1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Roboski ile helalleşmek için…

Türkei Banu Güven
Banu Güven
7 Ağustos 2022

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Roboski ziyareti, Türkiye’nin kaderini değiştirecek bir adım olabilir mi? Roboski’de helalleşme nasıl olur? Banu Güven DW Türkçe'de yazdı:

https://p.dw.com/p/4FEFO
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Roboski'de görüşenler arasında, Roboski Katliamı'nda hayatını kaybedenlerin yanıkları da vardı - (04.08.2022)
Fotoğraf: Felat Bozarslan/DW

Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 34 sivilin TSK uçakları tarafından bombalanarak öldürüldüğü Roboski'ye 11 buçuk yıl sonra yaptığı ikinci ziyaret yakın geleceğe dair önemli mesajlar taşıyor. Bu mesajlardan biri Cumhurbaşkanlığı adaylığına dair. Roboskili ailelere verdiği "helalleşme" sözü de, HDP'li seçmenin de oyuna talip olduğunun teyidi. En önemlisi ise, bu katliamın üzerinden yıllar geçtikçe sadece yıl dönümlerinde hatırlanan Roboski'deki adalet arayışının bu memleketin en önemli meselelerinden biri olduğu vurgusu. Selahattin Demirtaş'ın hapisten yaptığı, "Ortak aday bir kişi değil, anlayıştır" uyarısına uygun hareket etmeye gayret eden bir Kılıçdaroğlu var. Bir zamanlar "Kürt" demekten bile imtina ettiği düşünülecek olursa, "helalleşme" listesini ilan ederken "Roboski" demesi, Kılıçdaroğlu ölçütlerinde epey devrimci bir adımdı.

Ziyaret duyurulduktan sonra "Roboski" Twitter'da gündemin ilk sıralarına tırmandı. Merakla paylaşımlara baktım. Çoğu paylaşımın, 34 sivilin kendi devletinin savaş uçaklarınca bombalanarak katledilmesine değil, olay yerinin Kürtçe adıyla anılmasına tepki olduğunu gördüğümde, yine içimde bir şeyler paramparça oldu. "Roboski diye bir yer yok; orası Uludere" kabalığında dile getirilen bu tavırda, insana hiç yer yoktu. Vatandaş Türkçe Konuş'çular olan bitene o kadar ilgisizdi ki, zahmet edip, Roboski'nin Türkçe adının Uludere değil, Ortasu olduğunu bile öğrenememişlerdi.

Etrafımda "Roboski" sözünü duyup da, "Ne?" diye soran hala az değil. İşin acayip tarafı, Uludere Katliamı deyince de pek bir şey değişmiyor. Google'da 27 Aralık 2011'den günümüze "Roboski" araması yapanların büyük çoğunluğu Şırnak ve çevre illerden. Bu durum "Uludere" aramalarına bakıldığında da değişmiyor. Ülkenin doğusunda olan biten, şehit asker haberi olmadığı sürece, batıda pek merak edilmiyor. Bu durum Roboski'yle gerçek anlamda "helalleşmenin" ne denli önemli olduğunu, siyasi bir helalleşmeyle birlikte, toplumsal bir "tanışma" yaşanması gerektiğini ortaya koyuyor.

Roboski Katliamı'nda ölenlerin mezarları
Roboski Katliamı'nda ölenlerin mezarları Fotoğraf: Felat Bozarslan/DW

Helalleşmek için ne olduğunu bilmek lazım

Bu hikayeyi bazıları hala bilmiyor. Yazıldığında da çoğu zaman yanlış ve eksiklerle anlatılıyor. Bu nedenle bir özet geçeceğim.

