1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

ABD ile Rusya arasında Deyr ez Zor krizi

9 Şubat 2018

Suriye'de rejim yanlısı güçlere düzenlenen koalisyon saldırısıyla ilgili ABD ile Rusya arasında söz düellosu sürüyor. Moskova'nın "suç" olarak nitelediği operasyonu Washington "meşru müdafaa" olarak tanımladı.

https://p.dw.com/p/2sOVe
Syrien Krieg - Kämpfe in Deir ez-Zor
Fotoğraf: Getty Images/AFP

Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vasili Nebenziya, Deyr ez Zor'da Suriye rejimine bağlı milislere yönelik ABD öncülüğündeki koalisyon tarafından düzenlenen ve 100'den fazla kişinin öldüğü saldırıyı "suç” olarak nitelendirdi.

New York'ta basın mensuplarına bir açıklama yapan Nebenziya, operasyonu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin kapalı oturumunda protesto ettiğini belirtti.

"Hangi sebeple gerekçelendiriliyor olursa olsun kabul edilemez” diyen Nebenziya ABD'ye Suriye'de "yasadışı olarak bulunduklarını” hatırlattığını söyledi.

"Onlar oraya davet edilmediler” diyen Rus diplomat, "Sürekli uluslararası terörizmle mücadele ettiklerini söylüyorlar ama bundan daha ötesine geçildiğini görüyoruz. Suriye'de gerçekten sahada uluslararası terörizmle mücadele edenlerin üstüne gitmek suçtur” ifadelerini kullandı.

Mattis: Saldırıyı geri püskürttük

Uluslararası koalisyon Çarşamba günü Deyr ez Zor'da müttefik Suriye Demokratik Güçleri ve ABD'li askeri danışmanlara yönelik milis saldırısının hava operasyonuyla püskürtüldüğünü, operasyonda 100'ü aşkın milisin öldürüldüğünü açıklamıştı. ABD Savunma Bakanı Jim Mattis saldırının "meşru müdafaa” olduğunu belirterek "Suriye'deki iç savaşa dahil olmuyoruz” dedi.

Mattis saldırının hangi koşullarda gerçekleştiğine dair kimi ayrıntılar da paylaştı. Olayı "kafa karıştırıcı” olarak tanımlayan Mattis koalisyonun hava operasyonunu Kürt güçlere yönelik saldırıyı püskürtmek için düzenlediğini söyledi.

"Bir sebeple, rejim yanlısı güçler -ve tekrar söylüyorum, bunu neden yaptıklarına herhangi bir açıklama getiremiyorum- SDG mevzilerine doğru ilerledi” diyen Mattis Amerikan özel kuvvetlerinin de sahada olduğunu söyledi. Esad yanlısı güçlerin "top ateşine başladığını” ve tanklarla ilerlediğini belirten Mattis, "Kendimizi savunma çabamız sonucunda topçu unsurları vuruldu, iki tankları vuruldu, kayıplar verdiler” diye konuştu.

ABD Savunma Bakanı Mattis vurulan birlikle ilgili olarak da "Rejim yanlısı güçler olduklarını biliyoruz. Ama İranlı, Esad, Ruslar, paralı asker… Bunu söyleyemem” dedi.

'Rusya'yla iletişim kurduk'

Olay sonrası çatışmanın tırmanmaması için derhal Rus tarafıyla iletişim kurulduğunu söyleyen Mattis "Ruslar o sırada bize orada güçleri olmadığını söylüyordu” diye konuştu.

Çatışmanın ABD ve Rusya'nın Fırat Nehri boyunca kurdukları "çatışmasızlık bölgesinin” 10 kilometre doğusunda gerçekleştiği belirtiliyor. Mattis "Bu meşru müdafaaydı. Daha geniş bir kapsamda dahil olmuş olsaydık, o zaman bizim tarafımızdan bir girişim söz konusu olurdu. Gerçek şu ki sonrasında çatışmasızlık bölgesinin diğer tarafına geçmedik” dedi.

Suriye hükümeti olayla ilgili olarak Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'e bir mektup göndererek saldırının "savaş suçu ve insanlığa karşı suç” olduğunu ifade etmişti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ayrıca insani yardım koridoru oluşturulması konusu da gündeme geldi. Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vasili Nebenziya Suriye'deki insani durumun "müessif” olduğunu ancak durumun "bir ay öncesinden farklı olmadığını belirterek, "Ancak şimdi dramatik bir şey yaşanmış gibi yansıtılıyor” dedi. Nebenziya bir ateşkes anlaşmasına varılmasının "teröristler saldırılarını sürdürdüğü için” "gerçekçi olmadığını” belirtti.

AFP, AP / EC,BK

© Deutsche Welle Türkçe