Taksim′in rüzgârı Brezilya′da esti | DÜNYA | DW | 26.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Taksim'in rüzgârı Brezilya'da esti

Ekonomisi son yıllarda büyüme kaydeden iki ülke, Brezilya ve Türkiye’de neredeyse eş zamanlı patlak veren protestolar, uzmanlara göre birçok paralellik taşıyor.

Beschreibung: Demo in Köln heute (22/06/2013) von Brasilianern als Unterstützung für die Demos, die gerade in Brasilien passieren. Copyright aller Bilder: Francis França/DW Zulieferer: Fernando Caulyt Santos Da Silva

Demonstration Brasilianer in Köln

Kalkınmanın eşiğindeki iki büyük ülke Türkiye ve Brezilya’da patlak veren protestolar, birçok uzmanı aradaki paralellikleri incelemeye sevk etti. Bu benzerliklerden ilki göstericilerin profiline ilişkin. Uzmanlara göre; her iki ülkede de protestoları başlatanların çoğunu gençler ve üniversite öğrencileri oluşturuyor.

Protestoların patlak verdiği andan itibaren İstanbul’dan Deutsche Welle’ye haber geçen gazeteci Senada Sokollu, Türkiye’deki protestoların sembolü haline gelen Gezi Parkı'nın, polis tarafından biber gazı ve TOMA’lar ile dağıtılmadan önce içinde müzesi, kütüphanesi bulunan, yoga kurslarının verildiği ufak bir çadır kentini andırdığını hatırlatıyor. Sokollu, göstericilerin çoğunu genelde eğitimli orta sınıfa ait ailelerin çocuklarının ve üniversite öğrencilerinin oluşturduğuna işaret ediyor.

Sokollu "Örneğin Gezi Park’ında büyük bir sevgi ve özveri ile bir kütüphane kuruldu. Birçok kişi kitaplar getirdi ve bu kütüphane her gün biraz daha büyüdü. Buradan da görüleceği üzere, bu protestolarda yer alanların büyük bir kısmını entelektüel insanlar oluşturuyor" şeklinde konuşuyor.

Göstericilerin çoğunluğunu, daha önce hiçbir protestoya katılmamış kişilerin oluşturduğunu da anlatan Sokollu, Facebook’ta sadece plajda çektirdiği fotoğrafları paylaşan bir kitlenin bir anda politik içerikli mesajlarla inanılmaz aktif hale geldiğine dikkat çekiyor. Bilgi Üniversitesi'nin yaklaşık 3 bin gösterici ile yapmış olduğu anket de bu tespiti doğrular nitelikte. Ağaçların kesilmesinden hükümet karşıtı protestolara dönüşen gösterilere ilişkin yapılan araştırmaya göre; direnişe katılanların yüzde 70'i kendisini hiçbir partiye yakın hissetmiyor. Göstericilerin yaklaşık yarısı daha önce hiçbir kitlesel eyleme katılarak sokağa çıkmadı ve yaklaşık yüzde 40'ı 19 – 25 yaş arası, yüzde 24'ü 26 – 30 yaş arasında.

100 milyonluk orta sınıf

Türkiye’deki protestoların fitilini Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesi tutuştururken, Brezilya’da ise otobüs biletlerine getirilen zam ateşledi. Her iki ülkedeki protestolar yakın aralıklarla patlak verdi. Alman Konrad Adenauer Vakfı’nın Brezilya’daki temsilcisi Felix Dahne de Brezilya’daki protestoları başlatanların profiline ilişkin şunları kaydediyor:

"Gösterileri başlatanlar, aslında üniversite öğrencileri ve eğitimli orta sınıf. Yani aslında protestoların fitilini ateşleyen, otobüs biletlerine yapılan 20 sentlik zamdan büyük ölçüde etkilenmeyecek olan kesim. Alt orta sınıf ise protestolara sonradan dâhil oldu. Ve bugün Brezilya sokaklarında gördüğümüz tablo, ilk gösterilerdeki kadar homojen bir yapıya sahip değil."

