Demirtaş: Çözüm sürecindeki tüm görüşmeler devlet eliyle yürütüldü | TÜRKİYE | DW | 25.04.2019
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

Demirtaş: Çözüm sürecindeki tüm görüşmeler devlet eliyle yürütüldü

Üç yıldır cezaevinde olan Selahattin Demirtaş mahkemedeki savunmasına devam etti. Çözüm sürecinde Kandil ve İmralı'da yaptığı görüşmelere ilişkin "hükümetin bilgisi, desteği ve onayı ile gerçekleşti" dedi.

Kasım 2016'dan bu yana cezaevinde olan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın davasına Sincan Cezaevi Kampüsü'nde bugün de devam ediliyor. "Terör örgütü kurma-yönetme, örgüt propagandası, suç ve suçluyu övme" suçlamalarıyla karşı karşıya olan Demirtaş, duruşmaya SEGBİS ile katılarak savunmasını sürdürdü. 

2012 yılının başında Meclis'te yaptığı bir konuşmayı duruşma sırasında okuyan Selahattin Demirtaş, hakkındaki fezlekelerin çoğunun bu tarihten sonra hazırlandığını söyledi.

Çözüm süreci kapsamında İmralı'da ve Kandil'de yaptığı görüşmeler ve açıklamaları nedeniyle yargılandığını söyleyen Demirtaş, savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"Sayın Öcalan dedi, Kürt Halk Önderi dedi diye, onunla görüşülsün dedim diye yargılıyorsunuz ama aynı devletin İçişleri Bakanlığına bağlı Sahil Güvenlik Birimleri partimin heyetini Marmara Adasındaki İmralı'ya götürdü. En az 30 defa Kandil'de PKK üst düzey yönetimi ile görüşmeye gittik. Hepsi de tamamı da hükümetin bilgisi, desteği ve onayı ile gerçekleşti. Bunların tamamında Çözüm Süreci heyetinin içindeydim ben. Devlet eliyle yürütüldü bunlar."

"Barış görüşmeleri kötü gidince bu defa biz terörist olarak tutuklanıp içeri alındık" diyen Demirtaş, çözüm sürecinde üstlendikleri görevi "tırnak içinde belirtiyorum ki, hepsinin adı elçidir. Bazen arabulucudur, bazen barış girişimcisidir, bazen akil insandır" sözleri ile anlattı. Demirtaş, HDP'nin sürece ilişkin görüşlerini de şu sözlerle özetledi:

"Biz terör faaliyeti yürütmedik. Biz terörist değiliz. Şiddeti de silahı da desteklemedik. En akılcı makul bildiğimiz yolla bu sorunların çözümü için uğraştık."

Kime 'sayın' deyip demeyeceğime savcılar karar veremez"

Abdullah Öcalan'a "Sayın" dediği için yargılanmasına ilişkinse Demirtaş, "Kesinlikle suç unsuru oluşturmayan cümlelerdir. Benim siyasi düşünce ve görüşlerimdir. Kime 'sayın' deyip demeyeceğime savcılar karar veremez" dedi. Demirtaş, Öcalan'ın "bizim açımızdan saygın olan kısmı yaptığı barış girişimleridir" diye konuştu.

Gülen yapılanması ve AKP'nin ortak operasyonu ile yargılanmalarının başladığını belirten Demirtaş, "AKP-Cemaat ortaklığını yapan savcılar tarafından terör örgütü yöneticisi, propagandacısı olarak aynı fezlekeleri hazırlandı. Şimdi 9 yıl geçti bu defa ben yargılanıyorum aynı savcıların fezlekesi ile o savcılar da yargılanıyor ben de yargılanıyorum" diye konuştu.

Savcılara Kılıçdaroğlu tepkisi

Demirtaş savunması sırasında Kılıçdaroğlu'na cenaze töreninde yumruk atılmasını da gündeme getirdi. Demirtaş, "Savcı Kılıçdaroğlu'na yumruk atan adamın elinin öpülerek videosunun, fotoğrafının çekilmesi, yumruk atan elin, işte 'gurur, onur duyuyoruz, ülkenin milli kahramanıdır' diyerek, bütün televizyonlarda, gazetelerde var, çarşaf çarşaf yayınlanması hakkında bir işlem yapacak mıydı? Ortada bir suç ve suçluyu övme varsa dönüp yargılasınlar" dedi. 

Hakkında 30'dan fazla dava açılan Demirtaş'ın savunması devam ediyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, hakkında 142 yıl hapis cezası istenen Demirtaş'ın serbest bırakılması gerektiğine hükmetmişti. Demirtaş'ın gözaltı ve tutukluluk koşulları hakkında 2017'de açtığı davaya ilişkin AİHM, Türk yargısının tutukluluğun devamını somut gerekçelere dayandıramadığına ve bu durumun hukuk dışı nedenlerden kaynaklandığına kanaat getirmişti.

DW/ÖA,GA

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler