Almanya’da TTIP ve CETA protesto edildi | ALMANYA | DW | 17.09.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Almanya’da TTIP ve CETA protesto edildi

Almanya’nın yedi büyük kentinde düzenlenen gösterilerde AB'nin ABD ve Kanada ile imzalaması planlanan TTIP ve CETA protesto edildi. Gösterilere 300 binin üzerinde kişinin katıldığı tahmin ediliyor.

Avrupa Birliği (AB) ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında imzalanması planlanan Atlantik aşırı Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) ve AB ile Kanada arasında imzalanacak olan Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA) bugün Almanya'nın çeşitli kentlerinde düzenlenen gösterilerle protesto edildi.

“CETA ve TTIP'yi durdurun-Adil bir dünya ticareti için” sloganını taşıyan gösterilere 300 binden fazla kişi katıldı. Organizatörlerin verdiği bilgilere göre, Berlin'de 70 bin, Hamburg'da 65 bin, Köln'de 55 bin civarında kişi gösterilerde anlaşmaları protesto etti. Bunun yanı sıra Frankfurt'taki gösterilere 50 bin, Stuttgart'ta 40 bin, Münih'te 25 bin ve Leipzig'de 15 bin civarında kişi katıldı. Polis yaptığı ilk açıklamada katılımın çok daha düşük olduğu bilgisini paylaşmıştı.

Gösteriler, Almanya'da ücretli çalışanları bir araya getiren en büyük sendika olan Ver.di ile çevre ve tüketiciyi koruma örgütleri tarafından düzenlendi.

Adil olmayan küreselleşmeye karşı protesto

Protesto gösterilerine Alman siyasetçiler de katıldı. Yeşiller partisi Federal Meclis Grup Başkanı Anton Hofreiter, protesto öncesinde yaptığı açıklamada, “TTIP ve CETA'nın adil dünya ticareti ile hiçbir ilgisinin olmadığını” vurguladı. Hofreiter, söz konusu anlaşmanın belirli gruplara imtiyazlar sağlayacağını, standartları düşüreceğini ve küreselleşmeyi daha da haksız bir hâle getireceğini savundu.

AB ile ABD arasındaki TTIP müzakereleri 2013 yılından beri devam ediyor. Bu anlaşmada, dünya ticaretinin yüzde 40'ını oluşturacak bir ekonomik alan yaratılması öngörülüyor. Bu anlaşmaya destek verenler, Atlantik'in iki yakasında pazarların karşılıklı olarak açılmasıyla, ekonomik büyümenin ve istihdamın artacağını ümit ediyor.

Anlaşmaya karşı çıkan çevre ve tüketiciyi koruma örgütleri ile sendikalar ise bu anlaşma yüzünden ürünlerde standartların düşmesinden kaygı duyuyor ve yürütülen müzakerelerin şeffaf olmamasını eleştiriyorlar. TTIP'e karşı çıkanlar ayrıca çevre konusunda Avrupa standartlarının korunması, herkes için adil çalışma hakları gibi konularda baskı yapmaya çalışıyor.

TTIP'in kopyası CETA

AB ile Kanada arasında imzalanması planlanan CETA ise TTIP'e çok benziyor. Bu anlaşmanın 27 Ekim'de Avrupa Birliği Liderler Zirvesinde onaylanması gerekiyor. Ardından anlaşmanın, ulusal parlamentoların onayına sunulması öngörülüyor.

Yeşiller partisi Alman Meclisi grubu ise federal hükümete çağrıda bulunarak, 27 Ekim'de Brüksel'de yapılacak zirvede anlaşmayı onaylamamasını ve anlaşmanın geçici olarak uygulanmasına izin vermemesini istiyor.

Eleştirilere yanıt

AB Komisyonu'nun ticaretten sorumlu üyesi Cecilia Malmström ise “TTIP karşıtlarının çoğu gerçekleri ve olguları çok iyi bilmiyor” diyerek, anlaşmayı eleştirenlere karşı çıktı. İsveçli politikacı Malmström, AB'nin getirdiği önerilerin ve anlaşmanın özetine dair bilgilerin AB'nin internet sayfalarında bulunabileceğine dikkati çekti.

Alman Sanayi Birliği (BDI) Başkanı Ulrich Grillo, TTIP ve CETA hayata geçirilemezse, bunun göstericilerin başarısı olmayacağını söyledi. Gösteriler nedeniyle açıklama yapan Grillo, bu anlaşmaların “bizim değerlerimiz ve standartlarımız temelinde” Avrupa'nın geleceğini şekillendirmeye hizmet edeceğini söyledi.

Öte yandan gözler pazartesi günü Wolfsburg'da Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) yönetiminin yapacağı toplantıya çevrildi. Bu toplantıda CETA'ya verilecek destek konusunda karar alınacak. Bu karar CETA'ya destek veren Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Sigmar Gabriel açısından önem taşıyor. Eğer parti anlaşmayı desteklemezse, bu Ekonomi Bakanı Gabriel'i zor durumda bırakacak.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa/epd/DW/JD/BW

Reklam