Ankara’da 15 Temmuz davaları için geri sayım başladı | TÜRKİYE | DW | 29.12.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Ankara’da 15 Temmuz davaları için geri sayım başladı

Ankara’da 15 Temmuz yargılamasıyla ilgili süreç 21 Şubat’ta başlayacak. Hükümetin bu süreçle birlikte merkez adliyesini taşıma kararını hayata geçirme planına Ankara Barosu karşı çıkıyor.

15 Temmuz darbe girişiminde Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’na düzenlenen eylemlere ilişkin 18 sanığın yargılanmasına 21 Şubat’ta Sincan’da başlanacak. Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi duruşmaya hazırlık tutanağını bitirdi. Tutanak gereğince sanıkların yargılanması 21, 22 ve 23 Şubat günlerinde gerçekleştirilecek. Özel Kuvvetler Komutanlığı’na 15 Temmuz’da düzenlenen saldırılarda Astsubay Ömer Halisdemir öldürülmüştü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki eylemlerle ilgili olarak 18 sanık hakkında dava açmıştı. Bütün sanıkların ‘silahlı terör örgütü üyeliğinden’ 7 buçuk yıldan 15’er yıla kadar hapsi isteniyor. Ayrıca, sanıklardan 17’si için ‘anayasal düzeni kaldırmaya teşebbüs’, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile meclisi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs’ ve ‘nitelikli kasten öldürme’ suçlarından dörder kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. 1 sanığın da aynı suçlardan 5 kez ağır müebbet hapsi isteniyor. Davayla ilgili iddianamede Astsubay Halisdemir ‘şehit’ olarak yer alıyor.

15 Temmuz yargılamaları için Sincan’da özel olarak inşa edilen büyük mahkeme salonunun yanı sıra Ankara’da merkezdeki Sıhhiye adliyesi de bütünüyle devrede olacak. Adalet Bakanlığı, Sincan’da toplu davaların, Sıhhiye’deki adliye binasında kurulacak ağır ceza mahkemelerinde de bireysel davaların görülmesini planlıyor. Adalet Bakanlığı yetkilileri bu planla yargılama sürecinin hızla tamamlanmasının hedeflendiğini söylüyor. Ancak bu noktada Adalet Bakanlığı ile avukatlar arasında büyük bir sıkıntı baş göstermiş durumda. Öyle ki Adalet Bakanlığı ile Ankara Barosu arasında uzun süredir yaşanan Sıhhiye’deki adliyenin taşınması sorunu daha çetrefilli bir hale dönüştü. Çünkü hükümet Sıhhiye’deki Ankara Merkez Adliyesi’nde bulunan tüketici, asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemelerini Dışkapı’ya taşımaya hazırlanıyor. Bu da avukatlar ve vatandaşlar için Ankara’da adalet hizmetlerinin büyük ölçüde parçalanması ve bu hizmetlerinin zamanında, etkin verilememesi anlamına geliyor.

“Adalete herkesin ihtiyacı var”

Ankara Adliyelerini Birleştirme İnisiyatifi'nin kurucusu Avukat İlknur Sezgin Temel DW Türkçe’ye hükümetin adliyeyi Dışkapı’ya taşıma planının tamamen altyapısı uygun olmayan bir yere ‘adaleti sürgün etmek’ anlamına geldiğini söylerken, 2010’dan beri hükümetin programında yer alan ‘tek bir adliye oluşturma’ hedefinin bir türlü hayata geçirilemediğine ancak bugün ‘apar topar’ bu işin yapılmaya çalışıldığına dikkat çekiyor. Temel, neden bu işin ‘apar topar’ yapıldığı yönündeki iddiası için de, “Çünkü taşınma gerekçesi olarak FETÖ soruşturmasını gösteriyorlar. Yeni ağır ceza mahkemeleri kurulacağı ve merkez adliyede FETÖ soruşturmasının bireysel davalarının görüleceği dile getiriliyor” diyor. Temel, bu noktadaki itirazını “Adalete herkesin ihtiyacı var. FETÖ soruşturmalarını gerekçe göstererek adaleti yeniden yapılandıramazsınız” derken, Dışkapı’da hiçbir avukatın halktan ve şehirden uzakta doğru dürüst hizmet veremeyeceğinden yakınıyor. Temel’in kurucu başkanlığını yaptığı Ankara Adliyelerini Birleştirme İnisiyatifi, itirazlarını bir dizi eylem halinde hükümetin ve kamuoyunun gündemine getirmeyi planlıyor.

Türkei Putschversuch Präsident Erdogan in Ankara

Ankara'da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yargılamaların hazırlıkları hızlandı

14 bin avukat karşı çıkıyor

Hükümetin darbe soruşturmasını gerekçe göstererek Ankara adliyesini taşıma işlemlerini hızlandırdığını söyleyen bir diğer isim de Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran. Canduran, bu konuda hep ‘duyumlar’ üzerinden ilerlemenin sıkıntısını yaşadıklarını, hükümetten yeterli bilgi alamadıklarından yakınırken DW’ye “Her ne olursa olsun bu süreçteki gelişmeleri kamuoyunun gündeminde tutmak istiyoruz” diyor. Ankara Merkez Adliyesi’nin taşınmasına Ankara Barosu’na kayıtlı 14 bin avukatın karşı çıktığına dikkat çeken Canduran yargılamaları hızla tamamlamak isteyen hükümetin, avukatları karşısına almak yerine onlarla işbirliği ve uyum içinde çalışmayı tercih etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Canduran, Ankara’da adalet hizmetlerinin beş ayrı binada sunulduğunu, ceza ve hukuk mahkemelerinin Sıhhiye’de, idare mahkemelerinin Konya Yolu’nda, icra müdürlükleri ve mahkemelerinin Yenimahalle’de, iç ve ticaret mahkemelerinin Balgat’ta, fikri ve sınai haklar mahkemelerinin ise Yenimahalle’de hizmet verdiğini hatırlatırken, Sıhhiye’deki merkez adliyede bulunan tüketici, asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemelerinin Dışkapı’ya taşınması gerçekleştiğinde adalet hizmetlerinin altı parçaya bölüneceğini söylüyor. “Duruşmalara yetişilmiyor, hukuk işleri aksıyor, vatandaşlar mahkemeleri karıştırıyor, duruşmalar mazeretler nedeniyle uzuyor” diyen Canduran, “İstanbul’da adliyeler birleştirilirken neden Ankara’da parçalanıyor, anlayamıyoruz” çıkışında bulunuyor.

Canduran, “Halden ve rezidanstan bozma binaları adliyeye dönüştürmek için milyonlarca lira harcandı. Dışkapı’daki yurttan bozma binayı adliyeye dönüştürmek için de 10 milyon liradan fazla para harcanacak” eleştirisini de getiriyor. Ankara’da yaşanan sorunun tüm mahkemeleri tek çatı altında toplayacak, adalete erişimi kolaylaştıracak büyük ve modern bir yeni adliye binasının inşa edilerek çözülebileceğini söyleyen Canduran, aksi durumda önümüzdeki günlerde Ankara’da adalet hizmetlerinin büyük ölçüde aksayacağı uyarısında bulunuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara

Reklam