1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Avrupa Parlamentosu'ndan 'iklim acil durumu'

28 Kasım 2019

Avrupa Parlamentosu önümüzdeki hafta Madrid’de düzenlenecek BM İklim Konferansı öncesinde Avrupa Birliği genelinde "iklim acil durumu" ilan etti. CDU’lu vekiller ise ifadenin Nazi Almanyası’nı hatırlattığı görüşünde.

https://p.dw.com/p/3TuEr
Fotoğraf: picture alliance / Geisler-Fotopress

Avrupa Parlamentosu (AP) önümüzdeki hafta Madrid'de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Konferansı öncesinde iklim değişikliği konusunda duyarlılığı artırmak amacıyla hazırlanan bir karar tasarısını kabul etti. Strasbourg’da yapılan oylamada Parlamentodaki milletvekillerinin büyük bölümü iklim değişikliğinin dramatik etkileri nedeniyle Avrupa Birliği genelinde "çevre ve iklim acil durumu" ilan edilmesi yönünde oy kullandı. Bu bağlamda Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ve üye ülkelere iklim koruma konusunda daha aktif olmaları için talepte bulunulması hedefleniyor.

Tasarı uyarınca AP, 2030 yılına kadar karbondioksit emisyonunu düşürme hedefini 1990 yılına oranla yüzde 40 yerine yüzde 55 azaltmayı öngörüyor. Ayrıca AB’nin en geç 2050 yılına kadar "iklim nötr" hedefine ulaşmak için çaba göstermesi planlanıyor. Sosyal Demokrat Partili (SPD) Milletvekilli Delara Burkhardt’ın Avrupa genelinde nükleer enerjiden vazgeçilmesi talebi ise kabul görmedi.

Tasarıyı sunan liberal milletvekili Pascale Canfin, kararı memnuniyetle karşıladığını belirtti ve bu sonucun "gerek vatandaşlara, gerekse dünyanın geri kalanına güçlü bir mesaj" olduğunu vurguladı.

EU-Parlament erklärt Klima-Notstand
Fotoğraf: Reuters/V. Kessler

CDU’dan Nazi Almanyası eleştirisi

Avrupa Parlamentosu’nun Alman Hristiyan Birlik Parti’li (CDU) Milletvekili Markus Ferber ise Nazi Almanyası'nda yaşananlara gönderme yaparak kullanılan "acil durum" ifadesine sert bir biçimde karşı çıktı. Markus Ferber, "Bugün iklim konusunda acil durum çağrısı yapan, demokratik anlamda meşruluğu olmayan kararların alınmasından başka bir şey talep etmemektedir ve demokratik hakları yürürlükten kaldırmayı hedeflemektedir" diye konuştu. Nazi Almanyası'nda yaşananlara atıfta bulunan Ferber, "Bu insanlar ya neden bahsettiklerini bilmiyor ya da demokratik süreçleri devreden çıkartmayı meşru görüyorlar" ifadesini kullandı.

CDU’lu bir diğer milletvekili Peter Liese de acil durum ifadesinin Almanya’da Hitler’in göreve gelerek demokrasiyi ortadan kaldırmasını ve basın özgürlüğü gibi temel hakları sınırlamasını hatırlattığını belirtti. Liese ifadenin "öncelikle korku yarattığını, buna ek olarak Avrupa’nın karşılayabilecek durumda olmadığı beklenti ve acil önlemlere" atıfta bulunduğunu savundu.

Almanya’da, 1933 yılının Şubat ayında dönemin cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg’un yayınladığı acil bir yönetmelikle temek haklar sınırlanmış ve bu durum yeni atanan Başbakan Adolf Hitler’in gücünü perçinlemesine neden olmuştu.

Daha fazla para ayrılsın talebi

Sağ muhafazakar Avrupa Muhafazakar ve Reformcular İttifakı (ECR) ise acil durum ilanının "panik yaratmaktan” başka bir şey olmadığını savundu. Grubun en güçlü partisi olan Polonyalı Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) enerji dönüşümüne daha fazla para ayrılmasını önerdi. PiS ayrıca, Parlamento’nun Brüksel ile Strasbourg arasında düzenli olarak yer değiştirmesinin çevreye etkilerinin de değerlendirilmesini talep etti.

AP'nin verilerine göre dünya çapında binden fazla devlet, kent ya da belediye iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle acil durum ilan ederek küresel ısınmayı yavaşlatmayı öncelik olarak belirledi. Geçen Eylül ayında Avusturya Parlamentosu'ndan da benzer bir karar çıkmıştı. Almanya'da ise şimdiye kadar aralarında Köln, Leipzig ve Wiesbaden'ın da bulunduğu 43 kentte benzer kararlar alındı.

AFP,dpa / BW,ET

Deutsche Welle Türkçe