Bozdağ′ın Almanya ziyareti tepki topluyor | ALMANYA | DW | 02.03.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Bozdağ'ın Almanya ziyareti tepki topluyor

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Almanya ziyareti tepki topluyor. Adalet Bakanı Maas sert eleştirilerde bulunurken, Sol Parti ise Bakan Bozdağ'ın etkinliğe katılmasının engellenmesini istedi.

Türkiye ve dış temsilciliklerde 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliği referandumu öncesinde Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bugün Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinin Gaggenau kentinde düzenlenen bir referandum etkinliğine katılacak.

Etkinlik AKP’ye yakınlığı ile bilinen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği UETD'nin kuruluş kutlamaları kapsamında düzenleniyor. AKP'den yapılan açıklamaya göre Bozdağ referanduma sunulan başkanlık sistemine Almanya’daki Türklerden ‘evet’ oyu almak üzere bu etkinliğe katılıyor. Almanya’da seçme hakkı olan 1 milyon 400 T.C. vatandaşı referandum oylamasına katılabilecek.

Almanya'da tepkiler artıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da Almanya'da olası bir mitingine katılacağına ilişkin tartışmalar sürerken ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Başbakan Binali Yıldırım'ın ardından Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın da referandum kampanyası için Almanya'ya gelmesine siyasetten ve sivil toplum kuruluşlarından tepkiler devam ediyor.

Almanya Adalet Bakanı, Sosyal Demokrat partili (SPD) Heiko Maas, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Almanya’da istediği anayasa değişiklikleri yönünde oy alabilmek için etkinliklere katılmasına karşı olduğunu açıkladı. Maas, Bakan Bozdağ'ın Almanya'da düzenlenecek bir etkinliğe katılacak olmasına da tepki gösterdi. Maas, Badische Neueste Nachrichten'e verdiği demeçte, "Almanya'da mitinge katılacak Türk siyasetçiler, basın ve ifade özgürlüğünün bizim için ne kadar önemli olduğunu bilmeliler. Ve ifade özgürlüğü talep edenin, kendisinin de hukuk devleti ve basın özgürlüğünü garantisi etmesi gerekir” şeklinde konuştu. 

Adalet Bakanı Maas Türkiye-Almanya ilişkilerine değinirken de gazeteci Deniz Yücel'in tutuklanmasına ilişkin olarak, “Olan bitenlere baktığımızda bence artık alçak sesle konuşma döneminin geride kaldığı bir yere varmış bulunuyoruz” ifadesini kullandı.  

Riexinger: Türkiye despotu Alman hükümetini oynatıyor

Daha sert tondaki eleştiriler Sol Parti Genel Başkanı Bernd Riexinger’den geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göndermede bulunan Riexinger, “Türkiye’nin despotu Alman hükümetini burnuna çengel takılmış gibi sirkin ortasında oynatıyor. Bozdağ, Erdoğan’ın gücü tek elde toplama hayalleri yönünde oy avcılığına çıkmış bulunuyor. Baden-Württemberg eyaletinin Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Yeşiller Partisi’nden oluşan koalisyon hükümeti Bozdağ’ın bu etkinliğe katılmasını engellemeli. Alman hükümetinin bir diktatörlük kurulması yönünde Almanya'da kampanya düzenlenemeyeceğini  yanlış anlamalara meydan vermeyecek net bir biçimde açıklaması gerekir” diye konuştu.

Sofuoğlu: Hükümet işleri ile parti işleri karıştırılıyor

Almanya Türk Toplumu adlı sivil toplum kuruluşunun başkanı Gökay Sofuoğlu da Alman haber ajansı dpa'ya yaptığı açıklamalarda "Hükümet işleri ile parti işlerinin Türk bakanlar eliyle karıştırılmasını” eleştirdi. Sofuoğlu “Ben Türk hükümetinin devletin imkânlarını kullanarak yurt dışında AKP lehine faaliyet bulunmasını doğru bulmuyorum” açıklamasını yaptı.

Bakan Bozdağ’ın Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin (UETD) kuruluş kutlamaları kapsamındaki etkinliğe katılacak olması ve AKP’nin yaptığı açıklamaya göre bu etkinlikte Bozdağ’ın başkanlık sistemi lehine konuşacak olmasına göndermede bulunan Sofuoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı bazı etkinliklerde de bu tür karıştırma durumlarını gözlemlediğini, ayrıca bu tür faaliyetlerin Almanya’daki Türkiye toplumu içinde bölünme eğilimlerini yeşerttiğini söyledi.

Almanya Türk Toplumu Başkanı, Türk hükümet yetkilileri devletin imkanlarını kullanarak Almanya’da yaşayan Türkleri kendi partilerinin yanına çekmeye çaba göstereceklerine Alman hükümeti ile Welt gazetesinin muhabiri Deniz Yücel’in tutuklu olduğu cezaevinden tahliye edilmesini görüşmelerinin daha iyi olacağına da vurgu yaptı. Sofuoğlu Türkiye’de tutuklu bulunan Yücel ile diğer 150 gazetecinin derhal serbest bırakılmasından yana olduğunu da belirtti ve “Gazetecilik suç değildir” dedi.

Brand: Referandum diktatörlüğe bir adım yaklaşmak demek

Hristiyan Demokrat Birlik partisinin (CDU) Federal Meclis Grubu’nun insan hakları sözcüsü Michael Brand da Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bir diktatörlüğe doğru gitmekte olduğunu söyledi ve “Referandumda başkanlık sistemine onay verilmesinin diktatörlüğe doğru bir adım daha yakınlaşma anlamına geliyor” ifadesini kullandı. Brand Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğu konusunda kuşkusunun arttığını da söyledi ve Türkiye’yi kastederek “Onların bağımsız bir yargısının olduğu bir masal. Çok sayıda yargıç tutuklama mekanizmasının destekçileri konumunda” değerlendirmesini yaptı.   

Brok: Türkiye ve Erdoğan ile diyalog daha iyi çözüm

Hristiyan Demokrat Birlik partisinin (CDU) Avrupa Parlamentosu milletvekili Elmar Brok ise ortaya çıkan gerginliğe rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya’ya giriş yapacak ve burada konuşacak olmasına yasak getirme önerilerine karşı çıktı. Neue Osnabrücker Zeitung'e yaptığı açıklamada Brok, "NATO üyesi bir ülkenin Cumhurbaşkanı'nın Almanya'ya giriş yapmasına karşı çıkılamaz. Karşı tarafa etkide bulunabilmek için Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile diyalog içinde kalınması daha iyi çözümdür” dedi.

Bu arada Rheinische Post gazetesi Türkiye Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'nin de pazar günü Almanya'nın Köln kentine gelerek buradaki bir etkinlikte konuşacağını haber verdi.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa/D/ÇA/BÖ

Reklam