1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

'Merkel'in müttefiklere ihtiyacı var'

16 Şubat 2016

AB zirvesi, mülteci krizi, Türkiye- Rusya gerginliği ve güneydoğudaki çatışmalar bugünkü basın özetlerinin konularını oluşturuyor.

https://p.dw.com/p/1HwRx
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/S. Stache

Almanya Başbakanı Angela Merkel, 18-19 Şubat tarihlerinde düzenlenecek AB zirvesinde, "mülteci krizi konusunda Türkiye ile üzerinde anlaşılan eylem planını hayata geçirmek için var gücüyle çaba harcayacağını" söyledi. Ancak Merkel üzerindeki baskılar giderek artıyor. Eski Doğu Bloku ülkeleri Merkel'in Türkiyeli bir çözüm önerisine karşı çıkıyorlar. Batıdan da bu tavra destek geliyor. Berlin'de yayınlanan Tagesspiegel gazetesi zirvenin başarısızlıkla sonuçlanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Yorum şöyle:

"Yani zirve fiyaskoyla mı sona ermeli? Hayır. Sadece cahiller Angela Merkel'in 4- 5 Eylül 2015 gecesi bugüne dek süren sığınmacı akınını harekete geçirdiğini ileri sürüyorlar. Hatası, doğru bir adım olan sınır kontrollerinin kaldırılması konusunu Avrupalı ortaklarıyla münazara etmemiş olması ve zamanla sınırlandırmasıydı. Alman siyaseti daha hassas olmalı. Ancak göçün nedeni bambaşka bir yerde, Avrupaı'nın artık harekete geçmesi gereken bir bölgede bulunuyor. Ortadoğu'daki tüm barış yanlısı girişimcileri destekleyerek, Birleşmiş Milletler bünyesindeki yardım kuruluşlarına hibelerde bulunarak bunu yapmalı. Ürdün ve Lübnan'a cömertce yardımlarda bulunmalı ve Avrupa'nın hiç bir ülkesinin sığınmacılar bağlamında sorumluluktan kaçmayacağını göstermeli."

Başbakan Angela Merkel'in daha fazla desteğe gereksinim duyduğu Bonn'da yayınlanan General Anzeiger'in yorum sütunlarında şu sözlerle değerlendiriliyor:

"Angela Merkel'in müttefiklere ihtiyacı var. Tüm bu adımların birşekilde sığınmacı akınını azaltacağına ilişkin ümide ihtiyacı var. Bu beklenti şu sıralada gerçekleşebilir. Zira mevsim kış. Bahar gelince deniz kesinlikle yeniden dolacaktır. Baharda aynı zamanda üç eyalette seçim yapılacak. Bu zamana kadar Başbakanın bazı başarılar elde etmesi gerekiyor. 13 Mart'ta Bavyera ile diğerlerinin verdiği ültimatom sona eriyor. Daha dört hafta var ama Merkel'in zamanı hızla ilerliyor."

Türkiye ile Rusya arasında devam eden gerginlik Münih'te yayınlanan Süddeutsche Zeitung'da yorum köşesinde değerlendiriliyor:

"Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin taktikler yaparak şimdiye kadar Avrupa ile ABD'yi "Çatışmaları önlemek" adına geri adım attırmayı başarmıştı. Ancak gövde gösterisi öyle bir hal aldı ki çatışmaları önlemek artık Washington'u ya da Moskova'yı da aşacak. Putin, müttefikleriyle birlikte Suriye'deki etkili mekanizmaları denetleme konusunda kendine fazla güveniyor. Amerikalıların bölgedeki durumu kontrol edebilme imkanları konusunda da yanılıyor. Kimse Suriye'deki kaos ortamında ikinci bir Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra ne gibi gelişmelerin olacağını bilmiyor. Kimbilir bu kez düşürülen belki de bir Türk jeti olur."

Türkiye'nin doğusunda yaşanan çatışmalar da bugünkü Alman basınında yankı buluyor. Berliner Zeitung ordu ile PKK arasındaki çatışmaları yorum köşesine taşımış:

"Hükümete yakın Türk medyası her gün terörist olarak tanımladıkları Kürtleri durdurmak için asker sevkiyatının yapıldığını duyuruyor. Halep'deki çatışmalar Türkiye'nin halen Suriye'de bölgesel güç rolü oynayabilmesi için son şansı. Ama bu adımın acı sonuçları olabilir. Türkiye'nin Suriye politikası bir felakete dönüşürse tüm bölgeyi kapsayan bir savaşın çıkmasına yol açabilir. Ankara gerilimi daha da tırmandırırsa Rusya ile doğrudan bir çatışma kaçınılmaz olacaktır."

Derleyen: Tuncay Yıldırım