Almanya'dan İran'a kınama: "Saldırılara son verin"
28 Şubat 2026
İsrail ile ABD’nin İran'a yönelik hava saldırıları ve İran'ın misillemesi ile Ortadoğu'da yükselen tansiyon Almanya'da da yakından izleniyor.
Almanya Başbakanı Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile birlikte İran'ın misilleme saldırılarını kınayan ortak bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, "Askerî saldırılara doğrudan dahil olmadık, ancak ABD, İsrail ve bölgedeki ortaklar dâhil olmak üzere uluslararası ortaklarımızla yakın temas halindeyiz" denildi.
Üç lider, "İran keyfi askerî saldırılarına son vermelidir" çağrısında bulundu.
Almanya Başbakanı Merz, akşam saatlerinde Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius aracılığıyla yaptığı açıklamada da İran'a yönelik bu taleplerini yineledi. ABD ve İsrail'e yönelik herhangi bir talepte bulunmayan Merz, hükümetinin "İran halkının kendi kaderi hakkında karar verme hakkına sahip olduğu" görüşünü benimsediğini vurguladı. Açıklamada, ayrıca Almanya'nın "İsrail'in güvenliğine olan bağlılığına" da vurgu yapıldı.
Müzakere masasına geri dönülmesi çağrısı yapan Almanya Başbakanı, açıklamasında "Alman hükümeti müzakere çözümüne yönelik çabaların yeniden başlamasını desteklemektedir" ifadelerine yer verdi.
SPD: Tansiyon düşürülmeli
Almanya'da koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise bölgede tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulundu.
Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil (SPD), İran'a yönelik saldırının bölgede kontrol edilmesi güç bir süreci tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Klingbeil, yaptığı açıklamada, "İsrail ve ABD'nin saldırılarını izleyen İran rejiminin ölçüsüz misillemeleri, şu aşamada sonuçları öngörülemeyen ve tüm bölgenin güvenliğini tehdit eden tehlikeli bir şiddet sarmalına yol açıyor" dedi.
SPD Dış Politika Sözcüsü Adid Ahmetoviç ise ABD ve İsrail'in İran’a yönelik saldırıları ile İran'ın misillemesinin bölgede zaten yüksek olan gerilimi "daha da tırmandırdığını" söyledi.
İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiği görüşüne katıldıklarını belirten Ahmetoviç, bunun "siyasi yollarla çözülebilecek" bir sorun olduğunu belirterek, bu görüşün hiçbir savaşı "meşru çıkarmayacağını" ifade etti. SPD'li politikacı, İran'da dışarıdan dayatılan bir rejim değişikliğinin iç savaşla sonuçlanabileceği uyarısında bulundu.
Muhalefetten eleştiri: "Uluslararası hukuk ihlal ediliyor"
Muhalefet sıralarından ise ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırılarına eleştiriler yükseldi.
Sol Parti (Die Linke), saldırıların bölge için ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Sol Parti Meclis Grup Başkanı Sören Pellmann, "İsrail ve ABD, İran'a yönelik saldırılarla uluslararası hukuku hiçe sayıyor ve başta sivil halk olmak üzere tüm bölge için yıkıcı sonuçlar doğurabilecek bir savaşı göze alıyor" dedi.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ise savaşın tüm taraflarını "itidalli davranmaya" çağırdı. AfD Meclis Grup Başkanı Alice Weidel ve partinin Eş Genel Başkanı Tino Chrupalla, gelişmeleri kaygıyla izlediklerini belirterek, uluslararası hukuk ve insan haklarına bağlı kalınması çağrısında bulundu.
Seyahat uyarıları sıkılaştırıldı
Öte yandan Almanya Dışişleri Bakanlığı, Ortadoğu'nun tamamı için seyahat ve güvenlik uyarılarını da sıkılaştırdı. Buna göre Bahreyn, daha önce kısmi seyahat uyarısı bulunan Irak’ın yanı sıra İsrail, Ürdün, Katar, Kuveyt, Lübnan, Umman, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri için yeni seyahat uyarısı yayımlandı.
Lübnan için ayrıca ülkeden ayrılma çağrısı yapılırken, İran için 2022 sonbaharından bu yana hem seyahat uyarısının hem de ayrılma çağrısının geçerli olduğu hatırlatıldı. Bakanlık, ilgili Alman dış temsilciliklerinin bölgede bulunan Alman vatandaşlarıyla temas halinde olduğunu ve görevlendirilen personelin korunması için ek önlemler alındığını açıkladı.
AFP, Reuters/BÖ, JD