AKP’li siyasetçilere yönelik PKK tehdidi artıyor | TÜRKİYE | DW | 23.10.2016
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

AKP’li siyasetçilere yönelik PKK tehdidi artıyor

Son 2 ayda bölgede 6 AKP yöneticisi PKK tarafından öldürülürken, bazı kayyumlar ise tehditler nedeniyle istifa ediyor. DW Türkçe'ye konuşan farklı görüşten uzmanlara göre bölgede sivil siyaset alanı yok olmak üzere.

Türkiye'nin güneydoğusunda AKP'li siyasetçilere ve belediyelere atanan kayyumlara yönelik PKK tehdidi artıyor. Son 2 ayda öldürülen AKP yöneticisi sayısı altıya ulaşırken, bazı kayyumlar da çeşitli gerekçelerle görevinden istifa etmeyi sürdürüyor. DW Türkçe'ye konuşan uzmanlara göre bölgede sivil siyaset alanı kaybolurken, devlet ve PKK'nin yarattığı şiddet dili giderek ölümlerin kanıksanmasına neden oluyor. 

10 Ekim'de AKP'nin Van Özalp İlçe Başkan Yardımcısı Aydın Muştu, evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Bir gün sonra, yani 11 Ekim tarihinde ise AKP Diyarbakır Dicle İlçe Başkanı Deryan Aktert uğradığı silahlı saldırıyla yaşamını yitirmişti. Her iki saldırıyı da PKK'nın silahlı kanadı HPG üstlendi. Öte yandan eylül sonunda Ağrı'nın Doğubeyazıt, Van'ın Özalp ve Diyarbakır'ın Lice ilçe belediyelerine atanan kayyumların istifasından sonra geçen hafta da Ergani Belediyesi'ne atanan 3 kayyum istifa etti.

Türkei Selahattin Demirtas (picture-alliance/AP Photo/B. Ozbilici)

Selahattin Demirtaş

HDP: Siyasi cinayetler kabul edilemez

HDP eşbaşkanları Selahaddin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ise yazılı bir açıklamayla PKK'nin infazlarını sert bir dille kınadı. Açıklamada, "AKP’nin çeşitli düzeylerdeki yöneticilerini hedef alan siyasi cinayetleri işleyenler hiçbir meşru gerekçeyi ileri süremezler. Bir siyasi partinin yöneticisi olmak hiçbir insan için suçlanma ve hedef alınma nedeni olamaz” denildi. Ancak PKK, bölgedeki AKP yöneticileri ve kayyumları ölümle tehdit etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Kurdsat News televizyon kanalına konuşan KCK Yürütme Konseyi üyesi Murat Karayılan, "AKP gölgesinde siyasetçi adı altındaki kontralara, faaliyet yürütenlere karşı eylemler devam edecek" sözleri ile saldırıların süreceğini açıklamış oldu.

Akil Adamlar Heyeti’nde yer alan Doç. Dr. Vahap Coşkun, DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, PKK'nin ağustos ayından bu yana bölgede 6 AKP'li siyasetçiyi silahlı saldırı sonucu öldürdüğünü hatırlattı. HDP'li belediyelere kayyum atanmasının örgütün sivil siyasetçilere yönelik cinayetleri haklı çıkarmasının mümkün olmadığını vurgulayan Coşkun,  “Evet kayyum uygulaması çok fazla eleştirilebilir ama bu cinayetler de aynı şiddetle kınanmalı” dedi.

"Amaç devleti provoke etmek"

PKK'nin bölgede sivil siyaset alanında rekabet istemediğini öne süren Coşkun’a göre, PKK 90’lardan bu yana kritik dönemlerde kendi dışındaki siyasi akımların önünü kesmekle tanınıyor. AKP'li siyasetçilere yönelik suikastlerin ve belediyelere atanan kayyumların tehdit edilmesinin toplumdaki gerilimi tırmandırmaktan başka bir işe yaramadığına işaret eden Doç. Dr. Vahap Coşkun, "Bu eylemler aynı zamanda devleti de HDP’lilere karşı provoke etmeyi hedefliyor.  HDP’lilerin de bu cinayet ve tehditlere karşı daha fazla ses çıkarması gerekiyor. Demirtaş ve Yüksekdağ'ın yazılı açıklaması yetersiz, her platformda bu yöntemin yanlış olduğunun vurgulanması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

"Devletin şiddeti tepki yarattı"

Mehmet Kaya (DW/N. Şipar)

Mehmet Kaya

Öte yandan, söz konusu cinayetlerin devletin bölgede estirdiği şiddet rüzgarının bir sonucu olduğunu düşünenler de var. DW Türkçe'ye konuşan Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya'ya göre, HDP'nin son 1,5 yıldır Meclis'te muhatap alınmaması, HDP-DBP'li siyasetçilerin uğradığı baskı ve tutuklamalar ile belediyelere kayyum atanması bugünkü süreci hazırlayan en önemli etkenler. Devletin bölgede uyguladığı güvenlik politikalarının ve bölge halkının oylarını hiçe sayan adımların toplumda çok ciddi bir rahatsızlık yarattığına işaret eden Kaya, "Bunların sonucu olarak PKK'nin devlet görevlilerine ve AKP'li siyasetçilere yönelmesi, toplumda olağan karşılanıyor. HDP tüm yaşananlara rağmen hala anketlerde yüzde 10'un üzerinde gözüküyor. Yani bölgedeki toplumsal desteğini koruyor" dedi.

Hendek çatışmaları sonrasında 500 bin kişinin iç göç ile yaşadığı yerden ayrılmak zorunda kaldığını kaydeden Mehmet Kaya, "Son birkaç yılda çok kan döküldü. Hala her gün her iki taraftan cenazeler kalkıyor. Bu ortamda ne yazık ki ölümler de kanıksanıyor" diye konuştu. Bölgede yakın zamanda yeniden çözüm süreci günlerine dönmenin neredeyse imkansız olduğunu dile getiren Kaya, "Türkiye PKK ile barış meselesini, PYD'ye endekslemiş durumda. Suriye ve Musul'da masa kurulmadan, Türkiye'de de masa kurulmayacak" değerlendirmesinde bulundu.

©Deutsche Welle Türkçe

Aram Ekin Duran

Önerdiğimiz linkler

Reklam