Zero Days | MULTİMEDYA | DW | 05.02.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

MULTİMEDYA

Zero Days

Uluslararası Berlin Film Festivali'nde bu yıl 18 film büyük ödül için yarışacak. ABD'li yönetmen Alex Gibney'in imzasını taşıyan „Zero Days“ filmi bunlardan biri.

Alex Gibney, Eva Orner ile birlikte yönettiği "Karanlığa Taksi" (Taxi to the Dark Side) adlı filmiyle 2008 yılında belgesel dalında Oscar ödülüne layık görülmüştü.

„Zero Days“, siber savaşı konu alıyor. İran'daki Natanz nükleer tesisine Stuxnet isimli yazılımla düzenlenen saldırının perde arkası ele alınıyor.


Uluslararası Berlin Film Festivali'nde bu yıl büyük ödül için yarışacak 18 film arasında Almanya, Fransa, İran, ABD, Tunus, Danimarka ve İngiltere'den yapımlar var.

Alex Gibney

Alex Gibney


Yarışma dışındaki 'ağır toplar'

ABD'li yönetmen kardeşler Joel ve Ethan Coen'in son filmi „Hail, Caesar!“ festivalin açılış filmi olarak ilan edildi. Filmde başrolleri George Clooney, Josh Brolin, Ralph Fiennes ve Scarlett Johansson paylaşıyor.

ABD'li yönetmen Spike Lee'nin «Chi-Raq» filmi de yarışma dışında gösterime girecek. Filmde Wesley Snipes, Jennifer Hudson, John Cusack ve Samuel L. Jackson oynuyor. Yarışma dışında gösterilecek bir başka film İngiliz yönetmen Michael Grandage'ın imzasını taşıyan «Genius». Başrolleri Colin Firth, Jude Law ve Nicole Kidman paylaşıyor.


Fransız sinemasının tanınmış siması Gérard Depardieu yarışma dışında gösterilen «Dans les

bois» ve «Saint Amour» filmlerinde oynuyor. Doris Dörrie'nin yeni filmi „Fukuşima'dan selamlar“ («Grüße aus Fukushima») ve Michael Moore'un belgesel filmi «Where To Invade Next» de yarışma dışında gösterilecek.


Geçen yıl ödüller kimlere verildi?

Altın Ayı ödülü geçen yıl İranlı yönetmen Cafer Panahi'nin "Taxi" filmine verildi. Yarışma bölümünün en iyi ikinci filmine verilen Jüri Büyük Ödülü ise Şili’ye gitti. Yönetmen Pablo Larraín „El Club” ile bir Gümüş Ayı kazandı.

Sinema tarihçisi Alfred Bauer’in adına konan ve sinema sanatına yeni perspektifler sunan bir yapıma verilen ödülü, Jayro Bustamante imzalı “Ixcanul” (Guatemala) aldı. En iyi yönetmen ödülünü Rumen Radu Jude ile Polonyalı Malgorzata Szumowska paylaştı.

En iyi oyuncu ödülleri „45 Years“ filmindeki performanslarıyla İngiliz sinemasının ustaları Charlotte Rampling ve Tom Courtenay’a verildi. Şili'den Patricio Guzmán, “El botón de nácar” ile en iyi senaryoya verilen Gümüş Ayı'yı kazandı. “Olağanüstü sanatsal performans"a verilen Gümüş Ayı ödülü Sturla Brandth Grøvlen (“Victoria”) ile Evgeniy Privin ve Sergey Mikhalchuk (“Pod electricheskimi oblakami”) arasında paylaştırıldı.

Kısa metrajlı filmlerde Altın Ayı ödülü Güney Koreli yönetmen Na Young-kil’in “Hosanna” adlı filmine verildi. Gümüş Ayı da “Bad at Dancing” adlı ABD yapımı ile Joanna Arnow'a layık görüldü.

Berlin’de Türk sineması

Türk sineması Berlin Film Festivali’ndeki en önemli çıkışını 1964 yılında yaptı. Yönetmenliğini Metin Erksan’ın yaptığı ”Susuz Yaz” 1964 yılında Berlin’den Altın Ayı ile döndü. Başrollerinde Hülya Koçyiğit, Ulvi Doğan ve Erol Taş’ın oynadığı film, Türk sinemasının adını uluslararası alanda duyurmayı başaran ilk eser oldu. Türkiye’nin adının Berlin Film Festivali’nde bir kez daha duyulması için aradan kırk yıl geçmesi gerekti. 2004 yılında Altın Ayı’nın sahibi ”Duvara Karşı” filmi ile Hamburg’da yaşayan Türk kökenli yönetmen Fatih Akın oldu. 2010 yılında düzenlenen 60. Berlinale’nın en büyük ödülü „Bal“ filmiyle Semih Kaplanoğlu'nun oldu.


© Deutsche Welle Türkçe


DW/dpa/NH/BÖ