1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Gözler Irak Konferansı'nda

Peter Philipp/DW, Ajanslar3 Mayıs 2007

Irak Konferansı, Şarm El Şeyh'te toplandı. Katılımcı ülkelerin ortak hedefi Irak’ta siyasi ve iktisadi istikrarın sağlanması. Bu ortak hedef doğrultusunda ülkelerin iş birliğini güçleştiren en temel konu ise Washington ile Tahran ve Şam arasındaki uzlaşmazlık. Ancak ABD Dışişleri Bakanı Rice ile Suriye Dışişleri Bakanı Muallim'in görüşmesi siyasi gözlemciler tarafında olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

https://p.dw.com/p/AZO6
Irak Başbakanı Nuri El Maliki, bütün ülkelerden Irak'ın borçlarını silmelerini istedi.
Irak Başbakanı Nuri El Maliki, bütün ülkelerden Irak'ın borçlarını silmelerini istedi.Fotoğraf: AP

Uluslararası toplum savaşın başladığı günden bu yana on binlerce kişinin hayatını kaybettiği Irak’ta istikrarın sağlanmasına katkıda bulunmak için Mısır’da bir araya geldi. Irak Konferansı’na katılan ülkeler, etnik ve dinsel çatışmaların hüküm sürdüğü Irak’ta istikrarın sağlanmasını istiyor.

Çoğu dışişleri bakanları düzeyinde olmak üzere 50 kadar ülkenin katıldığı toplantıda ilk gün ekonomik konular ele alınıyor. Cuma günü de güvenlik konuları görüşülecek. Türkiye'yi Devlet Bakanı Mehmet Aydın başkanlığındaki heyetin temsil ettiği toplantının açılışını Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt yaptı.

Irak konferansında konuşan Irak Başbakanı Nuri El Maliki, bütün ülkelerden Irak'ın borçlarını silmelerini isterken, ülkede kurumsal reformların yapılacağı konusunda da söz verdi. Zira ABD ve Sünni Arap hükümetleri, Irak'taki Sünnilerin siyasi sürece dahil edilmesi başta olmak üzere, birçok konuda kurumsal reform yapılmasını istiyor. Şii olan Başbakan El Maliki, Irak'taki Sünniler ve Arap hükümetlerinin bazıları tarafından Şiileri kayırmakla suçlanıyor.

Çin borçları sildi

Irak'ın çoğu Suudi Arabistan, Kuveyt, Rusya ve Çin'e olmak üzere yaklaşık 50 milyar dolarlık dış borcu bulunuyor. Borçların büyük bölümünün Saddam Hüseyin döneminde 1980'li yıllardaki Irak-İran savaşında yapıldı.

Çin hükümeti bu yıl içinde Irak'a 50 milyon yüen yani 6.5 milyon ABD doları yardım vereceği açıkladı. Çin Dışişleri Bakanı Yang Cieçi, Irak konferansında yaptığı konuşmada, Irak hükümetinin Çin'e olan tüm borçlarını da sileceklerini belirtti. Yang, Çin'in vereceği yardımın Irak'taki sağlık ve eğitim çalışmalarında kullanılacağını söyledi.

Bağdat'ın yaklaşık 100 milyar dolarlık borcu da daha önce Paris Kulübü ülkeleri tarafından silinmişti.

Suriye ile ABD arasında temas

Bu arada merakla beklenen Suriye-ABD görüşmesi oldu. iABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile Suriyeli muadili Velid Muallim görüşmesi gerçekleşti.

Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Suriye Dışişleri Bakanı Velid El Muallim ile Mısır'daki genişletilmiş Irak konferansında bir araya geleceği daha Amerikalı bir yetkili tarafından da doğrulanmıştı. Adının açıklanmasını istemeyen ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, “Görüşmede, sınırların güvenliği konusunun ele alınmasını bekliyorum” demişti.

