Danıştay İstanbul Sözleşmesi′nin feshinde yürütmeyi durdurma talebini reddetti | Türkiye | DW | 29.06.2021

Yeni DW ile tanışın

Yeni DW'nin beta sürümüne herkesten önce göz atın. Görüşünüzü bize bildirerek yeni DW'yi daha da geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz.

  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

Türkiye

Danıştay İstanbul Sözleşmesi'nin feshinde yürütmeyi durdurma talebini reddetti

Danıştay, İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından feshedilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütmeyi durdurma talebini reddetti.

Danıştay

Danıştay

Danıştay, İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından feshedilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütmeyi durdurma talebini reddetti. İYİ Parti lideri Meral Akşener tarafından yapılan başvuru Danıştay 10'uncu Dairesi tarafından üçe iki oyla reddedildi. Başkan Yılmaz Akçıl, Üye Metin Arıtı ve Üye Lütfiye Akbulut talebin reddi yönünde oy kullanırken Danıştay üyeleri İbrahim Topuz ve Ahmet Saraç karara katılmayarak şerh koydu.

Başvuruda 19 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. Maddesinin 1. Fıkrasında yer alan "bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ve ibarenin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istenmişti. Ayrıca Cumhurbaşkanı'nın kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisini kullanarak dava konusu işlemi tesis ettiği iddia edilmiş, sözleşmenin yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince ancak TBMM'nin iradesiyle feshedilebileceği belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Kararda Cumhurbaşkanı'nın yürütme yetkisine atıf

Danıştay kararında "Yasama organının milletlerarası andlaşmalara ilişkin yetkisinin andlaşmanın onaylanmasını bir kanunla uygun bulmaktan ibaret olduğu, bu kanunun tek hukuki sonucunun, Cumhurbaşkanına bir takdir yetkisini kullanma imkanını vermek olduğu, Cumhurbaşkanının uygun bulma kanunu sonrasında milletlerarası andlaşmayı onaylayıp onaylamama konusunda takdir yetkisine sahip olduğu ve milletlerarası andlaşmaların sona erdirilmesinin (Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshinin) tıpkı andlaşma metinlerinin hazırlanması, imzalanması, son aşamada onaylanarak yürürlüğe konması hususlarında olduğu gibi yürütme yetkisi dahilinde bulunduğu görülmektedir" denildi.

Kararda "dolayısıyla, milletlerarası andlaşmaların sona erdirilmesinin (feshinin) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmesinin hukuken mümkün olduğu" ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3. Maddesi'nin 1. Fıkrası'nda yer alan ibarenin Anayasaya aykırı olmadığı belirtildi.

Danıştay kararında Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin 80'inci maddesinde tarafların Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne yapacağı bir bildirimle bu sözleşmeyi feshedebileceği hükmünün yer aldığı da ifade edildi. Kararda "TBMM söz konusu Sözleşmenin onaylanmasını uygun bulurken, anılan Sözleşmenin feshedilebilmesi hususunda 'Taraflara' – bu arada yürütme organına/ Cumhurbaşkanına- Sözleşmeyi feshetme yetkisini de verdiğinde tereddüt bulunmamaktadır" denildi.

TBMM

TBMM

Şerhlerde TBMM'nin yasama gereğine atıf

Çoğunluk kararına katılmayan Danıştay Üyesi İbrahim Topuz ise şerhinde Cumhurbaşkanı'nın sözleşmeden çekilme yönünde karar alması için TBMM tarafından kanun çıkartılması gerektiğine dikkat çekti. Topuz şerhinde "TBMM'nin uygun bulma kanunu uyarınca onaylanarak yürürlüğe giren bir milletlerarası andlaşmanın feshi ancak TBMM'nin uygun bulma kanunu yürürlükten kaldırması veya sona erdirmeyi uygun bulduğuna ilişkin yeni bir kanun çıkarması sonrasında alınacak bir Cumhurbaşkanı kararı ile mümkün olabilecektir" dedi. Sözleşmenin onaylanmasına ilişkin (6251 sayılı) kanunun TBMM tarafından yürürlükten kaldırılmadığını, sözleşmenin sona erdirilmesinin uygun bulunduğuna ilişkin yeni bir kanun da çıkarılmadığını hatırlatan Topuz yürütmeyi durdurma kararı alınmasını savundu.

Danıştay Üyesi Ahmet Saraç da şerhinde "Yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereğince, bir işlem hangi usule uyularak tesis edilmişse aynı usule uyularak geri alınması, kaldırılması veya feshedilmesi gerekmektedir" kaydını koydu.

Kısaca "İstanbul Sözleşmesi" olarak bilinen "Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi", kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti bir insan hakkı sorunu olarak ele alıyor ve bu tür şiddete sıfır tolerans gösterilmesini hedefliyor.

Çoğunluk kararında imzası olan tek kadın üye olan Lütfiye Akbulut, 28 Kasım 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Danıştay üyeliğine atanmıştı. Akbulut daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1. Hukuk Müşaviri olarak görev yapıyordu.

DW / EC, AÜ

©Deutsche Welle Türkçe