1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Alman hayvan hakları savunucuları neden diken üstünde?

Oliver Pieper
4 Ekim 2025

Hayvanların korunması Almanya'da 2002'den bu yana anayasal koruma altında. Yasadışı hayvan ticaretinin yapıldığı, evcil hayvanların satıldığı ülkede kasap ustası Tarım Bakanı rahatsızlık yaratıyor.

https://p.dw.com/p/51Pcp
Hayvan psikolojisi okuyan aktivist Jana Hoger, küçük Gibon Jimmy'yi kaçak yollarla satın almak isteyen biri gibi kendini tanıtarak, tehdit altındaki yavruyu karaborsada satmak isteyen suçluyu yakalattı
Hayvan psikolojisi okuyan aktivist Jana Hoger, küçük Gibon Jimmy'yi kaçak yollarla satın almak isteyen biri gibi kendini tanıtarak, tehdit altındaki yavruyu karaborsada satmak isteyen suçluyu yakalattıFotoğraf: PETA

Anavatanı Güneydoğu Asya'nın tropikal yağmur ormanları olan Beyaz Elli Gibon (Hylobates lar) adlı hayvanın Almanya'da karaborsa değeri yaklaşık 13 bin euro. Nesli tükenmekte olan bu hayvan, Almanya'da bir süpermarketin otoparkında gizlice satılmak üzereyken satıcısının yakalanmasıyla gündeme geldi. 

Alman kamuoyunun "Jimmy" adını verdiği bu sevimli küçük maymunun aylarca bir bebek beziyle küçük bir kafeste tutulduğu ortaya çıktı.

Jimmy'yi el altından satmak üzere potansiyel alıcıyla buluşmaya giden karaborsacı, Pforzheim kentindeki marketin otoparkında 13 bin euro getiren bir kadın yerine polisi görünce şaşırdı. Tehdit altındaki bu türü satmak üzere günlerce yazıştığı kişi aslında hayvan haklarını koruma örgütlerinden PETA üyesi aktivist Jana Hoger'di. Yakalanması da Hoger'in çabasıyla gerçekleşti.

Aktivist Hoger, bu alanda ciddi bir yasal sorun olduğunu, koruma altında olması gereken hayvanların ticareti konusunda çok büyük bir karaborsanın mevcut olduğuna dikkat çekiyor: 

"Egzotik hayvanlar için ticaretin tamamen açıkça yapıldığı WhatsApp grupları bulunuyor. Bazı durumlarda kendi menşe ülkelerinde kesinlikle koruma altında olan hayvanların yasal olarak satılabildiği egzotik hayvan borsaları söz konusu. Bir zamanlar menşe ülkelerinden yasa dışı yollarla çıkarıldıkları halde bu hayvanların Almanya'da bir koruma statüsü yok."

Vatanı, Güneydoğu Asya'nın tropikal yağmur ormanları olan ve varlığı ciddi tehdit altındaki Beyaz Elli Gibon
Vatanı, Güneydoğu Asya'nın tropikal yağmur ormanları olan ve varlığı ciddi tehdit altındaki Beyaz Elli GibonFotoğraf: PETA

Köpek, kedi ve egzotik hayvanların internette ticareti yaygınlaşıyor

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü'nün bu yıl Almanya için özel bir anlamı daha var. Çünkü Almanya bu yıl aynı zamanda Hayvanları Koruma Günü'nün 100'üncü yılını kutluyor. 

Bu nedenle uzun süre kapalı tutulması sebebiyle davranış bozuklukları sergileyen küçük Jimmy'nin durumu kamuoyunda daha fazla dikkat çekti. 

Ancak maymun, yılan veya kertenkele gibi egzotik hayvanların yasa dışı ticareti madalyonun sadece bir yüzü. Diğer yüzü de Almanların evcil hayvanlara düşkünlüğü ve bu alandaki ticaret.

Almanya'da yaklaşık 16 milyon kedi ve 10,5 milyon evcil köpek bulunuyor. DW'ye konuşan Hoger, Almanya'da aylık olarak online platformlarda yaklaşık 17 bin ila 20 bin yavru köpeğin satışa sunulduğunu aktarıyor. Hayvan tüccarları ve suç çeteleri burada büyük bir fırsat peşinde. Hoger, hayvanların genellikle Doğu Avrupa ve diğer ülkelerde çoğunlukla kötü koşullarda yetiştirilip Almanya'ya getirildiğini belirtiyor. Belgelerin ve evrakların giderek daha sık taklit edilir hale geldiğini de vurgulayan Hoger, böylesi yasa dışı satışların çoğu zaman bir uzman tarafından bile anlaşılmasının zorlaştığına dikkat çekiyor.

