İkizdere’de iş makineleri ″kapanma″ dinlemedi | Türkiye | DW | 01.05.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

İkizdere’de iş makineleri "kapanma" dinlemedi

Rize’nin İkizdere ilçesinde başlayan taş ocağı nöbeti bugün 10. gününde. Yasaklara rağmen Jandarma ve iş makineleri sabah saat 5’te alana gidip çalışmaya başladı. Bunu engellemeye çalışan köylülerse gözaltına alındı.

Cengiz İnşaat tarafından İkizdere’de yapılmak istenen taş ocağına karşı 21 Nisan’dan bu yana köylüler yoğun bir mücadele içinde. Gürdere ve Cevizlik köyleri arasındaki proje alanında iki adet iş makinesi bulunuyor.

Bu makinelerin çalışmasına köylüler engel olmaya çalışıyor. Jandarma ise iş makinelerinin çalışabilmesi için güvenlik çemberi oluşturmuş durumda.

Köylülerle jandarma günlerdir karşı karşıya. En son geçen hafta sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan arbede sırasında dokuz köylü gözaltına alınmıştı.

AKP heyeti İkizdere'ye gitti

İkizdere’de dün de önemli bir gelişme yaşandı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı ve Rize Milletvekili Hayati Yazıcı ile Rize Valisi Kemal Çeber, Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak ve AKP Rize İl Başkanı İshak Alim kalabalık bir heyetle İkizdere'ye gitti. Heyet burada incelemelerde bulunurken, taş ocağı yapılmasına karşı çıkanları dinleyen Yazıcı köylülere, "Başka taş alınabilecek yer yok. Burada fiili durum yaratmayın" dedi.

Köylülerle yaşanan bu tartışmaların ardından bugün sabah 5 sularında iki otobüs jandarma alana giderek çember oluşturmaya başladı. İş makinelerinin çalıştığını gören köylülerse orman yolundan alana hareket etti.

Köylüler ağaclara çıktı

Bazı köylüler iş makinelerinin çalışacağı alandaki ağaçlara çıkarak beklemeye başladı. Bazıları ise jandarmanın önünü kesmeye çalıştı. Saat 5.30'da jandarma, "dağılın" uyarısının ardından ilk gözaltılara başladı ve bu esnada bir arbede yaşandı.

Jandarmanın yanına giderek bir gerginlik olmaması için uğraştığını anlatan Kemal Baş, ilk gözaltına alınan isim oldu:

"Erkenden jandarma geldi, biz de alana gittik. Normal direnişimizi yapıyorduk. Ardından jandarma grupları çoğalmaya başladı. 'Alanı derhal boşaltın' dediler. Ben konuşmaya çalışırken direkt üzerimize saldırdılar. Cevap bile veremedim, 'alın bunları' dediler. 'Niye bize saldırıyorsunuz?' dedim, ilk önce beni aldılar."

Jandarmanın kullandığı akrep denilen zırhlı araca konup karakola götürüldüğünü ifade eden Gürdereli Baş, "Karakolda, neden orada olduğumuzu sordular. Ben de doğamıza, arazilerimize, çayımıza sahip çıkmak için yasal olarak protesto hakkımı kullandığımı anlattım" dedi.

Proje alanında toplamda üçü kadın dört kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan Derya Ekşi jandarmaya direnince sürüklenerek götürüldü. Yaklaşık sekiz saat gözaltında tutulan köylüler daha sonra serbest bırakıldı.

DW Türkçe’nin ulaştığı Derya Ekşi, olay anını şöyle anlattı: "Ben orada fenalaştım. Astımım var, tıkandım. 'Nefes alamıyorum' dedim. Ambulansı çağırdılar. Oturdum. Kolonya verdiler. Biraz kendime geldim. Sonra 'hadi karakola gidiyoruz' dediler." Ekşi, karakola gitmemek için direndiğini, bunun üzerine de jandarma tarafından sürüklendiğini ifade etti: "Bize emir verdiler, seni götürmemiz lazım' dediler. Ben de 'gitmiyorum, kadına şiddet uygulayamazsınız' dedim. 'Ya güzellikle ya zorla' dediler. İki erkek jandarma koluma girdi. Beni sürüklemeye başladılar. 'Bırakın canım çok acıyor' dedim. Sürükleye sürükleye götürdüler."

"Yine gideceğiz, yine direneceğiz"

Gözaltına alınanlar arasında 66 yaşındaki Ayşe Baş da vardı. Sabah erkenden protesto nöbetine gittiklerini dile getiren Baş, "Jandarma 'Adamları toplayın, bunları alın' dedi. Biz şok olduk. Öyle bağırdılar ki, yerlere düştük. Aldırış etmediler. Bizim bakan geldi (Hayati Yazıcı), konuştuk onunla dedim. Hiç dinlemediler. Şimdi bıraktılar bizi. Ama yine gideceğiz, yine direneceğiz" ifadelerini kullandı.

Bölgede iş makinelerine giden yolun dışında, köylülerin kullandığı orman yolu da jandarma tarafından tutulmuş vaziyette. Köylülerin anlatımlarına göre, ormanlık arazide köşe kapmaca yaşanıyor. Köylüler iş makinelerinin önüne gidecek yer arıyor. Jandarma ise bir yandan ağaçtaki köylüleri indirmeye çalışırken, diğer taraftan alana daha fazla köylünün ulaşabilmesini engellemek için ormanlık arazide güvenlik önlemi alıyor.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal protestocuları ziyaret ederek destek verdi

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal protestocuları ziyaret ederek destek verdi

İran’daki işlerini bırakıp doğup büyüdüğü köyüne gelen Güngör Baş da, köylülerle bir araya gelerek bir toplantı yaptıklarını anlattı. Alana nasıl gidebilecekleri konusunda plan yaptıklarını anlatan Baş, "Ne olursa olsun direnmeye kararlıyız. Şu anda kendi tapulu arazilerimizde jandarma bekliyor. Köylüyü geçirmiyor. Burası bizim özel mülkümüz. Buraya girmeye hakları yok. İkizdere’de büyük bir hukuksuzluk yaşanıyor" diyor.

Gözaltına alınanlara sokağa çıkma yasağını ihlal ettikleri gerekçesiyle 900 TL para cezası kesildiği belirtiliyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da sabahın erken saatlerinde İkizdere’de köylülerin yanına gitti.

Rize’nin İyidere ilçesine yapılmak istenen Lojistik Liman inşaatına dolgu amacıyla yapılmak istenen İkizdere’deki taş ocağına ilişkin şu ana kadar proje sahibi Cengiz İnşaat’tan herhangi bir açıklama gelmedi. İkizdere direnişi devam ederken Jandarma ile köylüler arasındaki gergin bekleyiş ise halen sürüyor.

Serkan Ocak

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler