09.04.2015 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 08.04.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

09.04.2015 - Alman basınından özetler

Bugün Alman gazetelerinde, Yunanistan Başbakanı Tsipras’ın Moskova’ya giderek Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesi ve İran ile varılan nükleer mutabakat yorum konuları olarak öne çıkıyor.

Ses dosyasını dinle 04:14
Şimdi canlı
04:14 dk

09.04.2015 - Alman basınından özetler

Aleksis Tsipras'ın Moskova ziyareti konusunda ilk seçtiğimiz yorum, Berlin'de çıkan Die Welt gazetesinden:

„Yunanistan Başbakanı Rusya'daki temaslarında çok fazla bir şey elde edemedi. Ama Yunan politikacının Moskova'daki temaslarında buna rağmen keyifli bir havada olmasının arkasında, ikili ilişkilerdeki bu yakınlaşmanın kendisi için sembolik değeri yatıyor. Atina yine Avrupa Birliği'ni rencide etmeyi başardı. Artık Atina'nın Euro Bölgesi'nde kalmayı isteyip istemediğini sorgulamanın vakti geldi. Şimdiye kadar bu sorunun cevabının Euro'dan yana olduğu farzediliyordu. Euro'ya veda Tsipras için en iyi ikinci çözüm olabilir. O zaman halkına da, kemerlerin sıkılmasında ısrar eden Alman Federal Hükümeti'ni de günah keçisi olarak sunabilir. Yunan Hükümeti'nin tavrı bu gündeme uygun seyrediyor.”

Frankfurter Rundschau gazetesi Tsipras'ın Moskova ziyaretini şu satırlarla değerlendiriyor:

“Yunanistan zor durumda olan bir Avrupa Birliği üyesi ama aynı zamanda da bağımsız bir devlet. Tsipras'ın Moskova ziyareti nedeniyle yapılan sert yorumların ışığında bu gerçek neredeyse unutuluyor. Tsipras'ın görevi, ülkesini iflastan kurtarmak. Avrupalı ortaklarla iyi anlaşılması bunun bir parçası, fakat ülkesi için en iyi şartları başka adreste aramak da bu görev kapsamında. Söz konusu adres, Batı'daki birçok kişi tarafından yine Kötülük İmparatorluğu olarak görülen Rusya olsa bile… Tsipras, bu konuda hep Avrupa'nın çizgisinden yola çıkmalı, ancak bugüne kadar da aksini yaptığına dair hiçbir şüphe uyandırmadı. Şimdi Rusya'nın yeniden Yunanistan'dan sebze ve meyve aldığı ortaya çıkarsa, bu da belki Rusya ile Avrupa Birliği arasında bir yumuşamaya yardımcı olabilir.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung adlı gazetede de şu yorumu okuyoruz:

“Rusya hiç kuşkusuz, Yunanistan’ın ve sallantıda olan diğer ülkelerin ambargo cephesinden eksileceğini umuyor. İhracatındaki bu kaybın Yunanistan’ı zorladığı bir gerçek. Başka ülkeler de ellerinde olsa ticari ilişkilerini derhal normalleştirmeye can atıyor. Ancak bu ülkelerin, gerçekten de ticaret ve enerji politikaları gibi konularda Putin ve otoriter çıkar politikasının maşası olmak isteyip istemediklerini sorgulamaları gerek. Avrupalıların birlik ve beraberliği, çok önemli bir değer ve kısa vadeli bir avantaj için riske atılmamalı. Yunanistan baştan çıkarılmaya razı olursa, bu Avrupa'daki ortaklık fikrine büyük bir darbe olur ve Avrupa içindeki ilişkiler tamamıyla sarsılır.”

Haftalık Die Zeit gazetesi ise, İran’ın tartışmalı nükleer programı konusunda varılan uzlaşmayı ele almış yorum sütununda:

“ABD ve İran 36 yıl boyunca düşmandılar birbirlerine. Bu düşmanlığın yansıması olan savaşlar, suikastler, ambargolar ve “Amerika’ya ölüm” sloganlarıyla… Bu kadar aşina olunan bir düşmanlık bir günde sona ermez, birkaç günde de. Ancak Batı ile İran arasındaki soğuk savaşın sona ermesi, üç noktanın düzeltilmesini mümkün kılabilir: Öncelikle Amerika, Suudilere olan tek taraflı bağımlılığını azaltabilir. Suudi Arabistan'daki mutlakiyet rejimine kayıtsız şartsız verilen destek, cihatçıların Batı'ya duydukları nefretin doğmasındaki etkenlerden biri oldu. İkinci olarak, ABD'nin Tahran ve Riyad ile daha iyi ilişkiler içinde olması, bölgede Şiiler ile Sünniler arasındaki çatışmaların azalmasına yardımcı olabilir. Son olarak ise, Batı ile yakınlaşma, İran'da reformları teşvik edebilir.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Aydın Üstünel

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız