Berlin′in karma tuvaletleri | YAŞAM | DW | 29.01.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Berlin'in karma tuvaletleri

Berlin Eyalet Senatosu, karma tuvalet uygulamasına geçmek istiyor. DW yazarlarından Gero Schließ bu uygulamayı neden desteklediğine ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Berlin moda haftasını ilk defa geçen hafta ziyaret ettim. Etkinlik süresince beni en çok şaşırtan şey karma tuvaletlerdi. Gerçi tuvalet deneyiminin başlangıcı oldukça bilindikti: Tuvaletin önünde oluşmuş uzun bir kuyruk. Kalabalığa yakından bakınca fark ettiğim ilk şey kuyrukta bekleyen çok sayıda kadına karşılık oldukça az sayıda erkek olmasıydı. Kadınlar oldukça sabırlı ve sakin bir şekilde bekliyorlardı. Erkekler ise biraz gergin ve elleri sürekli telefonlarındaydı.

Tuvaletinizi oturarak yapın

Tuvaletin kapısı üzerindeki tabela kuşkuya yer bırakmıyor. Bu tuvalet, Berlin'de oldukça hararetli bir şekilde tartışılan ve Sosyal Demokrat Parti, Sol Parti  ve Yeşiller'in oluşturduğu koalisyonun bütün kamusal binalarda hayata geçirmeyi planladığı ‘karma tuvalet’ uygulamasının ilk örneklerinden biri.

Tuvaletin kapısının üstündeki işaretler bu kapının ardında neyle karşılaşacağım konusunda beni aydınlatıyor. Durum yanlış anlaşılmaya yer bırakmayacak şekilde ama oldukça da sade bir şekilde ifade edilmiş. Tabelada barışçıl bir şekilde bir kadın ve bir erkek yan yana duruyor.

İçeride durum biraz farklı. Lavabolar ve yeni yapılmış tuvalet kabinleri arasında iki kadının yanından geçip, boş bulduğum kabinin kapısını kapatırken  "Tuvaletinizi oturarak yapın!” diyerek sert bir tonda uyarıyor bir diğer tabela. Geçişim o esnada oldukça titiz bir şekilde makyaj yapmakta olan kadınları rahatsız etti ve bir ikaz aldım.

Eski güzel tek cinsiyet tuvaletleri

Eminim şaşırmayacaksınız, ben bu karma tuvaletleri sevmiyorum. Bir erkek olarak benim için bu tuvaletler eski ve güzel erkek tuvaletlerine kıyasla oldukça dezavantajlı. Uzun kuyruklar, sıkışık nizamlı yerleşim, kullanımı rahat olan pisvuvarların olmayışı ve hepsinin üstüne bir de kadınların çantalar, rujlar ve erkekler üzerine konuşmaları. Kadınlar şimdi erkeklere ait son kaleyi de fethettiler, diye düşünüyorum, biraz öfkeliyim. Artık tuvalette de "erkek erkeğe” değiliz.

Her ne kadar eski alışkanlıklarımdan vazgeçmek benim için zor olsa da, ben yine de "herkesin tuvaletleri”ni destekliyorum. Siyaseten doğrucu olduğumu düşünebilirsiniz. Ama konumuz bu değil.

Bir erkek olarak siz hiç yanlışlıkla bir kadını tuvaletteyken gördünüz mü? Ya da tam tersi, işinizi daha hızlı halletmek için bir kadın olarak gizlice erkek tuvaletini kullandınız mı? İnsan öyle bir ortamda kendinin hoş karşılandığını düşünmüyor. Bu durumun aynısı transseksüel kişiler ya da biyolojik cinsiyeti içinde kendini rahat hissetmeyen insanlar için geçerli. Aynen dört taraftan ateş altında olmak gibi. Ve tabi konuya ilişkin sürekli aynı saçma yorumlara maruz kalmak.

New York, Berlin'deki karma tuvaletler için bir örnek

New York bu konuda adım atan ilk büyük şehir. Geçen sene Belediye Meclisi 47 oya karşın 2 oy gibi ezici bir çoğunlukla tüm şehir genelinde uygulanmak üzere karma tuvalet zorunluluğu getirdi. Belediye Meclisi kararında düzenlemenin amacı, transseksüel insanlar ya da sahip olduğu biyolojik cinsiyet içinde kendini rahat hissetmeyen insanlar için kendilerini daha rahat hissedebilecekleri bir ortam yaratmak olarak ifade edildi. Bu yüzden New York'taki binlerce restoran ve bar işletmesinin tuvaletlerini senenin başına kadar yeniden düzenlemesi gerekiyordu. Böylesi çok daha iyi!

Aranızdan çoğu kişinin şu anda ne düşündüğünü tahmin edebiliyorum; çoğunuz dünyanın sonunun geldiğini düşünüyorsunuz, Trump batıda tantana kopartıyor, Putin doğuda bağırıp çağırıyor ve tüm bunların arasında biz de sağ duyumuza hakim olmaya çalışıyoruz, peki sizin endişelenecek başka konunuz mu kalmadı da tuvaletler hakkında konuşuyorsunuz?

Elbette tuvaletler bu dünyayı kurtarmıyor. Berlin'deki tuvalet reformu kısıtlı konut sorununa ya da eğitimdeki acil problemlere bir çözüm getirmiyor. "Die Zeit” gazetesi bu duruma atfen küçük bir kesimin çıkarlarının büyük kitlelerin problemiymiş gibi sunulduğu ifade etti. Oysa "tüm cinsiyetlerin tuvaleti” "Die Zeit”ın iddia ettiği gibi sadece küçük bir kesimi ilgilendiren bir politika değil.

Tuvaletlerdeki ayrımcılığa karşı yürütülen mücadele

Oldukça özel alanlar olan tuvaletler açık toplumda ne şekilde yan yana yaşamak istediğimiz ve birbirinden oldukça farklı yaşantılar süren insanların birbirine saygılı bir şekilde yaklaşıp yaklaşmadığı konusunda bir turnusol kağıdı. Azınlıklara yönelik ayrımcılıkla mücadele tam da burada başlıyor. Bu sebeple bu tuvaletleri savunuyorum. Her ne kadar bu durum bir zamanlar sessiz olan tuvaletlerin değişeceği anlamına gelse de.

@ Deutsche Welle Türkçe

Gero Schließ

Reklam