Ankara′dan ekonomiye destek paketi | EKONOMİ | DW | 08.12.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Ankara'dan ekonomiye destek paketi

Başbakan Binali Yıldırım, Ekonomik Koordinasyon Kurulu kararlarını açıkladı. Ekonomistler TL dolar karşısında tarihi düşük seviyelerindeyken açıklanan önlemlerin TL'yi desteklemekten çok büyüme odaklı olduğunu söylüyor.

Başbakan Binali Yıldırım'ın perşembe günü açıkladığı adımlar daha çok reel sektörün desteklenmesi, bankaların daha kolay kredi yapılandırmaları ve hükümetin planladığı tasarruflar ile ilgiliydi.

Başbakan, firmaların piyasada nakit sıkıntısını rahatlatmak için Hazine kefaleti getirmek suretiyle 250 milyar TL'ye kadar kredi hacmi oluşturulacağı, KOBİ'lere yönelik mevcut bilançoları esas alarak işletmelere ilk 12 ay için geri ödemesiz üç yıl vadeli 50 bin TL kredi sağlanacağını açıkladı ve devlet kurumlarının mecbur kalmadıkça döviz üzerinden sözleşme yapmayacaklarını tekrar etti.

Yıldırım, reel sektörün desteklenmesine yönelik yeni tedbirler için bütçede yapılacak tasarrufların kullanılacağını ve mali disiplinin sürdürüleceği mesajını verdi. Başbakan 2017'nin hükümet için tasarruf yılı olacağını söyledi. Yıldırım ayrıca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu BDDK'nın bankacılık sektörünün reel sektöre kredilerinin yeniden yapılandırılması için izin verdiğini söyledi.

Başbakan Yıldırım TL'ye yönelme konusunda kamuda bir dizi önlem aldıklarını ve bu yönde uygulamaların başladığını söyleyerek "Bu tedbirle kısa vadede 10 milyar dolar civarında bir kaynak yerli paraya dönmüş oldu. Piyasanın diğer ihtiyaçları olan döviz imkanına takviye yapılmış oldu, bu uygulama devam edecek" şeklinde konuştu. 

Başbakan'ın açıklamaları öncesinde beklentiler nedeniyle dolara karşı 3.34 seviyesine kadar yükselen TL, kararlar sonrası yeniden değer kaybederek 3.50 seviyelerine düştü.

"Önlemler etkileyici değil"

Londra'da merkezli Nomura'nın gelişmekte olan piyasalar ekonomisti İnan Demir, Yıldırım'ın açıklamalarını şöyle değerlendirdi:

"Piyasanın TL'deki değer kaybına yönelik önlemler alınacağı beklentilerinin aksine açıklanan ekonomi paketi daha çok kredi büyümesi odaklıydı. Bizim görüşümüze göre hükümetin TL'deki değer kaybına yönelik gelişmelere tepkisi şu ana kadar etkileyici olmaktan uzak. Türkiye'deki kısa vadeli faizlerin risk iştahına karşı ödüllendirici bir profil sunmaktan uzak olduğunu ve bu gelişmenin de TL'yi baskılamaya devam edeceğini düşünüyoruz."

QNB Finansbank baş ekonomisti Gökçe Çelik de alınan önlemlerin büyük bir kısmının ekonomik aktivitenin daha fazla yavaşlamasını engelemeyi amaçlayan kısa vadeli tedbirler olduğunu söylüyor.

Erdoğan'ın çağrısı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma günü "Yastık altı dövizleri altın ve TL'ye dönüştürün, faizleri düşürün" çağrısı yapmıştı. Erdoğan'ın çağrısı sonrası TL, Amerikan Doları karşısında tarihi düşük seviyeye gerilemiş ve 3.60’a kadar inerek yeni tarihi zirvesini görmüştü. Bu çağrıyı takiben bazı vatandaşlar döviz satışı yapmış, bazı kamu kurumları da nakdi varlıklarını TL'ye çevirme kararı aldıklarını açıklamıştı.

Başbakan TL'deki değer kaybı ile ilgili de şöyle konuştu: " Merkez Bankamızın eli kolu bağlı değil, kendi kapasitesinde icap eden tedbirleri her zaman alabilir."

Merkez Bankası geçen ayki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında dolara karşı tarihi düşük seviyesinde olan TL'deki değer kaybını önlemek için sürpriz bir şekilde politika faizini artırmıştı. Ekonomistler liradaki değer kaybının ancak faiz artışı ile engellenebileceği görüşünde. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonomik büyümeyi canlandırmak için düşük faizlerden yana olduğunu sık sık tekrarlıyor. Bu durumun Merkez Bankası üzerinde baskı yarattığı değerlendiriliyor.

Türkiye'nin üçüncü çeyrek ekonomik büyümesinin negatif ya da çok düşük gelmesi bekleniyor. Temmuz ayında yaşanan darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal ve Rusya ile yaşanan kriz sonrası düşen turizm gelirleri neticesinde büyüme olumsuz etkilendi. Ekonomistler hükümetin 2016 yıl sonu hedefi olan yüzde 3.2 büyümenin de beklentilerin altında kalacağını, hatta 2017 için hedeflenen 4.4'ün de risk altında olduğunu söylüyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Seda Sezer Bilen

Önerdiğimiz linkler

Reklam