1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

ABD'de soruluyor: İran savaşının Trump'a bedeli ne olacak?

David Ehl
8 Mart 2026

ABD Başkanı Donald Trump Kongre'nin onayını almadan İran savaşını başlattı. Kasım ayında ara seçimlerin yapılacağı ABD'de savaşın siyasi ve ekonomik sonuçları ne olacak?

https://p.dw.com/p/59wZs
ABD Başkanı Donald Trump
ABD Başkanı Donald TrumpFotoğraf: Samuel Corum/Sipa USA/picture alliance

ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail ile birlikte başlattığı İran savaşının, iç siyasette de ciddi sonuçlarının olması bekleniyor.

Trump seçim kampanyası sırasında savaşları sona erdirmeyi ve yeni bir savaş başlatmamayı vadetmişti. Trump'ı destekleyen MAGA (Amerika'yı yeniden muhteşem yap) hareketi de "Artık sonsuz savaşlar yok" sloganını benimsiyordu.

Birkaç ay öncesine kadar Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğini savunan ve sona erdirdiğini iddia ettiği çatışmaları sıralayarak övünen Trump'ın adı artık savaşla anılıyor.

Ocak ayının başında Venezuela'ya operasyon talimatı veren ve tartışmalı Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırılmasını bizzat onaylayan Trump, şimdi de ABD'nin İsrail ile birlikte İran'a düzenlediği saldırıları savunuyor.  Ancak Trump Amerikan halkından tam destek alamıyor.

Savaş ve maliyeti

ABD'de savaşın başlaması sonrasında yapılan anketler, Amerikalıların çoğunun İran'a yönelik hava saldırılarına karşı olduğunu gösteriyor. CNN televizyonunun yaptırdığı bir ankete göre Amerikalıların yüzde 59'u İran'a hava saldırıları düzenleme kararından memnun olmadığını belirtirken, yüzde 41'i ise bu kararı desteklediğini ifade etti. Haber ajansı Reuters'ın yaptırdığı bir ankette ise katılımcıların yüzde 43'ü savaşa karşı çıkarken, yüzde 27'si desteklediğini söyledi. Yüzde 29'u ise "kararsız" seçeneğini işaretledi.

Her iki ankette de savaşı destekleyenler arasında Trump'ın Cumhuriyetçi seçmen çoğunluktaydı. Ancak İran savaşının başlaması sonrasında Trump'ı destekleyen MAGA (Amerika'yı yeniden muhteşem yap) hareketinde bir çatlak gözlemleniyor. Etkili eski Fox News yorumcusu Tucker Carlson'un, bu saldırıları "kesinlikle iğrenç ve şeytani" olarak nitelendirmesi bu çatlağın bir göstergesi.

Berlin'de bulunan Politika ve Bilim Vakfı'nın (SWP) Amerika Araştırma Grubu Yöneticisi Johannes Thimm, bu tür seslerin yakında artacağı tahminini dile getiriyor. DW'ye konuşan Thimm, "ABD'de savaşın ekonomik sonuçları hissedilmeye başlandığı zaman eleştiriler de artacak. Petrol sevkiyatındaki engellemeler nedeniyle benzin fiyatları artıyor. Savaş enflasyonu da yukarı çekiyor ancak Trump'ın en önemli seçim vaatlerinden biri enflasyonu düşük düzeyde tutmaktı. Savaş, Amerikan bütçesine büyük bir yük getirecek" değerlendirmesini yapıyor.

MAGA şapkası giyen bir Trump destekçisi
MAGA şapkası giyen bir Trump destekçisiFotoğraf: Jim Urquhart/REUTERS

Brookings Enstitüsü uzmanı Jonathan Katz da "Ortadoğu'daki mevcut durum iç siyasetteki endişeleri artıracak ve yükselen enerji fiyatları ile enflasyon nedeniyle zaten kırılgan olan ABD ekonomisine yönelik dikkatler daha da yoğunlaşacak. Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Kongre'de Epstein, ICE ve 'Savaş Yetkileri Kararı' gibi konulara yoğunlaşılması ise iç siyasetteki meselelerin kolayca ortadan kalkmayacağını gösteriyor" görüşünü dile getiriyor.

Trump'ın göçmenlere yönelik sert politikası ile tartışma yaratan İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem'i görevden alması ise İran savaşının gölgesinde kaldı.

Kongre onayı olmadan alınan saldırı kararı

Demokratların, İran'a yönelik saldırıların Kongre'nin onayına tabi olmasını öngören "Savaş yetkileri" tasarısını Senato'nun ve Temsilciler Meclisi'nin gündemine getirmesi başarı şansı olmayan, sembolik bir adım oldu. Tasarının, Trump'ı İran'a yönelik saldırıları durdurmaya zorlaması öngörüyordu. Ancak beklendiği gibi tasarının Senato'da reddedilmesinin ardından Perşembe günü Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylama da benzer bir şekilde sonuçlandı. Tasarı, 212'ye karşı 219 oyla reddedildi. Kongre'nin her iki kanadında da Cumhuriyetçilerin az bir farkla çoğunluğu elinde bulundurmasına rağmen, Başkan Trump İran'a saldırı düzenlemek için Kongre'nin onayına ihtiyacı olmadığını savunmuştu.

