1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
NATO bayrağı üzerine konmuş Finlandiya ve İsveç bayrakları
Fotoğraf: Sascha Steinach/IMAGO

NATO zirvesinden Türkiye ile anlaşma çıkar mı?

27 Haziran 2022

Cumhurbaşkanı Erdoğan yarınki NATO zirvesi öncesinde Madrid'de İsveç ve Finlandiya liderleri ile bir araya gelecek. Türkiye'nin blokajıyla ilgili İttifak içinde huzursuzluğun arttığı belirtiliyor.

https://www.dw.com/tr/nato-zirvesinden-t%C3%BCrkiye-ile-anla%C5%9Fma-%C3%A7%C4%B1kar-m%C4%B1/a-62274731

İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği için Türkiye'yi ikna çabaları sürerken yarın Madrid'de düzenlenecek NATO zirvesinden bu konuda bir uzlaşma çıkması olası görülmüyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Pazar günü Habertürk televizyonunda yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in talebi üzerine zirve öncesinde Madrid'de Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve İsveç Başbakanı Magdalena Andersson ile dörtlü zirvede bir araya geleceğini kamuoyuna duyurmuştu. Kalın, zirveye hazırlık görüşmeleri için Pazartesi günü Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ile birlikte Brüksel'e giderek temaslarda bulunacaklarını söyledi.

Bugün Finlandiya Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada da NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in de katılacağı zirve öncesinde Brüksel'de NATO'nun ev sahipliğinde Fin, İsveçli ve Türk yetkililerin bir araya geleceği bildirildi.

İbrahim Kalın, Habertürk'te yaptığı açıklamada müzakerelerde gelinen noktadan geri adım atmayacaklarını belirterek, görüşmelerde büyük oranda mutabakat sağlandığını, en pürüzlü konuyu ise PKK ve iltisaklı gruplara yönelik yaklaşımın oluşturduğunu kaydetmişti. Kalın, Suriye'de faaliyet gösteren PKK ile bağlantılı PYD ve YPG gibi yapılar konusunda sadece İsveç ve Finlandiya değil, NATO genelinde de bir yaklaşım değişikliği hedeflediklerini, İsveç ve Finlandiya'nın üyeliği konusunun İttifak içinde bu konuda daha büyük bir tartışmaya vesile olmasını istediklerini belirtmişti.

"Türkiye baskıyı aylarca sürdürmeye hazır"

Peki Madrid zirvesi öncesinde Türkiye'nin çekincelerinin giderilmesi, Ankara'nın ikna edilmesi olasılığı var mı? Gerek Türk gerekse Batılı yetkililer, konunun 29-30 Haziran'daki zirvede çözüme kavuşturulmasını olası görmüyor.

Reuters haber ajansına konuşan yetkili ve diplomatlar, Türk tarafının müttefiklerin empoze ettiği nihai tarihlerle ilgilenmediğini, İsveç ve Finlandiya konusunda kendisine yönelik silah ambargosunun kaldırılması ve terörist gruplara yönelik adımlar atılması için baskıyı "aylarca" sürdürmeye hazır olduğunu belirtti.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve İsveç Başbakanı Magdalena Andersson
Sauli Niinistö ve Magdalena AnderssonFotoğraf: Markku Ulander/Lehtikuva/dpa/picture alliance

Türkiye, İsveç, Finlandiya ve NATO arasında yürütülen görüşmelere yakın bir kaynak, Türkiye'nin özellikle İsveç'e yönelik olarak bazı Kürt militanları iade etmesi talebinin görüşmelerin en pürüzlü noktasını oluşturduğunu kaydetti.

Adının açıklanmasını istemeyen bir başka yetkili de Türkiye'nin taleplerini, İsveç ve Finlandiya'nın taahhütlerini içeren belgede, üzerinde tamamen uzlaşıya varılmamış birkaç nokta kaldığını ve müzakerelerin bu konulara yoğunlaştığını belirtti. Kaynak, bu konular arasında "NATO müttefiklerine silah ihracat sınırlamaları konusunda uygun muamele, bazı grupların terörist olarak tanınması ve kişilerin iadeleri konusunda somut adımlar atılması"nın da bulunduğunu belirtti. İki ülke, Suriye'de gerçekleştirdiği askeri operasyonlara tepki olarak 2019 yılında Türkiye'ye silah ihracatına kısıtlama getirmişti.

Reuters'a konuşan ve müzakerelere dahil olan bir Türk yetkili de şimdiye kadarki görüşmelerde bekledikleri adımların atılmadığını belirterek "NATO zirvesinden sonuç çıkması zor görünüyor" diye konuştu.

Batılı bir diplomat ise Türkiye'deki seçim ortamına işaret ederek Erdoğan'ın sonunda üyelik başvurularına destek vermesinin ve seçmene bunu zafer olarak lanse etmesinin olası göründüğünü kaydetti. Diplomat, "Ama Erdoğan seçimlere giderken ve NATO müttefiklerinde huzursuzluk giderek artarken bu konu daha aylarca gündemdeki yerini koruyabilir" öngörüsünde bulundu.

 

DW,rtr / BK,ET