″Merkel ihmalinin bedelini ödüyor″ | TÜRKİYE | DW | 27.04.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

"Merkel ihmalinin bedelini ödüyor"

Alman Yeşiller partisi Meclis Grup Başkanvekili Konstantin von Notz, Türkiye’deki 'kaygı verici' gelişmelerden, Merkel'in Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili frenleyici politikalarının sorumlu olduğunu söyledi.

Video izle 06:10
Şimdi canlı
06:10 dk

Alman Yeşiller partisi Meclis Grup Başkanvekili Konstantin von Notz, DW Türkçe'nin sorularını yanıtladı.

DW Türkçe: Yeşiller Meclis Grubu olarak Türkiye’de basın özgürlüğü konusunun Meclis Genel Kurulu’nda tartışılması için önerge verdiniz. Neden bu konuyu Alman Meclisi'nin gündemine getirmek istediniz?

Konstantin von Notz: Bu bizim için önemli bir konu. Türkiye’de neler olduğu hepimizi ilgilendiriyor. Biz ayrıca şunu da göstermek istiyoruz; biz Türkiye’yi ve Türkleri eleştirmiyoruz, biz son zamanlarda Erdoğan’ın izlediği siyasette sorunlar olduğunu görüyoruz. Hukuk devletinden geriye gidilmesi kaygı verici. Basın özgürlüğü dünyadaki bütün demokratik ülkeler için olduğu gibi Türkiye için de çok önemli. Bu açıdan, Alman Meclisi’nde konunun tartışılmasıyla Türkiye'de hukuk devletini savunan kesimlere ‘ülkenizde olanlar bizi ilgilendiriyor' mesajı verileceğine inanıyoruz.

DW Türkçe: Basın ve ifade özgürlüğü açısından Türkiye’deki gelişmeler sizi neden kaygılandırıyor?

Konstantin von Notz: Son aylarda ve yıllarda, tutuklamalar, haber merkezlerinin kapatılması, gazetecilerin ülkeye girişinin engellenmesi, Erdoğan’ın diğer ülkelere hiciv ve ifade özgürlüğü konularında karışması gibi olaylar yaşandı. Bu kaygı verici. Türkiye'nin giderek otokrasiye kayıyor olması bizi endişelendiriyor. Bu, Türkiye gibi çok önemli bir ülke açısından olumlu olmayan bir gelişme. Türkiye’de demokratik ve ifade özgürlüğü açısından güçlü bir yapı oluşturacak adımların tekrar atılmasını diliyoruz. Türkiye’deki muhalif ve eleştirel seslere haksız yere baskı yapılmamasını istiyoruz.

DW Türkçe: Türkiye’deki yabancı basın mensupları korkularının arttığını dile getiriyor. Yabancı basın mensupları üzerindeki baskıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Konstantin von Notz: Bu son aylardaki olumsuz gelişmeyi gösteriyor. Kanımca ilk başlarda bir çok kişi Erdoğan’ın siyasetinden umutluydu ancak durum geçen yıllar içinde kötüleşti. Türkiye ile farklı bir diyalog oluşturulmasını çok isterdim ama bunun için sorunların da açıkça dile getirilmesi gerekiyor. Alman hükümeti mülteci krizinin çözümünde Türkiye’ye ihtiyacı olduğu için geçen aylarda bu sorunları açıkça dile getirmediği yönünde bir izlenim yarattı. Bu kötü. Bu Türkiye’de dış desteğe ve diyaloğa ihtiyaç duyan demokrasiyi savunan muhalefet için de kötü. Burada bir noktanın daha anlaşılması kanımca çok önemli; biz burada hiçbir şeyi dikte etmek veya daha iyi bildiğimizi göstermek istemiyoruz. Sadece Türkiye'deki muhalefetin ve tartışmaların doğru bir yöne ihtiyacı olduğunu ve ifade özgürlüğündeki kısıtlamalar ile bunların yerle bir edilmemesi gerektiğini görüyoruz.

DW Türkçe: Bu çerçevede Alman hükümetinden talebiniz ne?

Konstantin von Notz: Sayın Merkel’in açıkça konuşarak, Türkiye’deki eksiklikler ve sorunları açıkça dile getirmesi gerekiyor. Türkiye’ye Avrupa Birliği üyeliği çerçevesinde açık bir teklif getirilmesinin hâlâ doğru olduğuna inanıyorum. Sayın Merkel, bu konuyu yıllar boyunca geri plana itti ve frenledi. Şimdi bu yanlış siyasetin bedelini ödüyor. Türkiye, Avrupa’dan uzak bir şekilde kendi dinamiklerini geliştirdi. Bu hem Türkiye açısından hem de Avrupa için yanlış bir gelişme. Bu nedenle, hukuk devleti açısından kesin kriterler ve Türkiye'nin yerine getirmesi gereken şartlar olduğunu ama Türkiye’ye yönelik açık bir teklif sunulması gerektiğini söylüyoruz.

DW Türkçe: Sizin de değindiğiniz gibi, Alman hükümeti Türkiye’ye yönelik eleştirilerden kaçınıyor. Bunun Türkiye ile AB arasındaki mülteci anlaşmasıyla ilgisi var mı?

Konstantin von Notz: Evet var. Artık Hristiyan Birlik partilerinden politikacılar bile şantaja açık hale gelindiğini dile getiriyor. Bu korkunç bir hata. Mülteci krizi konusunda işbirliğinin ve uzlaşmanın önemli olduğu ortada. Ama bu ilişkiyi yıllar boyunca ihmal edip, Türkiye’deki demokratik yapıları yeterince desteklemeyip, perspektif sunulmadığı için, şimdi bu yanlış politikanın bedeli ödeniyor. Bu Türkiye için kötü ama ne yazık ki Avrupa için çok kötü.

DW Türkçe: Türkiye önce Almanya’da yayınlanan extra 3 programı tarafından yapılan bir şarkıyı eleştirdi, ardından komedyen Böhmermann’a yönelik soruşturma açılmasını istedi. Son olarak da Dresden’deki Aghet isimli konser projesini eleştirdi. Türkiye’nin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk hükümeti, Almanya’daki basın ve sanat özgürlüğüne müdahale mi ediyor?

Konstantin von Notz: Bu konuda kötü izlenim var. Extra 3 ve Böhmermann olaylarındaki en korkunç yan Alman hükümetinin de bu kötü izlenime destek vermiş olması. Böhmermann’ın yazdığı şiir kuşkusuz düşük seviyeli ve kullanılan ifadeler açısından gerçekten çok zevksiz. Ama kanımca önemli olan nokta bu değil. Bu sonuçta bir hiciv ve ciddi bir anlam ifade etmiyor. Bu sadece provokasyon amaçlıydı. Türk tarafı da provoke oldu. Bunun sonucunda Türkiye Almanya'daki ifade özgürlüğüne müdahale ediyor şeklinde bir izlenim oluşması, ilişkilerimize ve özellikle Erdoğan'ın Avrupa'daki ve Almanya'daki imajına zarar verir. Bu açıdan bakıldığında, bu olumsuz bir gelişme ve ne yazık ki Alman hükümeti de bunun düzelmesi yönünde bir şey yapmadı.

© Deutsche Welle Türkçe

Jülide Danışman

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam