sigortalara devretti. Artan emekli aylıkları bundan böyle emeklilik sigortası tarafından karşılanacak. Koalisyon hükümeti bu kararıyla sosyal devlet anlayışına da yeni bir tarif getirmiş oluyor. Maliye bakanının borçlanmayı sıfıra indirme planları daha sağlıklı bütçe anlamına gelmiyor. 2005'te dağılan Sosyal Demokrat – Yeşiller koalisyonundan bu yana emekliler lehinde herhangi bir yenilik yapılmadı. Reform adıyla yapılan değişikliklerle, nüfusun yaşlanması nedeniyle gelecek nesillerin emeklilik hakkından kesinti yaparak sistemi istikrara kavuşturma hedefine ulaşılmış olundu."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: A. Günaltay

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam