Her TOBB üyesi 1 işçi alsa, işsizlik biter mi? | TÜRKİYE | DW | 13.05.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Her TOBB üyesi 1 işçi alsa, işsizlik biter mi?

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) 72. Genel Kurulu, ekonomi ve siyasette tartışmalara sahne oldu. Gazeteci Zülfikar Doğan, işsizlikle ilgili tartışmada TOBB'un yerini değerlendiriyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Sayıları 1,5 milyona ulaşan her TOBB üyesi, 1 kişiyi işe alsa, işsizlik problemi çözülür” sözleri ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “İktidarın, laiklik, anayasaya ve yasalara yönelik söylemleri konusunda, TOBB’un sessiz kaldığı” eleştirisi, tartışmaları alevlendirdi. Türkiye'nin en büyük ve en köklü işveren çatı örgütü TOBB ekonomik sorunların ve siyasi çatışmaların uzağında kalabilir mi? Geçmişte bu konularda pek çok örnek var.

TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, eleştirilere,“TOBB'u, tüm partilere eşit mesafede tutmayı benimsediğini” belirterek; “ Sayın Kılıçdaroğlu, kendisi ile beni karıştırıyor herhalde. Ben ana muhalefet partisi lideri değilim. Ben TOBB Başkanıyım. Yeni anayasanın değişmez 4 hedefini hep söylüyorum, 'demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinden vazgeçmeyiz' diyorum.” karşılığını verdi.

Erdoğan, TOBB Şeref Belgesi Töreni'nde konuşuyor; 10 Mayıs 2016

Erdoğan, TOBB Şeref Belgesi Töreni'nde konuşuyor; 10 Mayıs 2016

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan iken, 2010 yılındaki TOBB Genel Kurulu’nda da aynı öneriyi dile getirmişti. Hatta o tarihte sayısı 1 milyon 300 bin olan TOBB üyelerinin her birisi bir işçi almazsa, kendisinin tek tek oda başkanlarını çağırıp talimat vereceğini kaydetmişti.

"İşveren de fedakârlık yapmalı ancak..."

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Bülent Pirler, bunun olamayacağını ifade ederek, “İşçi alma, istihdamı artırma, işverenlerin imkânlarıyla ilgili. İhtiyacı ve imkânı varsa, işçi alır. Zaten işverenler üzerinde, yasaların mecburi kıldığı, yeteri kadar zorunlu istihdam baskısı var. Doktor, özürlü, avukat, iş sağlığı ve iş güvenliği kotaları var… Bir de, her işveren bir işçi daha alsın denirse, mümkün değil” diye konuştu.

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün’e göre ise fedakârlık paylaşılmak zorunda. Yenigün “İşverenler de fedakârlık yapmalı, ama sadece bizden beklemek doğru değil. Devlet, bankalar, diğer sektörler, dayanışma içinde, birbirine destek olursa bu mümkün. Yurt dışı müteahhitler olarak, son dönemde çok pazar kaybettik. Yılda 25-30 milyar dolar kontrat imzalarken, şu anda iş kapasitemiz yüzde 30-35 düştü. Bu durumda, fedakârlığı sadece bizlerden beklemek yerine, paylaşılmalı.” dedi.

"Erdoğan yanlış anlaşıldı"

Çalışma Ekonomisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Kılıç, Cumhurbaşkanının yaklaşımının doğru olduğu, ancak söylemek istediğinin tam anlaşılamadığı görüşünde. Kılıç, danışmanlarının Cumhurbaşkanını aslında uyarmaları gerektiğini kaydederek şunları söylüyor; “İşadamlarına söylemek istediği, ‘istihdam yükünüz fazla, bunu biliyorum. İstihdamı artırırsanız, İŞKUR’un İşbaşı Eğitim Programları var. Buradan katkı alırsınız’ şeklinde. Bu programlarla, hem eğitimli işgücü artıyor hem de devletin işverene katkısı devreye giriyor. Bu işsizliğe çözüm olacak bir imkân.”

Gazi Üniversitesi’nden, İktisatçı Prof. Aziz Konukman’a göre ise işsizliğin çözümü, devletin öncelikli görevi. “Bu sorun sosyal devletin sorumluluğu” diyen Konukman, “Liberal politikalarla, piyasa çözer mantığıyla olmuyor. Kamunun öncülüğü olmadan, işgücü piyasalarında böyle bir uygulama mümkün değil. Orta Vadeli Planların çöktüğü, üç yıl sonrasının bile öngörülemediği bir ekonomide, işadamı, ne yatırım yapar, ne işçi alır” görüşünde.

TOBB, siyasete ağırlık koymalı mı?

Hisarcıklıoğlu, “Tüm partilere eşit mesafedeyiz” dese de, TOBB her dönem siyasetin içinde, siyasilerin hedefinde oldu. 12 Eylül askeri yönetim döneminde, Mehmet Yazar başkanlığındaki TOBB, ekonomi üzerinden askeri yönetime muhalefet yürüttü. 28 Şubat Sürecinde, Fuat Miras’ın başında olduğu TOBB, “irtica ile mücadele” stratejisinin önde giden STK’larının başındaydı.

TOBB'un, siyasette daha etkin olmasına dönük eleştiriler konusunda, TMB Başkanı Yenigün “Siyasetle ekonomi iç içe. Her kurum karşılıklı tavsiyede, çözüm önerisinde bulunur. ‘Herkes işine baksın' demek doğru değil. Görüşlerimizi, önerilerimizi dile getirmemiz, bunların dinlenmesi önemli. Reformlar, destekler konusunda, çözümlerimizi söyleyebilmeliyiz. Varsa yanlışlar, ortaya koyabilmeliyiz” diyor.

Prof. Konukman, TMMOB, Türkiye Barolar Birliği, Türk Tabipler Birliği gibi, TOBB’un da sorumlulukları olduğu kanısında. “TOBB bir mesleki Sivil Toplum Kuruluşu (STK). Kamusal tarafı da var. Kaba siyaset, bir partinin peşine takılarak değil ama siyasi, ekonomik, sosyal politikalara katkı, öneri ve eleştiri görevi, sorumluluğu var.” tespitini yapıyor.

Prof. Cem Kılıç bu konuda, “TOBB'un, ekonomi ve siyasette, politikaların oluşturulmasında bir misyonu olmalı. STK’lar, sendikalar, hepsinin sorumluluğu var. Böyle bir etkileşimin olması gerek.” derken, TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler, TOBB’un en başta üyelerine karşı sorumluluğu olduğu görüşünde.

Pirler’in değerlendirmesi şöyle; “Her meslek örgütünün, bir siyasi kurum olmadığı açık. Ancak, en başta, üyelerinin sorunlarını dile getirme, çözüm arama sorumlulukları var. TOBB'un bu açıdan, öneriler, eleştiriler getirmesi, alternatifler üretmesi doğru bir yaklaşım. Doğrudan bir siyasi aktör olarak ortaya çıkması ise yanlış olur.”

© Deutsche Welle Türkçe

Zülfikar Doğan / Ankara

Önerdiğimiz linkler

Reklam