SZ:Almanya hem sanayi hem nakit ihracatı şampiyonu | BASIN | DW | 09.02.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

SZ:Almanya hem sanayi hem nakit ihracatı şampiyonu

Almanya'nın ihracat şampiyonluğunu elden bırakmaması, Berlin İş Mahkemesi'nin başörtüsü kararı ve 67'nci Berlin Uluslararası Film Festivali Alman basınında yer alan başlıca yorum konularından.

Ses dosyasını dinle 04:33
Şimdi canlı
04:33 dk

10.02.2017 - Alman basınından özetler

Almanya ihracattaki birinciliğini korudu. 2016 yılında bütün dünyaya 1 trilyon 210 milyar Euro tutarında mal ve hizmet ihraç eden Almanya ihracatını yıl bazında yüzde 1,2 oranında arttırarak aralıksız üçüncü kez rekor kırmış oldu. Stuttgarter Zeitung'un ihracat şampiyonuna ilişkin yorumunda şu satırlar dikkat çekiyor:

"Kur faklılıklarından bağımsız olarak Almanya'nın ihracat fazlası dünya ekonomisi için sorun teşkil ediyor. Zira bir ülkenin bir alandaki fazlası, başka bir ülkenin açığı anlamına geliyor. Bu da dünya ekonomisinin istikrarını tehlikeye atıyor. Bu nedenle ABD Başkanı Trump'ın ülkesinin verdiği ihracat açığıyla ilgili eleştirisi kulağa ilk etapta mantıklı geliyor. Ancak bu negatif bilanço Amerikan ekonomisinin rekabet yeteneğinin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Ve bu hoşnut olunmayan durum Amerika tarafından bizzat oluşturuldu. Amerikalılar kendi endüstrilerini kendileri batırdı. Şimdi çeşitli gümrük uygulamaları ve ticaret kısıtlamalarıyla bu durum tamamen yanlış bir biçimde tedavi edilmeye çalışılıyor."

Süddeutsche Zeitung'un "Rekor tehlikesi" başlığını taşıyan yorum yine Almanya'nın ihracat şampiyonluğu konusuna ilişkin. Nikolaus Piper imzalı yorumda dikkat çeken satırlar şöyle:

"İhracat fazlasının hem tarihi hem de uluslararası kıyaslamada aşırı seviyeyi bulduğunu söylemek mümkün. Ancak bununla beraber göz ardı edilmememsi gereken şey Almanya'nın ihracatı rekora koşarken ithalatının da rekora ulaştığı. Özelikle AB ülkelerinden sevkiyat fazla oldu. Yani Almanlar, kendisinden bekleneni yaparak Avrupa'nın nefes almasına katkı sağladı. Sanayi ihracat fazlasının karşılığı nakit ihracatı oldu. Zira Alman şirketleri Doğu Avrupa'da, İspanya'da, Meksika'da fabrikalar kurarak istihdam yarattı. Aksi durumda bu işyerleri belki de Almanya'da açılacaktı."

Berlin'de, okullarda, polis teşkilatında ve adli mercilerde dini sembol ve kıyafetler giyilmesini yasaklayan 'tarafsızlık yasası' nedeniyle başörtüsü takan öğretmenlerin okullarda ders vermesine izin verilmiyor. Berlin-Brandenburg Eyaleti İş Mahkemesi, kendisine iş görüşmesi sırasında okulda başörtüsü nedeniyle çalışamayacağı belirtilen başörtülü bir öğretmenin itirazını haklı buldu.  Mahkeme, Başkent Berlin'deki bir ilkokulda başörtüsü nedeniyle çalışmasına izin verilmeyen öğretmene ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle tazminat ödenmesine hükmetti. Berlin'de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesinin konuyla ilgili yorumu şöyle:

"Başörtüsü takanlara karşı antipati besleyenler, devletin temelini oluşturan yüksek demokrasi değerlerine yani anayasaya karşı nasıl bir yaklaşım içinde olduklarını da göz ardı etmemeli. Zira orada 'özgürlük' sıkça 'tarafsızlık' az kullanılan bir terim. Başka bir ifadeyle; başörtülü öğretmenler kısa ya da uzun süreliğine okullarda öğretmenlik görevi üstlenmeli. Yasaklar ancak başörtüsünün büyük huzursuzluklara yol açması ya da öğretmenin zıtlık teşkil etmesi gibi durumlarda gündeme gelebilir. Başörtüsü artık siyasi kavgaların sancağı olarak iş göremiyor. Her ne sebeple takılıyor olursa olsunlar,  tıpkı onları takan kadınların da olduğu gibi başörtüsünün toplumdaki varlığı da yadsınamaz. Gerçeklere değer veren bir siyaset anlayışı da bu konuyu nasıl ele alacağını bilmeli. Bu kadınlara yaklaşmalı. Entegrasyon işte bu kadar kolay bir şey."

Altın Ayı ödüllü Berlinale'nin bu yıl 67'ncisi düzenleniyor. Toplamda 399 filmin gösterileceği Berlin Uluslararası Film Festivali Karlsruhe'de yayımlanan Badische Neueste Nachrichten'in yorum konusunu oluşturuyor:

"Berlinale'nin müdavimlerinden Meryl Streep'in tüm açıklığıyla sarf ettiği sözlere rağmen Trump ve benzerlerinin iktidara seçilmiş olmaları, Hollywood'un olası müttefik arayışını güçlendirmiş olabilir. Bu da geniş izleyici potansiyeli olan Berlinale gibi platformları bilinçli bir şekilde sadece filmlerin reklamını yapmak için kullanılmaması gerektiği anlamına geliyor."

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Meltem Karagöz

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam