1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

"Sosyal medya platformları yeniden inşa edilmeli"

Ines Eisele
17 Nisan 2026

Türkiye ile birlikte bir çok ülke sosyal medyaya yaş sınırlaması getirmek istiyor. Ancak uzmanlar, çocukları sosyal medya bağımlılığından kurtarmak için bunu yeterli bir çözüm olarak görmüyor.

https://p.dw.com/p/5CHsT
Yüzleri görünmeyen bir grup genç kaldırımda oturuyor ve ellerinde cep telefonuna bakıyor
Çok sayıda ülke sosyal medyaya yaş sınırlaması öngören yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyor Fotoğraf: Cristina Quicler/AFP/Getty Images

Şu anda Türkiye ile birlikte Yeni Zelanda, Malezya, Fransa, İspanya, Norveç, Slovenya ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere bir düzineden fazla ülke, reşit olmayanların sosyal medyaya erişimini sınırlamaya çalışıyor. Almanya'da da benzer bir adım değerlendiriliyor.

Avustralya, dünya genelinde ilk ülke olarak 2025 yılı sonunda 16 yaş altındaki kullanıcılar için sosyal medya yasağı getirdi. Endonezya'da ise Mart ayı sonundan bu yana yaş sınırlaması uygulanıyor.

Türkiye'de TBMM Genel Kurulu, 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlayacak düzenlemeyi görüşmeye başladı. Kanun teklifinin yakın zamanda kabul edilerek yasalaşması bekleniyor.

Bu düzenlemelerin temel amacı çocukları ve gençleri korumak olarak açıklanıyor. Bu ilk bakışta mantıklı görünüyor, çünkü çocukların ekran başında geçirdiği süre birçok ailede tartışma konusu ve çoğu zaman oldukça uzun: Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) 2025 tarihli bir araştırmasına göre OECD ülkelerinde 15 yaşındaki gençlerin en az yüzde 50'si haftada en az 30 saatini dijital cihazlarla geçiriyor.

Ancak soru şu: Birçok yerde planlanan yaş sınırlamaları, sosyal medyayla bağlantılı olumsuz sonuçları gerçekten kontrol altına almak için uygun bir araç mı?

"Yasak talepleriyle öne çıkmak kolay"

Psikolog ve nörobilimci Christian Montag, tartışmanın yüzeysel olduğunu düşünüyor:

"Yeni teknolojiler ortaya çıktığında hızla bir tür ahlaki panik oluşur. Politikacılar arasında gerçek endişeler olduğunu inkâr etmeden söylemek gerekir ki, sosyal medya yasakları talebiyle fazla bir şey yapmadan da kolayca öne çıkılabiliyor."

Eğitim araştırmacısı Nina Kolleck de tartışmaya şüpheyle yaklaşıyor:

"Avustralya örneğinde de görüldüğü gibi yaş sınırını uygulamak hiç de kolay değil. Ayrıca bu yöntem sosyal medyanın ciddi sorunlarını çözmüyor, sadece kullanım yaşını biraz öteliyor."

TikTok uygulamasının logosu ve yanında da +16 yazısı.
Avustralya'da sosyal medyaya 16 yaş sınırlaması getirildiFotoğraf: Jakub Porzycki/NurPhoto/IMAGO

Kolleck'e göre bu sorunlar arasında, kullanıcıların platformlarda mümkün olduğunca uzun süre kalmasını sağlayan kişiselleştirilmiş algoritmalar, bildirimler ve sonsuz kaydırma gibi yüksek bağımlılık potansiyeline sahip özellikler bulunuyor. Ayrıca kullanıcılar şiddeti yücelten ya da cinsel unsurlar gibi problemli içeriklerle karşılaşabiliyor.

OECD'ye göre dijital medya çocuklara ve gençlere bilgi edinme, oyun oynama ve iletişim kurma imkânı sağlasa da aşırı veya sorunlu kullanımın olumsuz etkileri olduğuna dair bulgular var. Bunlar arasında uyku sorunları ve yetersiz hareket gibi fiziksel sağlık etkilerinin yanı sıra sosyal ilişkilerin azalması, depresyon ya da siber zorbalık gibi ruhsal etkiler yer alıyor.

Bununla birlikte uzman Montag'a göre, sosyal medyanın etkisini tek başına değerlendirmek çoğu zaman zor, çünkü çevresel ve genetik faktörler gibi başka etkenler de rol oynuyor. Ancak uzun süreli veya bağımlılık benzeri akıllı telefon kullanımının öğrenme performansını düşürdüğü ve kişinin kendi bedeniyle ilgili memnuniyetsizliği artırdığı iyi belgelenmiş durumda.

Yetişkinler de kendilerini iyi kontrol edemiyor

Montag, çocukların ve gençlerin bu olumsuz etkiler karşısında özellikle savunmasız olduğunu söylüyor. Çin'deki Makao Üniversitesi'nde görev yapan bilim insanı, "İnsan beyninin olgunlaşması uzun sürer. Prefrontal korteksin 20 yaşına, hatta muhtemelen 20'li yaşların ortasına kadar tam gelişmediğini varsayıyoruz" diyor ve ekliyor:

"Bu nedenle reşit olmayanlar kendilerini düzenlemekte daha çok zorlanıyor ve akıllı telefonu bırakmakta yetişkinlerden de zorlanıyor."

Ancak yetişkinler için de durum pek farklı değil. 20 ya da 25 yaşın üzerindeki birçok kişi de benzer sorunlarla karşı karşıya. Bu durumda 14 ya da 16 yaş altına getirilecek sosyal medya yasakları bireyler ve toplum için gerçekten büyük bir fark oluşturur mu?

Birçok uzmana göre tartışma daha geniş kapsamlı ele alınmalı. Yaş sınırlamaları sadece gerekli önlemlerden biri olarak görülüyor. Kolleck, bunu hatta "gerçekten etkili araçlardan uzaklaştıran, göstermelik bir tartışma" olarak nitelendiriyor.

Dijital Hizmetler Yasası'nda birçok iyi yaklaşım var

Araştırmacıya göre etkili diğer önlemler, Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası'nda (DSA) zaten yer alıyor. Bu düzenleme, özellikle büyük çevrim içi platformları ve arama motorlarını kullanıcıları daha iyi korumakla yükümlü kılıyor.

TikTok, Instagram ve benzeri platformlar sistematik riskleri değerlendirmek ve azaltmak, ayrıca algoritmaları konusunda daha şeffaf olmak zorunda.

DSA ayrıca bağımsız bilim insanlarının platform verilerine erişimini öngörüyor. Amaç, belirli özelliklerin kullanıcılar üzerindeki etkisini araştırabilmek. Montag'a göre bu şimdiye kadar büyük bir sorundu:

"Yıllarca araştırmaları adeta iki elimiz bağlı şekilde yaptık. DSA'ya rağmen veri erişimi hâlâ yetersiz."

Yasa başka alanlarda da henüz tam anlamıyla uygulanmıyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD'li teknoloji şirketlerine yönelik para cezalarını engellemeye çalışması ve bunun karşılığında gümrük tarifeleriyle tehdit etmesi de süreci zorlaştırıyor. Ayrıca DSA sadece Avrupa ülkelerinde geçerli.

İş modeli başlı başına sorunlu: Yeniden inşa edilmeli 

Sosyal medyanın olumsuz etkileriyle mücadelede, özellikle genç kullanıcılar için tasarım unsurlarının değiştirilmesi de düşünülebilir. Montag'a göre TikTok'un Çin'deki versiyonu Douyin'de 14 yaş altı kullanıcılar için kaydırma süresi 40 dakika ile sınırlı, sonrasında yeni içerik sunulmuyor.

Kız çocuğu olduğu anlaşılan biri elinde cep telefonu tutuyor, cep telefonunun ekranında sosyal medya uygulamaları görünüyor
Uzman Montag'a göre sosyal medya platformları yeniden tasarlanmalıFotoğraf: Wolfgang Maria Weber/picture alliance

TikTok'ın kendi süre sınırlaması da var. Ancak bunu aşmak çok kolay. 13 yaş altı kullanıcılar için teorik olarak 60 dakikanın ardından bir ebeveyn kodu gerekiyor. 13 yaş üstü gençler ise kendi belirledikleri kodu girerek devam edebiliyor. Ancak kullanıcıların yaşlarını yanlış beyan etmesi bu sistemi etkisiz kılabiliyor. Montag'a göre aslında platformların, özellikle çocuklar ve gençler için temelden farklı şekilde inşa edilmesi gerekiyor:

"Kullanıcıları izleyen ve ekran süresini maksimize etmeye çalışan veri temelli iş modeli başlı başına sağlıksız. Bunun için psikolojik sorunları gösteren yeni çalışmaları beklemeye bile gerek yok."

Yaş sınırlamaları ve medya okuryazarlığını artırmaya yönelik önlemlerin ötesinde, platformlara daha fazla baskı uygulanması ve sıkı şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirten Montag, "Farklı işleyen sosyal medya, farklı bir finansman modeli de gerektirir. Örneğin, veri yerine abonelik modeli gibi" diyor.

Montag, son olarak şu öngörüde bulunuyor:

"Platformlar, kullanıcıları mümkün olduğunca uzun süre ekranda tutacak şekilde inşa edilmezse muhtemelen daha sıkıcı da olacaklar."