Brezilya’da 195 milyonluk nüfusun yaklaşık 100 milyonunu orta sınıfın oluşturduğunu kaydeden Felix Dahne, o nedenle gelecekte hiçbir hükümetin, bu kitlenin sesini duymazdan gelemeyeceğini düşünüyor. Dahne, bu kitlenin üçte birinin son 10 yıla kadar yoksulluk içinde yaşadığını belirtiyor.

Kaderlerini kendi ellerine alma isteği

Berlin Teknik Üniversitesi’nden protesto araştırmaları yürüten Profesör Peter Ullrich de her iki ülkedeki göstericilerin bir başka ortak yanına dikkat çekiyor. Ullrich "Her iki ülkede de sesinin duyulmasını ve alınan kararlara doğrudan katılım isteyen kişilerin sayısı günümüzde sürekli artıyor. Onların bu talepleri, alınan kararlara yeterince dâhil edilmedikleri duygusu ile yakından ilişkili. Ve bu talep, yani demokrasinin aşağıdan başlaması isteği, sadece birileri tarafından yönetilmek değil, aynı zamanda, kaderlerini kendi ellerine almak isteği, kesinlikle, her iki ülkedeki protestoların ortak çıkış noktalarından birini oluşturuyor" diye konuşuyor.

Ullrich, bunun dışında her iki ülkedeki göstericilerin taleplerinin pek bir paralellik göstermediğini düşünüyor. Profesör Ullriche göre; kültürel değerler, Türkiye’deki protestoların odak noktasını oluştururken, Brezilya’da ise daha çok yolsuzlukla mücadele ve ekonomik refahın eşit dağılımının ön planda.

Brazilian President Dilma Rousseff is seen during a meeting with governors and city mayors at Planalto Palace in Brasilia, on June 24, 2013. Rousseff summoned state governors and city mayors to hear the grievances of protesters, after promising the Brazilian street she would listen to popular demands for improved public services and an end to corruption. AFP PHOTO/Evaristo SA (Photo credit should read EVARISTO SA/AFP/Getty Images)

Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff

Taleplerin dikkate alınma şansı

Peter Ullrich, genelde orta sınıfın yaptığı protestolardaki taleplerin dikkate alınma şansını yüksek buluyor. Protesto araştırmacısı bunu şöyle izah ediyor: "Çünkü onların kendilerini ifade ediş şekli, tarzları ve talepleri, politik sistem içinde ses getirir. Zira orada da orta sınıfın birçok temsilcisi bulunuyor."

Profesör Ullrich, daha az eğitimli kesimlerin protesto biçimlerinin, genelde hoşnutsuzlukların kavgaya dönüşmesi ile sonuçlandığını ifade ediyor.

Brezilya’da sokaklara dökülen binlerce protestocunun isyanı etkisini gösterdi. Devlet Başkanı Dilma Rousseff, son 20 yılın en büyük protestolarına yanıt olarak, siyasi reformlar içeren anayasa değişikliği konusunda referandum yapılmasını önerdi. Latin Amerika’nın en büyük ekonomisine sahip ülkenin Devlet Başkanı, göstericilerin endişelerine kulak verileceğini de söyledi. Rousseff, toplu taşıma sistemi, eğitim ve sağlık alanlarına büyük ek yatırımlar yapılacağını ve yolsuzlukla mücadele yasalarını sertleştirmenin zorunlu olduğunu açıkladı.

©Deutsche Welle Türkçe

Regina Mennig / Başak Demir

Editör: Hülya Schenk

DW Türkçe'yi Facebook (facebook.com/dwturkce), Twitter (twitter.com/dw_turkce), Youtube (youtube.com/deutschewelleturkish), Soundcloud (soundcloud.com/dw-turkce) ve Ustream (ustream.tv/channel/dw-türkçe) üzerinden de takip edebilirsiniz.

Reklam