Aslında ABD anayasasında bu konu açıkça ifade ediliyor: Savaş ilan etme yetkisi başkanda değil, Kongre'de. Ancak günümüzde savaşlar resmi bir savaş ilanı olmadan başlıyor ve belirli şartlar altında başkan, 60 gün boyunca Kongre'nin onayı olmaksızın sınırlı askeri operasyonlar yürütebiliyor. 

ABD Kongresi
ABD KongresiFotoğraf: Annabelle Gordon/REUTERS

Vietnam Savaşı'ndan sonra, ABD'nin girdiği bütün büyük savaşların Kongre'nin onayından geçtiğine dikkati çeken ABD uzmanı Thimm, eski Başkan George W. Bush'un Irak Savaşı ve Afganistan Savaşı için Kongre'nin onayını aldığını hatırlatıyor. Kara harekâtı henüz gündemde olmasa da İran'a yönelik saldırıların da büyük bir savaş olarak değerlendirilebileceğini belirten Thimm, "Bu kesinlikle onay gerektiren bir durum" diyor.

Savaşın sonucu seçimler açısından ne kadar belirleyici?

Düşünce kuruluşu Atlantic Council'den siyaset bilimci Thomas Warrick, Trump'ın tek başına hareket etmesinin başkanlığı açısından bir risk oluşturduğu görüşünde. Warrick, yazdığı bir analizde "Kongre ve Amerikan halkının onayını almaya çalışmadığı için, sonuca göre değerlendirilecek" diyor. Warrick'e göre, İran ile yürütülen savaş ABD açısından başarıyla sonuçlanırsa Trump'a destek biraz artabilir ancak başarısız olursa iç siyasette büyük gerileme yaşaması riski var.

ABD'de Kasım ayında yapılacak ara seçimler de Trump açısından kritik. Bu, Temsilciler Meclisi'nin 435 üyesi ile 100 senatörün üçte biri için de durumu zorlaştırıyor. Thimm, Trump'ın partisini bir ikilemle karşı karşıya olduğunu söylüyor: "Cumhuriyetçiler bir yandan da Başkan'ı yüzüstü bırakmak istemiyor, diğer yandan da bu savaş ile ilişkilendirilmek istemiyorlar, çünkü bunun destek bulmadığını biliyorlar."

Trump'ın İran savaşındaki hedefleri hâlâ belirsiz

Kamuoyunun nasıl şekilleneceği ve ara seçimlerde adayların başarı şansı, İran savaşının gidişatına da bağlı. Trump yönetiminden savaşın hedefleri ve olası süresine ilişkin farklı olabilecek açıklamalar geliyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth Çarşamba günü yaptığı açıklamada "Bu savaşı istediğimiz kadar kolaylıkla sürdürebiliriz. Daha önce de söylediğim gibi, koşulları biz belirliyoruz" dedi.

Öte yandan balistik füzelere ve insan hava araçlarına karşı savunmada ordunun yeterli sayıda silahı bulunup bulunmadığı tartışılıyor. MAGA hareketinin etkili isimlerinden Tucker Carlson, podcast yayınında Trump yönetiminin savaş kararını kendi başına almadığını ima ederek, kararı verenin İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu olduğunu öne sürdü. MAGA hareketi içindeki diğer savaş karşıtları da ABD'nin İsrail tarafından savaşa sürüklendiği görüşünü savunuyor.

ABD'de Netanyahu ve Trump'a teşekkür dövizi tutan İranlı bir muhalif
ABD'de Netanyahu ve Trump'a teşekkür dövizi tutan İranlı bir muhalifFotoğraf: Patrick T. Fallon/AFP/Getty Images

Brookings Enstitüsü'nden Katz da İran savaşına ilişkin stratejinin, hedeflerin ve savaşın süresinin net olmadığına dikkati çekiyor:

"Trump yönetimi savaşın sonuçlarını düşündü mü, mesela, Ortadoğu'daki binlerce Amerikalının nasıl korunacağını? ABD'nin İran'daki harekatının niteliği ve süresi dahil, çatışmaların etkileri hem ABD hem de dünyada ciddi sonuçlar doğuracak."

Belirsizliğin hâkim olduğu bir konu daha var. Trump, savaşın ilk günü yaptığı sekiz dakikalık konuşmada "İran rejiminden gelen ani bir tehditten" Amerikan halkının korunması gerektiğini söyledi. Ancak Trump'ın iddia ettiği bu tehdidin ne olduğu da tartışmalı. Birçok uzmanın "uluslararası hukuka aykırı" olarak nitelendirdiği bu savaşa ABD'nin hangi gerekçelerle girdiği de Trump yönetiminin zora sokacak bir soru olabilir.