Zeplin stratosferde kendine yer arıyor | AVRUPA | DW | 20.08.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Zeplin stratosferde kendine yer arıyor

Fransız Thales şirketi, yerden 20 kilometre yükseklikte özerk bir şekilde gözlem, güvenlik ve telekomünikasyon misyonları gerçekleştirecek bir zeplin projesi üzerinde çalışıyor.

Kim derdi Zeplin olarak bilinen güdümlü balonların geliştirildikleri 20’nci yüzyıl başlarından 120-125 yıl sonra, ileri tekonolojilerle donatılmış şekilde kendilerine stratosferde yer bulacaklarını? Evet, yanlış okumadınız. Zeplin geri dönüyor. ABD ve Japonya’nın uzay tekonolojileri konusunda uzmanlaşmış şirketlerinden sonra Avrupa da bu yeni teknolojik yarışta yerini almak üzere.

Fransız Thales ile İtalyan Finnmeccanica ortaklığından doğan Thales Alenia Space (TAS), hem uydu hem de insansız hava aracı (İHA) işlevi görecek yerden güdümlü bir balon projesi üzerinde çalışıyor. Projenin yüzde 67’si Thales, yüzde 33’ü ise Finnmeccanica tarafından finanse ediliyor. Adına Stratobus adı verilen balonun, yerden 20 km yüksekliğe, yani stratosfer tabakasına yerleştirilmesi planlanıyor. Yaklaşık 200 kilogramlık yük taşıyabilecek 50 bin metreküp kapasiteli Stratobus 70 ile 100 metre uzunluğunda ve 20 ile 30 metre çapında inşa edilecek. Güneş enerjisiyle beslenecek Stratobus’ün üretiminde karbon fiber kullanılması öngörülüyor.

Misyonu gözetim ve telekomünikasyon

Stratobus öncelikli olarak, bugüne kadar uyduların gerçekleştirdiği gözetim ve telekomünikasyon gibi misyonları gerçekleştirecek. Ancak uydulara kıyasla birçok avantaja sahip. Bunların başında üretim maliyeti geliyor. Bir uydu ortalama 250 milyon euro maliyete sahipken, Stratobus’ün maliyetinin 100 milyon euronun çok altında olacağı belirtilmekte. Ayrıca Stratobus’ün uydular gibi uzaya fırlatılması da gerekmeyecek. Kolayca taşınabilen Stratobus’ler herhangi bir yerden kalkıp, inebilecek. Uydulara oranla yere daha yakın bir mesafede konumlanacak Stratobus hava şartları ne olursa olsun her an 500 kilometrelik bir alanı küçük bir radarla tarayabilecek. Cep telefonlarının yoğun olarak kullanıldığı stadyum gibi mekanlarda sinyal yoğunluğunu ortadan kaldıracak. Kara ve deniz sınırlarının korunmasında anlık bilgi aktaracak. Alıcı ve verici işlevi görecek. Hava durumu tahminleri daha isabetli yapılabilecek. Askeri operasyonlar için de kullanılabilecek. Proje, hem maliyetin düşük olması hem de çok işlevlilik daha şimdiden devletler ve telekom şirketlerinin ilgisini çekiyor. TAS uzmanları AR-GE çalışmasının 2020 yılına kadar sona ereceğini ve ilk Stratobus’ün 2022 yılında pazarlanacağını bildiriyor. İlk etapta yıllık 1 milyar dolarlık bir piyasadan söz ediliyor.

Rüzgârdan etkilenmeyecek

Stratobus’ün rakiplerine oranla avantajları da var. Örneğin Google tarafından geliştirilmekte olan Loon projesi internet erişiminin olmadığı bölgelere internet götürmek için sade balonlar kullanmayı amaçlıyor. Bu da sert rüzgar anında Google balonlarının konumlarının sabit kalıp kalmayacağı konusunda soru işaretleri yaratmış durumda. Stratobus ise iki elektrikli motorla çalışacak ve hızı saate 90 km’ye kadar varan rüzgârlardan etkilenmeyecek. Stratosferde rüzgârın bu hıza ulaşmadığı söyleniyor.

ABD (Lockheed Martin, Northrop Grumann) ve Japonya'da (JAXA) üzerinde çalışılan benzer projeler ise 150 metre uzunluğunda ve 1,5 ton yük kapasiteli öngörülmekte. Uzmanlar, bu kapasiteye sahip güdümlü balonların düşük maliyetli endüstriyel üretim için uygun olmadığını söylüyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Kayhan Karaca / Strasbourg

Reklam