1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Şam yönetimi ile SDG "aşamalı entegrasyonda" anlaştı

30 Ocak 2026

Şam yönetimi ile SDG'nin, kapsamlı ateşkes, aşamalı idari ve askeri entegrasyon konusunda anlaşmaya vardıkları açıklandı. Peki tarafların uzlaştıkları yeni yol haritası ne öngörüyor?

https://p.dw.com/p/57jsX
Suriye ordusu Meskene'ye girerken
Suriye ordusu, Ocak ayında SDG ile yaşanan çatışmalarda Kürtlerin yönetimi altındaki bölgelerde kontrolü sağladıFotoğraf: Izz Aldien Alqasem/Anadolu Agency/IMAGO

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) bugün kapsamlı bir ateşkes konusunda anlaşmaya vardıkları açıklandı.

Anlaşma, SDG'nin askeri ve idari yapılarının aşamalı olarak Ahmet Şara liderliğindeki Şam yönetimine entegre edilmesini öngörüyor.

Anlaşmayla birlikte, Suriye'de Şam yönetimine bağlı ordu ile Kürtlerin liderliğindeki SDG arasında haftalardır süren çatışmaları sona erdiren ateşkesin istikrara kavuşturulması hedefleniyor.

Taraflar Pazar günü ateşkesin 15 gün uzatılması konusunda mutabakata varmıştı.

Bugün ilan edilen anlaşmayla birlikte artık taraflar, SDG'nin Suriye yönetimine idari ve askeri entegrasyonu için yeni bir yol haritası üzerinde uzlaştıklarını ilan etti.

Sağlanan mutabakat, Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa ve SDG'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamalarla paylaşıldı.

Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa, sosyal medya paylaşımında anlaşmanın amacının "Suriye topraklarını birleştirmek, hukukun üstünlüğünü sağlamak" olduğunu vurguladı.

Nasıl bir yol haritası öngörülüyor?

Tarafların üzerinde mutabık kaldıkları yol haritası, SDG güçlerinin merkezi Şam yönetimine aşamalı olarak entegre edilmesini öngörüyor.

Sağlanan anlaşmaya göre ilk aşamada askeri güçler temas noktalarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, şu anda SDG'nin kontrolündeki Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine konuşlandırılacak.

Aynı zamanda bölgede SDG'ye bağlı güvenlik güçlerinin entegrasyon süreci başlatılacak.

Halep Valiliği'ne bağlı bir tümende SDG bünyesinde görev yapanlardan "Kobani Tugayı" kurulacak. Ayrıca yine SDG bünyesinden üç Suriye ordusu tugayının da oluşturulması öngörülüyor.

Hedef: Suriye topraklarını birleştirmek

SDG tarafından açıklanan anlaşma metninde, bu süreçle ne hedeflendiği şu sözlerle aktarılıyor.

"Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkenin yeniden inşası için çabaları birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyonu sağlamayı amaçlıyor."

Anlaşmayla birlikte yıllardır fiilen özerk bir bölge olarak faaliyet gösteren Suriye'nin kuzeydoğusundaki SDG'nin idari kurumları ve çalışanları da artık merkezi yönetime entegre edilecek.

Anlaşmanın ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim hakları ile yerinden edilen kişilerin bölgelerine geri dönüşlerini de garanti altına aldığı belirtiliyor.

ABD Büyükelçisi Barrack: Kürtler için özel öneme sahip

Şam yönetimi ve SDG'nin açıklamalarını ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın açıklaması izledi.

Askeri, güvenlik ve idari yapıların birleşik devlet kurumlarına aşamalı olarak entegrasyonunu kolaylaştırmanın ve üst düzey SDG temsilcilerine yüksek seviyelerde katkıda bulunma fırsatı tanımanın önemine vurgu yapan Barrack, "Bu, Suriye'nin gücünün çeşitliliği kucaklamaktan ve tüm halklarının meşru özlemlerini karşılamaktan kaynaklandığı ilkesini teyit etmektedir. Bu yaklaşım, yalnızca tüm topraklar üzerindeki egemenliği pekiştirmekle kalmaz, aynı zamanda uluslararası topluma, açıklık ve adalet konusunda net bir mesaj da gönderir" sözlerini kaydetti.

Açıklamasını "Olağanüstü fedakarlıkları ve kararlı dirençleri Suriye'yi aşırılığa karşı savunmada ve savunmasız nüfusları korumada önemli bir rol oynayan Kürt halkı için bu an özel bir öneme sahiptir" sözleriyle sürdüren ABD Büyükelçisi, yakın zamanda uygulamaya sokulan 13 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne dikkat çekti.

Suriye vatandaşlığının geri verilmesi, Kürtçenin Arapça ile birlikte ulusal dil olarak tanınması, ilgili bölgelerde öğretilmesinin sağlanması ve ayrımcılığa karşı korumanın güçlendirilmesi gibi adımları kapsayan bu kararnamenin uzun yıllar boyunca dışlanan Kürtler için büyük önem taşıdığını vurgulayan Tom Barrack, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu, eşitlik ve aidiyet yönünde dönüştürücü bir adım teşkil ediyor. Bunlar, uzun süredir devam eden adaletsizlikleri düzelten, Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit eden ve güvenli, müreffeh ve kapsayıcı bir geleceğin şekillenmesinde tam katılımlarının önünü açan tedbirlerdir."

Her iki tarafın "cesur adımlar" attığını belirten ABD Büyükelçisi, gelişmelerin kurumların yeniden inşaası, güvenin yeniden tesisi, yeniden yapılanma için gerekli yatırımların Suriye'ye çekilmesi ve Suriyeliler için kalıcı barışın sağlanmasının yolunu açtığını kaydetti. 

Tom Barrack açıklamasını şu sözlerle tamamladı: 

"Diyalog ve saygı yoluyla oluşturulan birlik ile Suriye bölgede ve ötesinde, istikrar ve umut ışığı olarak haklı yerini yeniden kazanmaya hazırdır."

"Özerklik umutlarına büyük darbe"

Üst düzey bir Suriye hükümeti yetkilisi, Perşembe gecesi geç saatlerde üzerinde mutabakat sağlanan anlaşmanın hemen yürürlüğe gireceğini, uygulanmaya başlanacağını duyurdu.

Uluslararası haber ajansları, "Anlaşma, Suriye'deki 13 yıllık iç savaş sırasında kontrolleri altındaki bölgelerde fiili özerk bir yönetim kurmuş olan Kürt azınlığın özerklik umutlarına büyük bir darbe vurdu" değerlendirmesini aktarıyor.

Reuters, AFP, AP/ DA, JD

 

DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.dw_turkce