Likud barış umutlarını tüketiyor | DÜNYA | DW | 19.03.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Likud barış umutlarını tüketiyor

İsrail seçimlerini Başbakan Benyamin Netanyahu’nun liderliğini yaptığı Likud Partisi’nin kazanması Filistin’le sürdürülen barış müzakerelerinin akıbetini de merak konusu haline getirdi.

İsrail'de yeni kurulacak hükümette de başbakan olması beklenen Likud lideri Benyamin Netanyahu'nun seçimden bir gün önce uluslararası toplumun önemli bir kısmı tarafından benimsenen iki devletli çözüm önerisini reddetmesi, barış umutlarına gölge düşürdü.

Bu nedenle uluslararası toplumdan İsrail yönetimine uyarılar geliyor. Amerika Birleşik Devletleri, Likud'un seçim zaferini ilan etmesinden sonra yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun seçimden bir gün önce reddettiği “iki devletli çözüm” önerisine vurgu yaparak Ortadoğu'daki çatışmaların ancak bu yolla çözülebileceğine olan inancı bir kez daha dile getirdi. Başkan Barack Obama'nın sözcüsü Josh Earnest, 20 yıldan uzun bir süredir iki devletli modeli savunduklarını ifade etti.

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius seçim sonuçlarıyla ilgili değerlendirmesinde, “Sadece bağımsız bir Filistin devletinin kurulması Ortadoğu'da barış ve refahı getirir” diyerek, Paris'in iki devletli çözümde ısrarını bir kez daha vurgulamış oldu.

Almanya iki devletli çözümde kararlı

Berlin de bu konuda kararlı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yeni kurulacak İsrail hükümetinden iki devletli çözüm modelini dikkate almasının beklendiğini açıkladı.

Hamburg Üniversitesi'ne bağlı Güvenlik Politikaları ve Çatışma Araştırmaları Enstitüsü'nden Margret Johannsen, özellikle Avrupa'dan gelen tepkilerin İsrail açısından dikkate alınacağını belirterek, “AB, İsrail için önemli. Çünkü İsrail birçok AB ülkesine ihracat yapıyor. Eğer AB kendi hukukunu dikkate alırsa, İsrail'in işgal ettiği bölgelerden gelecek mallara gümrük uygulayabilir. Ayrıca AB, İsrail'in işgal altında tuttuğu bölgelerden ithal edilen ürünlere, ürünün nereden geldiğine dair bir etiket koydurabilir. Böylece duyarlı tüketiciler ürünün nereden geldiğini görür ve ona göre alıp almamaya karar verir. Bu şekilde İsrail'in yerleşim politikasını destekleyip desteklemediği de ortaya çıkar” diye konuştu.

"Filistin kendi yolunda ilerleyecek"

Margret Johannsen, yeni kurulacak İsrail hükümetinden barışa yönelik adım beklemenin de zor olduğunu belirterek, bundan sonra izlenecek muhtemel yolla ilgili görüşlerini, “Kısa süre önce Netanyahu asla Filistin devleti istemediğini açıkladı. Artık Filistinliler, Birleşmiş Milletler'e tam üye olabilmek için kendi yolunda ilerlemek zorunda kalacak” sözleriyle özetledi.

Filistin Kurtuluş Örgütü yöneticilerinden Ebu Yusuf da “Artık uluslararası topluma ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne giderek, işgale karşı sürdürülen barışçıl direnişi artırmak her zamankinden daha acil bir hale geldi” dedi.

Filistin lideri Mahmud Abbas'ın sözcüsü ise İsrail'in iki devletli çözümü kabullenmesi gerektiğinin altını çizerken, Doğu Kudüs'ü Filistin devletinin başkenti olarak görmek istediklerini yineledi.

©Deutsche Welle Türkçe

Alexander Drechsel/ dpa/ Reuters/ DW