YORUM: Rüzgar ters esebilir | AVRUPA | DW | 26.10.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

YORUM: Rüzgar ters esebilir

DW Lehçe Yayınlar Sorumlusu Bartosz Dudek, Polonya'daki genel seçimlerin galibi muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi'nin, AB açısından yeni sorunları doğurabileceği görüşünde.

Jaroslav Kaçinski liderliğindeki milliyetçi-muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) ve partinin başkan adayı Beata Szydlo'nun seçim zaferi siyasi bir erozyon. Sekiz yıldır Başbakan Eva Kopacz yönetiminde hükümette olan liberal Vatandaş Platformu (PO) ikinci sırada kaldı. Şayet bu sonuçlar resmi olarak da onaylanırsa, Polonya bağımsızlığına kavuştuğu çeyrek yüzyıl öncesinden bu yana ilk kez tek parti tarafından yönetilecek.

İlginçtir, Polonyalılar ülkeyi mali kriz döneminde güvenli bir biçimde yöneten ve ciddi bir ekonomik büyüme ortaya koyan bir hükümeti seçmedi Bunun çeşitli sebepleri var. Polonya'nın merkeze uzak kasaba ve köylülerinin büyük bir kısmı, muhteşem ekonomik verilerden pek faydalanamamış görünüyor. Ayrıca Vatandaş Platformu'nun kurucusu ve uzun yıllar başbakanlık yapmış olan Donald Tusk'un Brüksel'e gitmesi ile parti en güçlü savaşçısını ve en parlak siyasi beynini kaybetmiş oldu.

Koalisyon hükümetinin doğal yıpranma sürecinin yanı sıra, geçtiğimiz yıl Varşova'nın ünlü restoranlarından birinde yaşanan dinleme skandalı PO siyasetçilerinin ne denli kibirli ve aynı zamanda avam bir dile sahip olduklarını açığa çıkardı. Tusk'un çalışkan ancak sönük halefi Başbakan Eva Kopacz, yaşanan bu dinleme skandalının ardından başlayan sürece pek müdahele edemedi. Buna karşın siyasi taktik ustası Jaroslav Kaçinski, personel ile ilgili aldığı zekice kararlar, çok iyi bir seçim kampanyası ve pahalı sosyal vaatlerle puan topladı.

Kaçinski yeni isimlere güveniyor

Geçtiğimiz yaz gerçekleştirilen ve sürpriz bir biçimde o zamana dek pek tanınmayan Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) adayı Andrzey Duda tarafından kazanılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu gibi Kaçinski yine geri planda ipleri elinde tuttu. Kaçinski bu seçimde ise aynı taktikle yeni bir isme, enerjik ve halka yakın olan Beata Szydlo'ya güvendi. Ülkede önemli etkinliğe sahip olan Katolik kilisesine özellikle vurguladıkları yakınlık ve kullandıkları milliyetçi retorik ile Kaçinski ve Szydlo, hem piskoposların hem de bu sayede milyonlarca muhafazakâr Katoliğin desteğini aldı. Ayrıca diğer Batı devletlerinden farklı olarak Polonya'da muhafazakârlara sempati duyan gençlerin sayısı oldukça fazla. 18-29 yaş arasındaki gençlerde sol partilere destek verenler yok denecek kadar az. Hukuk ve Adalet Partisi gençler arasında da birinci tercih iken Vatandaş Platformu (PO) ancak dördüncü sırada kendine yer bulabiliyor.

Varşova Orban'ı mı örnek alıyor?

Hukuk ve Adalet Partisi'nin iktidarı tek başına devralması, cumhurbaşkanlığı makamında milliyetçi-muhafazakâr bir ismin bulunması da göz önüne alındığında, Avrupa açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Jaroslav Kaçinski daha önceki söylemlerinde, Macaristan'ı giderek otokratik bir biçimde yöneten Başbakan Orban'a duyduğu hayranlığı dile getirmekten kaçınmamıştı. Varşova'nın, sığınmacı krizinde Budapeşte gibi sert bir tutum izleyeceği açık. Öte yandan İngiltere Başbakanı David Cameron da Avrupa Birliği'ne karşı takındığı mesafeli tavrına, Kaçinski'nin şahsında bir müttefik bulabilir.

Szydlo hükümeti, arka plandaki Kaçinski ile Polonya'nın çıkarlarını uluslararası alanda ısrarlı bir şekilde savunacaktır. Örneğin enerji politikalarında olduğu gibi uzlaşmalar da daha zor sağlanabilir. Ve eğer Hukuk ve Adalet Partisi, pahalı sosyal vaatlerini hayata geçirir ise Polonya'nın uzun vadede Yunanistan'ın durumuna düşme ihtimali ortaya çıkabilir.

Sadece Brüksel'in değil Berlin'in de Varşova'daki yeni hükümet ile zorluklar yaşaması muhtemel. Özellikle Rusya ile ilişkiler konusunda görüş ayrılığı göz önünde bulundurulursa. Yeni Varşova hükümeti, büyük NATO birliklerinin Polonya'da kalıcı bir şekilde konuşlanmasında ısrarcı olacak. Rusya karşıtı retorik daha da sertleşecek ve hâlihazırda buz gibi soğuk olan Polonya-Rus ilişkileri daha da kötüleşecek. Öyle görünüyor ki, krizlerle sarsılan Avrupa'nın bir problemi daha olacak.

© Deutsche Welle Türkçe

Bartosz Dudek / DW Lehçe Yayınlar Sorumlusu

Reklam