Yaklaşık 12 yıl önce, 28 Aralık 2011'de Şırnak'ın Roboski ve (Türkçe adı Gülyazı olan) Bêjuh köylerinden kendi deyimleriyle 'ticaret yapmak için' Irak'a giden 38 sivil, dönüş yolunda TSK uçakları tarafından hedef alındı. Oysa bölgedeki askeri yetkililer bu kafilenin sabah giden ve Irak'tan kaçak eşya getiren kafile olduğunu biliyorlardı. İnsansız hava aracı Heron onları tespit etti, yerel güvenlik güçlerinin bilgisi olmasına rağmen, bir yerden emir verildi ve 38 kişiyle onlarca hayvanın üzerine ateş yağdı. Katırların peşinden gittiği için saldırıdan yara almadan kurtulan Davut Encü, o anları "Bağırışları unutamıyorum" diyerek anlatmıştı. Alevlerden bir su birikintisine girerek kurtulmaya çalışmıştı. Nasıl bir cehennem, düşünün! Yakınlarının sınırın sıfır noktasının bombalandığını gören köylülerin çırpınışı, bir işe yaramadı. Her yeri aradılar, "Bunlar bizim çocuklar" diye yalvardılar, bir şey değişmedi. Kafile ikinci kez bombalandı. Sınıra giden yolda karakol komutanıyla karşılaşan koruculardan biri, "Ne yaptınız?" diye feveran ettiğinde, "Merak etmeyin, korkutmak için etraflarına bomba atılmıştır, sağ salim gelirler" cevabını aldı.

Kafileden sadece 4 kişi sağ çıkabildi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun dediği gibi 18 değil, 19'u çocuk yaşta 34 sivil feci şekilde can verdi. Bu saldırıdan sonra bölgeye ne bir helikopter, ne bir ambulans geldi. Köylüler yakınlarının cansız, yanmış ve parçalanmış bedenlerini kendileri bulmak, toplamak, sırtlayıp taşımak zorunda kaldı. Ölenlerden 12'si Roboski'den, 22'si Bêjuh Köyü'ndendi. Onlarca eve, yüzlerce insanın yüreğine ateş düştü. Ailelerin acıları katmerliydi, çünkü birinin oğlu, ötekinin yeğeni, diğerinin kardeşi, bir başkasının nişanlısı ya da arkadaşıydı. Hükümet, hata yapıldığını kabul etti, konuyu tazminat ödeyerek kapatmak istedi. Askeri savcıya havale edilen soruşturma, elbette takipsizlikle sonuçlandı. Aileler, kendilerine gönderilen 123 biner liralık tazminatı reddettiler. Para valilik hesabına geldiği gibi geri döndü. Bazı aileler yıllar sonra tazminata razı oldu, ama onlara da 40 bin TL civarında bir tazminat verildi.

Erdoğan aileleri kendi ayağına çağırdı

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Roboski'ye eşi Emine Erdoğan'ı gönderdi ama kendi hiç gitmedi. Bunun yerine aileleri Şırnak'taki Şerafettin Elçi Havalimanı'na, kendi ayağına çağırdı. Tazminatla yetinmeleri gerektiğini, "Özrü de açıkladık, tazminatı da açıkladık. Allah aşkına tazminatsa tazminat" diyerek dile getirmişti. Aileler karşılarında yine gergin bir Erdoğan buldu ve o günkü şefkatten yoksun tavırlarını da unutamadı.

Erdoğan'ın durumu PKK'nin Hantepe ve Gediktepe baskınlarıyla karşılaştırması ve "Burada da katırlı, yürüyen insanlar vardı. Ben izlediğim CD'de bir hareket göِrdüm. Bizzat izledim. Bir konvoy gidiyor, 30-40 kişi var. O yüksekten göِrebilmek mümkün değil. Silahlı Kuvvetlerimiz de gerekli adımı atmıştır. Burası, halkın oturduğu bir böِlge değil, teröِr bِlgesidir. Böِyle bir böِlgede Silahlı Kuvvetler bu Ahmet midir, Mehmet midir bilemez ki" sözleri, aileleri zaten yaralamıştı. 2017'de KHK ile kapatılan Roboski-Der'in eski Başkanı Veli Encü bir görüşmemizde bana, "Kim olduğundan emin olmadığın insanları nasıl vurursun?