Cem Özdemir, Mayıs 2025'e kadar Federal Tarım ve Gıda Bakanı'ydı. Besicilerin büyük kısmından gelen tepkilere rağmen, ülkeyi hayvan korumada dönüşüme götürecek pek çok yeni düzenlemeye imza attı. Bakan işe bisikletiyle giderken görülüyor
Cem Özdemir, Mayıs 2025'e kadar Federal Tarım ve Gıda Bakanı'ydı. Besicilerin büyük kısmından gelen tepkilere rağmen, ülkeyi hayvan korumada dönüşüme götürecek pek çok yeni düzenlemeye imza attıFotoğraf: Christian Spicker/dpa/picture alliance

Hükümetin yeni Hayvanları Koruma Sorumlusu

Eylül ayında görevine başlayan Alman hükümetinin yeni Hayvanları Koruma Sorumlusu Silvia Breher'i bu alanda bekleyen pek çok iş var. Breher, hayvanların korunması konusunu özel bir sorumluluk olarak niteliyor ve Almanya'da hayvanları korumanın ve hayvan haklarının 2002'de Anayasa kapsamına alındığını hatırlatıyor.

DW'nin konuyla ilgili sorusu üzerine "Evcil hayvanlarımızın korunması için kamuya açık alanda hayvan ticaretinin ve isimsiz internet ticaretinin çoktan yasaklanmış olması gerekiyordu, gecikmiş bir adım" diyen Breher, atılması gereken adımlara işaret ediyor: 

"Özellikle tarım ve hayvancılık alanında, mezbahalarda video kamerayla takip zorunluluğu yürürlüğe konmalı, besiciliğin yapıldığı çiftliklerde hayvan refahının gerektirdiği şekilde ahırlar inşa edilmeli."

Breher ayrıca "Hayvan barınaklarımızın yükünü acilen hafifletmeliyiz" diyor.

Almanya Hayvanları Koruma Birliği Basın Sözcüsü Lea Schmitz, derneklerinin logosu önünde, beyaz takım elbiseli, bir köpekle kameralara poz verirken görülüyor
Almanya Hayvanları Koruma Birliği Basın Sözcüsü Lea SchmitzFotoğraf: Deutscher Tierschutzbund

Almanya'daki hayvan barınakları kapasitelerinin sınırında

Almanya'da yaklaşık bin 400 hayvan barınağı var ve bunların çoğu korona pandemisinden beri tamamen dolu. Hristiyan Birlik partileri (CDU ve CSU) ile ortağı Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) oluşan yeni hükümet, hayvan barınaklarını 80 milyon euro ile desteklemek istediğini ifade etmişti. Bu da dört yıl zarfında her sene 20 milyon euro demek. Ancak hazinedeki büyük açık, siyaset üzerindeki tasarruf baskısını artırırken bundan hayvan korumanın da olumsuz etkilendiği görülüyor.

Almanya Hayvanları Koruma Birliği Basın Sözcüsü Lea Schmitz'in DW'ye aktardığına göre, 2025 bütçesinde hayvan barınakları için tek bir euro bile öngörülmedi. Schmitz, "Oysa bu, bizim için neredeyse tek umut ışığıydı. Nitekim hayvan barınaklarının yaptıklarının benimsendiğine ve desteğe ihtiyaçları olduğunun kabullenildiğine dair bir adım olacaktı" diyor. 

Hayvan barınaklarının gücünün ve kapasitesinin sınırına dayandığını ve acilen maddi desteğe ihtiyacı olduğunu kaydeden Schmitz sözlerini şöyle sürdürüyor: 

"Barınaklar, sahiplerinin oraya bırakmak istediği hayvanların hepsine artık bakamıyor. Bu nedenle hayvanları geri çevirmek ve yeni hayvan kabulünü durdurma kararı vermekle karşı karşıyalar. Bu noktaya gelinmiş olması çok vahim, zira bu hayvanların gidebileceği başka bir yer yok." 