ABD, Suriye'yi, komşu ülke Irak'a sızan militanları engellemek için yeterince çaba sarf etmemekle suçluyor. Rice’ın konferansta, Amerika’nın yıllardır sert baskılar uygulayarak uluslararası toplumdan izole edilmesinde ısrarcı olduğu Suriye’nin dışişleri bakanı ile buluşması önemli bir gelişme. Amerika ile Suriye arasında yıllardır bu düzeyde bir görüşme gerçekleşmiyor. Rice, 2005 yılında dışişleri bakanlığı görevine geldiğinden bu yana ilk kez Suriye dışişleri bakanı ile bir araya gelecek.

Ancak konferans bir başka açıdan da ilgi çekiyor. Şarm El Şeyh’te 30 yıl aradan sonra ilk kez İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında dışişleri bakanları düzeyinde görüşmeler gerçekleştirilmesi olasılığı var.

Ortak payda Irak

İran İslam Devrimi ve Tahran’daki Amerikan Büyükelçiliği’ni 1979 yılında hedef alan baskından bu yana Amerika ile İran arasında diplomatik ilişki ve üst düzeyde ikili temas bulunmuyor. İran’ın nükleer programı nedeniyle son yıllarda iki ülke arasındaki ilişkiler daha da gerginleşti. Yalanlamalara karşın Bush yönetiminin İran’a saldırmaya hazırlandığı yönündeki spekülasyonlar da sürüyor.

Fakat İran ile Amerika’yı, aynı noktada buluşturan bir konu var. O da Irak. Her iki ülke uzun bir süredir örtüşen çıkarları nedeniyle Irak konusunda hemfikirler. Irak’ta normalleşme istiyorlar. Gerekçeleri farklı. Amerika bu aşamada bile savaşı bir başarı olarak ortaya koymayı istiyor. İran ise sınırında huzur istiyor. Tahran yönetimi, Irak’ın tehdit oluşturmayan ve barışçıl ilişkiler içersinde olacağı bir komşu olmasını istiyor.

Bu ortak hedef Tahran-Washington hattında bir süredir üstü kapalı bir iş birliği yürütülmesini sağladı. Ancak Irak’taki güvenlik durumunun kötüye gitmesi, iç çatışmaların tırmanması ve artan terör saldırıları bu sürece noktayı koydu. Amerikalılar ve İngilizlere göre İran Şii milisleri destekliyor. Bugüne kadar ikna edici kanıtlar ortaya konulamadı ve Tahran da bu iddiaları sert bir dille yalanlıyor. Tahran yönetimine göre diplomat olan Washington’a göre ise ajan olan beş İranlı aylardır Irak’ta Amerikalılar tarafından alıkonuluyor.

Önceki görüşme olumluydu

İki ülke, ilişkilerindeki kötü gidişata karşın Tahran ve Washington birkaç hafta önce Bağdat’ta gerçekleştirilen büyükelçiler toplantısına katılmayı kabul etti. Bu toplantıda ilk kez Irak sorunu tüm tarafların katılımıyla masaya yatırıldı. Görüşmeler olumlu geçti. Ancak taraflar sadece Irak ve Amerika değil tüm komşu ülkelerin Irak’ta uzlaşma sağlanmasında sorumluluk taşıması gerektiği konusunda mutabakata vardı.

Irak konulu dışişleri bakanları toplantısına ilişkin uzun soluklu diplomasi trafiğinin ardından bu sefer de İran’dan katılım olup olmayacağına ilişkin belirsizlik kısa bir süre öncesine kadar sürdü. Sonunda İran, Dışişleri Bakanı Manuçher Mutteki’nin toplantıya katılması için yeşil ışık yaktı.

Bu aşamaya gelinmesi bile çok önemli bir adım. Ancak İran ve Amerika’nın Şarm El Şeyh’de gerçekten açık ve doğrudan birbirleriyle konuşmaları daha da yüreklendirici olur. Amerikan Dışişleri Bakanı Rice, İranlı Bakan Mutteki ile Irak dışında konular hakkında konuşmak konusunda bir sorunu olmadığını söyledi. Ama bu aşamaya ulaşılamasa da Mısır’da bu amaç doğrultusunda çok önemli bir ilk adım atıldığı kesin.