Bunu batıda yapabilirler miydi" demişti. Çok haklı sorular soran ve Roboski'nin sesi olan Veli, bilin bakalım bugün nerede? Evet, hapiste.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Roboski'yi ziyaret etti - (04.08.2022)
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Roboski'yi ziyaret etti - (04.08.2022)Fotoğraf: Felat Bozarslan/DW

Hukuki süreçte son durum

Askeri savcılığın verdiği takipsizlik kararı Roboski'ye ulaştığında ben de oradaydım. PTT memurunun derneğin önünde toplananlara tek tek isimlerini okuyarak zarflar dağıttığını, bir sandalyeye çöken insanların keder içinde boş gözlerle ellerindeki takipsizlik kararına nasıl dalıp gittiklerini, o acılı sessizliği hiç unutamam. Sonra bir hukuk mücadelesi başladı, ama davayı üstlenen Şırnak Barosu'nun o dönemki yönetiminin usul hatası, haklı bir davanın Anayasa Mahkemesi'nce hızla reddi için bahane oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de AYM kararını izledi. Sürece hayrı dokunan isim, sürpriz bir şekilde Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak oldu. Albayrak'ın 15 Temmuz darbe girişiminin ardından olası bir Gülen bağlantısına işaret ederek, "Uludere konusunun tekrar inceleneceğini düşünüyorum" demesi soruşturulacak yeni bir konu açtı. Takipsizlik kararı veren askeri savcının ve ailelerin itirazını reddeden Hava Kuvvetleri Askeri Mahkemesi'nin iki üyesinin görevden alınması da bu iddiayı güçlendirdi. Şırnak Savcılığı takipsizlik kararı vermiş olsa da, en azından yeni bir süreç başladı. Dosya bu kez yeni unsurlarla AYM'nin önünde. AYM yaklaşık bir buçuk yıldır yeniden soruşturma açılması talebini içeren bu başvuruyu henüz sonuçlandırmadı.

Helalleşmek için ne yapmalı?

Kılıçdaroğlu'nun ziyaretinin ardından, katliamda hayatını kaybeden 13 yaşındaki Erkan’ın babası Mehmet Encü, 13 yaşındaki Muhammed'in babası Ubeydullah Encü ve 16 yaşındaki Vedat'ın annesi Mercan Encü ile konuştum. Hepsi de, CHP milletvekilleri Levent Gök ve Sezgin Tanrıkulu'nun sık sık onları ziyarete geldiğini, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in TBMM'de onları unutmadığını, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu ikinci ziyaretinin de kendilerine ümit verdiğini söyledi. Ama şu mesaj netti: "Failler adalet önünde hesap vermeden kimseyle helalleşmeyeceğiz." Peki, bu nasıl olacak?

1 - Önce AYM karar vermeli ki, bu dosya yeniden açılsın. Yeni iddialara rağmen takipsizlikte ısrar eden Savcılık yeniden soruşturma başlatsın.

2 - Heron görüntülerinde katırların sırtında (zaten olmayan) silahlar görülmüyor. Bölgedeki karakol komutanının köylüler olduğunu bildiği bu kafilenin bombalanmasına varan süreçte ne oldu? Heron görüntülerini kimler izledi ve yorumladı?

3 - Emri kim verdi?

Helalleşmek için bu soruların cevaplanması gerekiyor, sonra da samimi bir özür ve orada ölenlerin anısına, bir daha benzeri bir durum yaşanmasın diye bir anıt. Bütün bunları yaparken de, toplumun yoksun olduğu empatiyi de yeşertmek gerek. Kemal Kılıçdaroğlu'nun olayı tüm yönleriyle açığa çıkarma sözü kadar, "Burada 34 evladımızı kaybettik" cümlesindeki "bizim evlatlarımız" vurgusu da bu yüzden önemli. Umarım köyün Kürtçe ismine takılanlar tabelanın ötesine geçer de, Roboski'deki insana varır.

Türkei Banu Güven
Banu Güven Gazeteci ve TV moderatörü. Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeler üzerine yazılar kaleme alıyor.