Tarım Bakanı Alois Rainer'e eleştiriler

Pek çok hayvan hakları kuruluşu, önceki hükümette Yeşiller'in elinde olan Tarım ve Gıda Bakanlığının yeni hükümette iklim ve hayvan hakları konusundaki sert talepleriyle öne çıkan, muhafazakâr Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisine geçmesinden ve onların da kasap ustası Alois Rainer'i Bakan yapmasından rahatsız. Daha önce atılan olumlu adımlardan geriye dönülmesinden endişe ediyorlar. Kasap ustası olan Bakan Rainer'in de geçenlerde iklim koruma ile et tüketimi arasında hiçbir bağlantı olmadığını ileri sürmesi meseleyi daha da alevlendirdi.

Önceki Tarım ve Gıda Bakanı Yeşiller partili Cem Özdemir vejetaryendi, çiftçiler ile besicilerden gelen yoğun protestolara rağmen tarımda ve hayvancılıkta dönüşüm amacıyla ciddi adımlar atmayı başarmıştı.

Sadece yeni Tarım ve Gıda Bakanı değil, yeni Hayvan Koruma Sorumlusu Breher'in göreve atanması da yoğun tartışmalara yol açtı. Almanya Hayvanları Koruma Birliği Basın Sözcüsü Schmitz, Silvia Breher'in durumunda bir çıkar çatışması da görüyor. Breher'in Tarım ve Gıda Bakanı Rainer'e bağlı, ayrıca Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) adına mecliste oturan bir vekil olduğunu, hazırlanan ve geçen yasalara tesir edebildiğini söyleyip bu haliyle bağımsız bir hak savunucusu olamayacağını ileri sürüyor.

Kuluçkadan yeni çıkmış sarı renkli civcivler görülüyor
Dünya çapında bir ilk olarak Almanya, 1 Ocak 2022'de kuluçkadan yeni çıkmış erkek civcivlerin öldürülmesini yasakladıFotoğraf: Waltraud Grubitzsch/dpa/picture alliance

Erkek civcivlerin öldürülmesini yasakladı

Dünya çapında bir ilk olarak Almanya, 1 Ocak 2022'de kuluçkadan yeni çıkmış erkek civcivlerin öldürülmesini yasaklamıştı. Bu, hayvan hakları kuruluşları tarafından desteklenmişti. Şimdi daha fazlasının yapılması gerektiğini söylüyor ve örneğin, sokak kedileri için kısırlaştırma zorunluluğu, üçüncü ülkelere hayvan naklinin yasaklanması veya hayvan deneylerinin büyük ölçüde azaltılmasını talep ediyorlar.

PETA'nın Gıda Sanayisindeki Hayvanlar Uzmanı Julia Weibel, bir adım daha ileri giderek, bazı hayvan çiftliklerindeki kötü koşullar göz önünde bulundurulduğunda köklü bir zihniyet değişikliği gerektiğini söylüyor:

"Holstein Friesian inekleri artık tüm enerjinin süt için memelerine akması odaklı yetiştiriliyor. Domuz yavruları günde en az 500 gram kilo alacak şekilde besleniyor. Daha fazla kilo almaları için onlara ekstra kaburga kemikleri bile eklenmiş. Ve tavuklar, normal ve sağlıklı olan her şeyden uzak bir hızla büyüyorlar" diyor.

Ekolojik tarıma dönüşüm aksıyor

Almanya, 2030 yılına kadar organik olarak işlenen tarım arazilerinin payını yüzde 30'a çıkarmayı hedefliyordu. Ancak 2024 yılı sonunda bu sadece yüzde 11,5 ile hedefin oldukça gerisinde kaldı.

Çiftlik hayvanlarıyla ilgili amaç da ahırda ve merada hayvanlar için daha fazla alan ve yeterli hareket imkanı ile türlerine uygun barınma sağlamaktı. Önceki Tarım ve Gıda Bakanı Cem Özdemir, "Hayvan Yetiştiriciliğinin Dönüşümü" adlı bir destek programı başlatmış ve hayvan dostu ahırlara geçişi desteklemeye önem vermişti.

Ancak Hristiyan Birlik'ten yeni Bakan bu desteği uzatmayı planlamıyor.