Suriye'deki krizin Türkiye'ye yansımaları: Bayrak gerilimi
21 Ocak 2026
Suriye'de Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında tırmanan gerilimin Türkiye'de yansımaları sürüyor.
Suriye hükümetinin SDG'ye karşı operasyonlarını protesto etmek ve Suriyeli Kürtlere destek vermek için Mardin'in Nusaybin ilçesinde düzenlenen gösterilerde bazı eylemcilerin sınırdaki Türk bayrağını gönderden indirmesi, Ankara'da sert tepkilere yol açtı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: 14 kişi gözaltına alındı
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Nusaybin-Kamışlı sınır hattındaki bayrak indirme olayı ile ilgili olarak 14 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
393 kişi hakkında işlem yapıldığını, bunlardan 35'i hakkında tutuklama kararı verildiğini, ayrıca 105 kişi hakkında gözaltı kararı olduğunu, 50 kişi hakkında da yakalanmaya yönelik kararlar alındığını söyleyen Tunç, gözaltı süreçlerinin devam ettiğine işaret ederek "Bayrak indirenin tespiti ile ilgili de çalışmalar devam ediyor" dedi.
Milli Savunma Bakanlığı da bölgede yaşananlar hakkında açıklama yaparak tahkikat başlatıldığını duyurmuştu.
Açıklamada, "Nusaybin'de bulunan geçişe kapalı sınır kapısından terör örgütü sempatizanları tarafından sınır geçme teşebbüsünde bulunulması ve sınır kapısındaki bayrağımıza saldırılmasıyla ilgili idari tahkikat başlatılmıştır" ifadelerine yer verilmişti.
Suriye'deki gelişmeler Türkiye siyasetindeki tansiyonu da yükseltti.
Siyasi parti liderleri art arda açıklamalarla yaşananları "provokasyon" olarak nitelendirerek, "saldırının cezasız kalmaması" çağrısını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM'de konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün AKP'nin TBMM'deki grup toplantısında, Türkiye'nin siyasi gündemine damgasını vuran bayrak gerilimi ve Suriye'de Şam yönetimi ile SDG arasında sağlanan ateşkes ile ilgili açıklamalar yaptı.
"Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır" diyen Erdoğan, Şam yönetimi ile SDG arasında dün varılan ateşkes anlaşmasına riayet ederek silahları bırakmanın ve meseleyi suhuletle çözmenin artık "yegane çıkış yolu" olduğunu kaydetti.
"Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız" sözlerini kaydeden Erdoğan, gerekli tahkikatların ilgili bakanlıklar tarafından başlatıldığını hatırlattı "Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Şam yönetimini tebrik etti, SDG'yi uyardı
Bu arada Erdoğan konuşmasında Şam yönetimi ile SDG arasında varılan ateşkes anlaşmasından "büyük bir memnuniyet duyduklarını" ve daha fazla kan akmadan "meselenin kalıcı bir biçimde çözülmesini" umut ettiklerini belirtti.
Suriye'nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakmasını, tasfiye olmasını, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesini temenni ettiklerini de kaydeden cumhurbaşkanı, "Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır" dedi.
"Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi defalarca ilan ettik" diyen Erdoğan, Ankara'nın Şam yönetimine desteğini de şu ifadelerle aktardı:
"Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye Hükümeti'ni, Suriye Ordusu'nu ve kardeş Suriye halkını gönülden tebrik ediyoruz."
Bahçeli: DEM Parti eş başkanları birinci dereceden sorumludur
MHP lideri Devlet Bahçeli ise bugün yaptığı açıklamada, sınır hattındaki Türk bayrağının indirilmesini "provokasyonların en ağırı" olarak nitelendirdi, tırmanan gerilimden DEM Parti'nin eş başkanlarını sorumlu tuttu.
Açıklamasında, "Bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır" ifadelerine yer veren Bahçeli, grup toplantısını Nusaybin'de yapan DEM Parti ve eş başkanlarının "Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu olduklarını" öne sürdü.
"Gelişmeler milletimiz ve ülkemiz adına kaygı vericidir" görüşünü kaydeden MHP lideri, DEM Parti'nin "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili olarak bir karar vermek durumunda olduğunu belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü:
"DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır? Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir? Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır? Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır?"
MHP lideri Bahçeli'den bayrak vurgusu
DEM Partili siyasetçileri "Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir" sözleriyle hedef alan Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:
"Türk bayrağı bağımsızlığımızın timsali, şehitlerimizin örtüsü, milli birlik ve beraberliğimizin simgesidir. Bayrağımıza musallat olmakla kalmayıp akıl hocalığı yapan, plan ve tatbik safhasında faal halde bulunan kim ya da kimler varsa en ağır şekilde cezalandırılmalı, istihbarat servisleriyle bağlantıları da araştırılıp açıklanmalıdır. Meselenin şakaya gelir yanı, hafife alınacak tarafı yoktur. Türk bayrağı Türk milletidir, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik nişanesidir. Herkes aklını başına almalıdır. Sabır ve sinirleri tahrip etmenin sonu hiç kimseye bir şey kazandırmayacak, bilakis ve bilahare uzatılan el kalkan yumrukla yer değiştirebilecektir."
MHP lideri Bahçeli ayrıca "Ay yıldızlı al bayrağımıza uzanan pis elleri, iğrenç emelleri, ilkel ve ilkesiz terörist sevicileri varlığımın tüm yönleriyle kınıyor ve lanetliyorum" sözlerine yer verdiği açıklamasını şöyle tamamladı:
"SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil edemeyecektir. Son tahlilde Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılmalıdır. O gün işte bugündür."
DEM Parti jet hızıyla açıklama yapmıştı
Türkiye'nin Suriye ile sınır hattındaki Türk bayrağının indirilmesi sonrasında ilk açıklama DEM Parti'den gelmişti.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Nusaybin-Kamışlı sınırında yaşanan bayrak indirme olayı bizleri derinden üzmüştür. Partimizin bayrakla ilgili herhangi bir sorunu yoktur. Toplumun ortak değeri olan bayrağa saygısızlığı kabul etmiyoruz. Haklı bir protesto yürüyüşünü provoke eden bu tür davranışları kesinlikle tasvip etmiyoruz" açıklamasını yapmıştı.
DW,ANKA / DA,HS,TY