Almanya′nın mültecileri entegre edebilmek için ekonomik reformlara ihtiyacı var | EKONOMİ | DW | 10.09.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Almanya'nın mültecileri entegre edebilmek için ekonomik reformlara ihtiyacı var

Diğer ülkeler mülteci akınının realitelerine ayak uydurmada zorlanırken, Almanya çok sayıda mülteci kabul ediyor. Dünya Ekonomik Forumu baş iktisatçısı Jennifer Blanke Almanya’nın reformları ihmal edemeyeceği görüşünde.

Avrupa Birliği’ni ve Euro Bölgesi’ni sürdürülebilir ekonomik büyüme rotasına oturtabilmek için Almanya’nın ortaklarına yaptığı reform çağrıları adeta unutuldu gitti.

Yaklaşık on yıldır gözle görülür büyüme kaydedemeyen Avrupa’nın istikrarlı ve kesintisiz büyümeye odaklanabilmesi için gerçekten köklü yapısal reformlara ihtiyaç duyuluyor.

Euro Bölgesi’nin tehlikeye sürüklendiği ve İngiltere’nin AB’den ayrılmanın daha iyi mi olacağını düşünmeye başladığı bir dönemde Avrupa’nın birliğinin korunabilmesi açısından da kolların sıvanıp cesur kararlar alınması şart.

Bununla birlikte Almanya ve Avrupa’nın geleceği sadece Yunanistan ve diğer kriz ülkelerinde olup bitenlere bağlı olmayacak. Aynı zamanda Almanya da şimdiki ve gelecek kuşakların refah içinde yaşayabilmeleri için kendi ekonomisine nasıl yön vermesi gerektiğini iyi düşünmek zorunda. Alman şirketleri mültecileri işe almaya hazırlanırken, 800 bin yeni Almanyalının topluma kazandırılması gerekiyor. Bu gelişme Almanya’nın ve Alman ekonomisinin yapısal problemlerine çözüm bulunmasının ne kadar kaçınılmaz olduğunu göstermeye yetiyor.

Memnun Almanya

Jennifer Blanke Chefökonomin des Weltwirtschaftsforums

Dünya Ekonomik Forumu baş iktisatçısı Jennifer Blanke

Dünya Ekonomik Forumu'nun son Bütünleyici Büyüme ve Kalkınma Raporu, önde gelen 30 sanayi ve kalkınma halindeki ülkenin hayat standardını iyileştirme imkanları hakkında bazı fikirler öne sürüyor. Raporda bilindik eğitim ve adil gelir dağılımından başka ikinci planda kalan girişimcilik, servet birikimi, finans piyasalarına açılabilme, sağlık, altyapı ve yolsuzluğun ortadan kaldırılması gibi konulara da yer veriliyor.

Almanya'daki tartışmalar ülkenin ekonomik durumundan memnun olunduğunu gösteriyor. Bunu söyleyenler haksız da sayılmaz. Almanya'da işsizlik nispeten düşük. Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerde yüzde 50'yi bulan gençler arasındaki işsizlik oranının Almanya'da sadece yüzde 8 olması, öğretim ve mesleki eğitimin çalışanları gerekli bilgi ve beceriyle donatmada başarılı olduğuna işaret ediyor. Gelir dağılımı açısından Almanlar milli gelirden daha yüksek pay alıyorlar. Ekonominin omurgasını oluşturan orta ölçekli işletmeler rakipsiz ürünleriyle dünya piyasasında başarılı oluyor. Almanya ekonomik başarısı sayesinde Avrupa'nın ekonomik kararlarına ağırlığını koyabiliyor.

Ancak sadece başka ülkelerin ne yapması gerektiğine saplanıp kalması Almanya’nın uzağı iyi görememesine neden olabilir. Almanya’nın güçlü yanları daima zayıflarını silmeye yetmeyecektir. Almanya zayıflarını düzeltmelidir. Aksi takdirde refahı geniş tabana yayma çabaları sonuç vermeyecektir. Küresel eşitsizliğin arttığı bir çağda Almanya’nın bu trende bağışıklığı olduğu söylenemez. Diğer Avrupa ülkelerini geride bırakan büyüme oranına rağmen tek sermayesi emeği olanlar büyümenin meyvelerinden daha fazla pay alamıyorlar. Ücret ortalaması yüksek olsa da dengesizlikler artıyor. Almanya’nın ekonomik gücünün geniş kesimleri refah içinde yaşatmaya yetmeyeceği bilinci atalete kapılmamak gerektiğini gösteriyor. Büyümenin sadece rakamlardan ibaret kalmaması için ne yapılabilir?

Yeni şirket az, çalışan kadın az

Dinamizmini kaybettiği için birbirinden beslenen iki gelişme Alman ekonomisini frenliyor: Bunlar, gerektiği kadar orijinal işletmecilik fikirleri üretilememesi ve kadınların çalışma hayatındaki paylarının düşük olmasıdır. Bu iki problem, Almanya’nın yüksek hayat seviyesini koruyabilmek için muhtaç olduğu inovasyon ve dinamizmin yetersiz kaldığını gösterir.

Diğer gelişmiş sanayi ülkelerine kıyasla Almanya’da şirket kurup faaliyete başlamak uzun sürüyor ve masraflı oluyor. Yoksa Almanya şirket kuruluşları sıralamasında 29 ülke arasında 25’inci olmazdı. Küçük işletmecilikte Almanya’nın derecesi 14’üncülük. ABD bu alanda açık farkla liderliğini koruyor.

İşsizliğin nispeten az olması istihdam oranının düşüklüğünden, yani işgücü arzının azlığından kaynaklanıyor. Bunda, istihdam piyasasındaki kadın sayısının az olması dahil, çeşitli faktörler rol oynuyor. Küçük çocuk annesinin çalışabilmesi için devletin sunduğu teşvikler yetersiz kalıyor. Mesleki eğitimde kaydedilen başarılara rağmen, öncelikle fakir ailelerin çocuklarının matematik ve okumada zayıf kalması sosyal kariyer basamaklarını çıkmalarına engel oluyor. Böylece Almanya dinamik gelişmesine katkıda bulunacak yetenekleri kaybediyor.

Son yıllarda Almanya’dan en fazla mal ithal eden Çin ve diğer genç sanayi ülkelerindeki ekonomik durgunluk karşısında, Almanya’nın inovasyon gücünü gösterip yeni pazarlar için kaliteli ileri teknoloji ürünleri geliştirmesi gerekiyor. Ayrıca yurtiçi tüketimin ve iç dinamizmin de canlandırılması şart.

Büyük sıkıntı çeken diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında Almanya'da durumun çok iyi olduğu görülüyor. Ancak Avrupa'da taşıdığı ağırlık ve ortaklarına itici güç olabilmesi nedeniyle Almanya'nın da reformlara ihtiyacı var. Almanya ekonomik sistemindeki çatlakları kapatabilirse, gelecek nesillerin de sürdürülebilir yüksek hayat seviyesine kavuşturulmasını güvence altına alabilir.

© Deutsche Welle Türkçe

Jennifer Blanke

Reklam