Kavala krizi: Çavuşoğlu ″genç diplomatlar″ grubunu suçladı | Türkiye | DW | 28.10.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

Kavala krizi: Çavuşoğlu "genç diplomatlar" grubunu suçladı

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu büyükelçilerin Kavala bildirisinin arkasında "genç diplomatlar" grubunun olduğunu söyledi. Çavuşoğlu ayrıca ABD'den F-35 ya da F-16 alınamazsa Rus savaş uçaklarına yönelebileceklerini belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Batılı 10 ülkenin büyükelçileri aracılığıyla yayımladıkları Osman Kavala bildirisinin arkasında "genç diplomatlar" grubunun olduğunu söyledi.

CNN Türk'te katıldığı bir programda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Çavuşoğlu, Türkiye ile Batılı ülkeler arasında krize neden olan ortak bildiriyle ilgili olarak "Bunun nasıl geliştiğini öğrendik. Genç diplomatlar... Güya insan hakları savunucuları diye bir genç diplomatlar grubu varmış" dedi.

"Tabii büyükelçiler onay vermese olmaz ama bu genç diplomatların başlattığı süreçte bu hadsiz açıklamayı yaptılar" ifadesini kullanan Bakan Çavuşoğlu, "Özellikle ABD Büyükelçisi'nin Washington'dan ve ABD Dışişleri Bakanlığından da onay aldığını biliyoruz" diye ekledi.

"Bazı Nordic ülkelerinin buna önayak olduğunu öğrendik net bir şekilde" diyen Çavuşoğlu, "Soros'un adamı" olarak tanımladığı Kavala'ya 10 ülke tarafından verilen desteği kastederek "Bunlar için Türkiye'ye düşman kimse, içeride ve dışarıda onu desteklerler, onu savunurlar" açıklamasında bulundu.

"Cumhurbaşkanımızın talimatı işletilecekti"

Çavuşoğlu, ortak bildirinin yayımlanmasının ardından Ankara'nın atmaya hazırlandığı adımları da anlattı.

"Hemen arkadaşlarımıza talimat verdim. 'Hepsini çağırın ve hadlerini bildirin' dedik. Arkadaşlarımız da çağırdılar ve Viyana Sözleşmesi'nin 41'inci maddesini hatırlatarak hadlerini aştıklarını söylediler" diyen Bakan Çavuşoğlu, daha sonra da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğandan "bu kişilerin sınır dışı edilmesiyle ilgili çalışmaları başlatmak için" bizzat talimat aldığını belirterek "Biz de bu talimat doğrultusunda hemen çalışmalarıızı başlattık. Kabinede sunmak amacıyla. Notanın içeriği, 'Birkaç gün içinde ülkeyi terk edin aksi takdirde resmi olarak persona non grata ilan edeceğiz' şeklindeydi" ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, moderatörün "Yani bu prosedür mü işletilecekti?" yönündeki sorusunu "Elbette işletilecekti. Her şeyden önce bu Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı. İkincisi ülke ve milletin kabul edemeyeceği bir davranışta bulundular" diye yanıtladı.

Peşini bırakmayacağız

Erdoğan'ın Eskişehir'deki açıklamasının ardından "bir panik havası başladığını" ve büyükelçilerin birbirlerini suçlamaya başladığı bilgisini edindiklerini söyleyen Çavuşoğlu, "Bu açıklamayı yapanlar nasıl geri dönebiliriz, bunu nasıl düzeltebiliriz arayışlarına girdiler. Bilgiler de akmaya başladı tabii. Kimisi de yardımcısını suçluyor" ifadesini kullandı. Bakan Çavuşoğlu, "Öğrendiğimiz kadarıyla bu açıklamadan sonra bavullarını toplamaya başlayanlar da olmuş" dedi.

Büyükelçilerin daha sonra da "hatalarını anlayarak geri adım attıklarını" belirten Çavuşoğlu, Türkiye Dışişleri Bakanlığının yine de bu olayın "peşini" bırakmamakta kararlı olduğunu ifade etti. "Biz bunun peşinde olmaya devam edeceğiz. Dışişleri Bakanlığı olarak gerekli tedbirleri bundan sonra da alacağız" diyen Çavuşoğlu, bu önlemlerin ne olduğu konusunda bilgi vermezken "Onları önümüzdeki gunlerde açıklarız" demekle yetindi.

F-35 krizinde Rusya'ya yönelme sinyali

Glasgow'daki iklim zirvesinde gerçekleşmesi beklenen Erdoğan-Biden görüşmesindeki en önemli gündem maddesi olan F-35 savaş uçaklarıyla ilgili olarak da konuşan Çavuşoğlu, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın aldığı için ABD tarafından F-35 programından çıkarıldığı krizin aşılması için Ankara'nın şu seçenekleri kabul edebileceğini ifade etti:

"Türkiye'nin ya F-35 programına geri dönmesi lazım. Bunun şu anda mümkün olmadığını biliyoruz ama olasılıkları söylüyorum. İkincisi, Türkiye'nin parasını ödediği F-35'leri Amerika'nın Türkiye'ye vermesi lazım. Bu da olmayacaksa ödediğimiz paranın Türkiye'ye geri verilmesi lazım ya da başka ürünlerle mahsuplaşması lazım."

"Mahsuplaşılabilecek ürünler" arasında F-16'ların olduğunu belirten ancak parası ödenen F-35'lerin Türkiye'ye teslimi için de görüşmeye devam edeceklerini vurgulayan Çavuşoğlu, ABD'nin bu savaş uçaklarını temin etmemesi durumunda Rusya'dan Su-35 ya da Su-57 satın alabileceklerini söyledi.

Çavuşoğlu, "Eğer ABD satmak istemezse, bu sorunları çözmek istemesezse ya da Kongre engellerse, Savunma Sanayii Başkanımız İsmail Bey'in de dediği gibi Su-35, Su-57 dâhil diğer seçenekler devreye girer. Biz kendi ihtiyacımızı üretinceye kadar ihtiyaçlarımızı farklı kaynaklardan sağlarız" dedi.

Rusya satmaya hazır

Rusya geçtiğimiz aylarda teklif gelmesi hâlinde Türkiye'ye Su-35 ve Su-57 savaş uçakları satmaya hazır olduğunu duyurmuştu.

Türkiye programdan çıkarılmadan önce 100 adet F-35 satın almayı planlıyordu. Ankara bu doğrultuda 1,4 milyar dolarlık ön ödeme yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz haftalardaki açıklamasında, Türkiye'nin F-35'ler için yaptığı ödemelere karşılık ABD'nin Ankara'ya F-16 savaş uçağı teklif ettiğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığı ise Türkiye'nin F-16 satın alma talebi olduğunu ve buradaki ödemeyle ilgili ABD'nin Türkiye'ye herhangi bir finansman teklifinde bulunmadığını belirtmişti.

ABD'de Temsilciler Meclisi'nin 11 üyesi hafta başında Biden yönetimine gönderdikleri mektupta Türkiye'ye F-16 satılmaması için çağrıda bulundu. Vekiller, olası bir satışın ise Kongre'de veto edileceğini savundu.

DW/CÖ,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler