Yolsuzluk iddiaları TBMM′ye havale | DÜNYA | DW | 06.05.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Yolsuzluk iddiaları TBMM'ye havale

Türkiye’de 10 yıl aradan sonra hükümet üyelerine yeniden Meclis soruşturması ve Yüce Divan yolu açıldı. Peki kurulacak komisyon bağımsız bir soruşturma yürütebilecek mi?

TBMM Genel Kurulu dün tarihi görüşmelerinden birini yaptı. 17 Aralık Yolsuzluk Operasyonu’ndan sonra görevden alınan eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkındaki fezlekelerin görüşmesi, tartışmalı bir oturumla gerçekleşti. Eski Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar dışındaki bakanlar savunma hakkını kullanıp, ‘büyük bir karalama kampanyası’yla karşı karşıya olduklarını meclis kürsüsünden dile getirdi.

700 bin liralık saat hediyesiyle günlerce gündemden düşmeyen Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “Bedeli tarafımca ödenmiş ve mal beyanıma girmiştir” dedi. Eski AB Bakanı Egemen Bağış, “Rüşvet aldığım iddiası külliyen yalan” diyerek, hükümetin ‘paralel devlet’ olarak adlandırdığı Fethullah Gülen cemaatini suçladı. Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in de “Bir bakan şüpheli olarak addedilemez” sözleri dikkat çekti.

Tartışmalar izlenemedi

Muhalefet ile hükümet arasında yoğun tartışmaların yaşandığı meclis oturumu, meclis televizyonunun yayın yapmadığı bir güne denk getirildi. Tartışmalar meclis televizyonundan izlenemediyse de internet üzerinden meclisteki tartışmalar takip edilebildi.

Tam 16 saat süren oturum sonucunda, muhalefetin dört ayrı bakan için dört ayrı soruşturma komisyonu kurulmasına dönük önergeleri reddedildi. Yapılan oylama sonrasında tek soruşturma komisyonu kurulması kararlaştırıldı.

Komisyon nasıl ve ne kadar çalışacak?

Bakanlar hakkındaki yolsuzluk iddialarını soruşturacak meclis komisyonunda 15 üye olacak. Üyeler partilerin temsil oranına göre kurayla belirlenecek. Önergeyi veren veya daha önce bu konuda görüşünü açıklamış milletvekilleri üye olamıyor. Komisyon kamusal ve özel kuruluşlardan bilgi, belge isteme, gerekli gördüklerine el koyma hakkında sahip olacak. Komisyonun bakanları da dinleme yetkisi var. Komisyon savcılardan, tanık ve bilirkişileri gözaltına aldırarak zorla ifadeye getirtmelerini de isteyebiliyor.

Meclis soruşturma komisyonunun çalışmalarını tamamlaması için 4 aylık süre öngörülüyor. Komisyonun bu süreyi sonuna kadar kullanması durumunda hazırlanacak raporun meclis genel kurulunda görüşülmesinin temmuza kalabileceği, ağustosta cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağından Yüce Divan oylamasının yıl sonuna sarkabileceği iddiaları da dile getiriliyor. Komisyondan Yüce Divan kararı çıkması durumunda Meclis Genel Kurulu'nda en az 276 vekilin oyu gerekiyor. AKP göreve gelir gelmez koalisyon hükümetindeki yolsuzluk iddialarıyla ilgili soruşturma süreci başlatmış, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ı, DSP’li, MHP’li ve ANAP’lı bakanları Yüce Divan’a yollamıştı.

'Siyasi şapkalarını çıkarsınlar'

Peki, meclis komisyonu bakanlar hakkındaki yolsuzluk iddialarını bağımsız bir şekilde soruşturabilecek mi? Cumurbaşkanlığı seçimi bu süreçten nasıl etkilenecek?

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu. Anayasa’ya göre bir bakanın bakanlık görevini kötüye kullandığı iddiasını sadece mecliste oluşturulan bir komisyonun soruşturabileceğini hatırlatıyor. Feyzioğlu, “Realitede ise meclis soruşturmalarını yapanlar ister istemez siyasiler olduğu için ortaya siyasi yaklaşımlar çıkabiliyor. İşte bunun önlenmesi gerekiyor” diyor.

Feyzioğlu’na göre, toplumun mecliste oluşturulan komisyona güvenebilmesi, inanabilmesi için komisyon üylerinin ‘siyasi şapkalarını bir kenara bırakması’ gerekiyor. Feyzioğlu, “Parti şapkalarını çıkartıp, görev yapmazlarsa yazacakları rapor siyasi olur. Adaleti tecelli ettirmek için tamamen tarafsız davranmaları gerekir. Eğer bir orta oyunu oynanırsa Türk adaleti ve Türk toplumu ciddi yara alır. Ülkeye en iyi şekilde hizmet etmeleri için görevlerini tamamen tarafsız şekilde yerine getirmeleri şarttır” diyor.

Türk Ceza Hukukçuları Derneği Başkanı Fikret İlkiz de komisyonun bağımsız çalışamayacağını dile getirirken şöyle konuşuyor:

“Soruşturma komisyonuna en çok üyeyi, hükümet partisi verecek. Bilgiye ve habere ulaşmayı engelleyen hükümet, adalete de ulaşmayı engeller. Bütün soruşturma ve araştırma komisyonlarının bağımsız olması gerekir ama ben bu komisyonun bağımsız olmayacağını düşünüyorum, çünkü komisyonun hesap verilebilirliği de olmayacak.”

'Yeni bir döneme doğru'

Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden siyaset bilimci Hüseyin Yayman ise meclis soruşturma komisyonunun ‘işini yapacağını’ ve toplumun beklentisini karşılayacağını söylüyor. Yayman, komisyonun çalışmalarının ağustostaki cumhurbaşkanlığı seçimini de etkilemeyeceğini düşünüyor. Yayman, “30 Mart’tan önce ortaya atılan iddialar Erdoğan’ın oyunu azaltmayıp, artırmışsa cumhurbaşkanlığı süreci de rahatlıkla aşılacaktır. AKP yenilenmek istiyor, bu yüzden meclis soruşturma komisyonunun en iyi şekilde çalışmasının da önünü açacaktır. AKP yeni bir 10 yıla hazırlanırken, yeni bir dönem yaratmak isterken, meclis soruşturma komisyonunun toplumda güven yaratacak şekilde çalışmasını arzuluyor. Tüm gelişmeler bunu gösteriyor” diyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara