30.11.2012 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 30.11.2012
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.11.2012 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınının ağırlıklı yorum konusu BM Genel Kurulu’nda yapılan oylama ile Filistin’e ‘gözlemci devlet’ statüsü verilmesi.

İngiltere'de yayımlanan The Times gazetesi Filistin Özerk Yönetimi'nin ‘üye olmayan gözlemci devlet' statüsü elde etmesini şöyle yorumluyor:

“Hamas'ın İsrail devletini tanımaması ve geçici ateşkesten kısa bir süre öncesine kadar roketlerle İsrail'de sivilleri hedef alması, İsrail'in doğrudan barış görüşmelerini yeniden başlatmasını engelleyen başlıca nedenlerdi. Hamas'ın yaptıklarının bedelini ödeyen Filistin lideri Abbas'ın konumunu güçlendiren her unsur bu engelleri kaldırmaya yardım edebilir. Önümüzdeki günler ne getirecek olursa olsun şu kesin: Abbas BM Genel Kurulu'nun oylama sonucuyla Hamas'ın hiçbir zaman erişemeyeceği siyasi bir güç elde ettiği için övünebilir.”

Lüksemburg'da yayımlanan Luxemburger Wort gazetesi de Filistin lideri Abbas'ın konumunu güçlendirdiği yorumunu yapıyor: 

“BM'in Filistin'in statüsünü yükseltmesi, Filistin lideri Mahmud Abbas'ı Hamas karşısında güçlendirebilmek için zaruriydi. Siyasi açıdan bakıldığında, Abbas'ın şiddet içermeyen yaklaşımının doğru olduğu yönünde çok önemli bir mesaj verildi. Aynı zamanda hayale de kapılmamak gerek: Filistin'in statüsünün yükseltilmesinin büyük sembolik önemi var. Ancak Ortadoğu'daki yaraları iyileştirecek bir ilaç da değil. En azından Filistinlilerin Tel Aviv ile pazarlıklarında konumunu güçlendirecek. Nitekim BM Genel Kurulu'nda çoğunluğun verdiği kabul oyu İsrail'e de bir mesaj veriyor: Artık 193 BM üyesinin mutlak desteğine sahip değil.”

Avusturya'nın Die Presse gazetesi BM oylamasında AB'nin ortak tutum sergileyememesini eleştiriyor:

“AB uluslararası arenada önemli bir oyuncu olmak istiyor. Bu nedenle Avrupalılar ‘ortak dış ve güvenlik politikası'nı hedeflediler ve bu yönde çabaları birleştirmesi için de Bayan Ashton'ın yürüttüğü makamı oluşturdular. Ancak ne zaman ortak bir çizgi izlemek söz konusu olsa bu hedeften pek bir eser kalmıyor.  AB devletleri bunu şimdi yine acı bir şekilde ispatladılar. Henüz var olmayan Filistin devletinin BM'de, 'üye olmayan gözlemci devlet statüsü elde etmeli mi?' sorusu, AB ortak dış politikası ile yanıtlaması gereken bir soruydu. Oysa böyle olmadı. AB üyesi ülkelerin bir kısmı Filistin'in statüsünün yükseltilmesini istedi, bir kısmı karşı çıktı, kimi de çekimser kaldı. Kendi içinde böyle büyük ayrılıkları barındıran bir AB uluslararası arenada hiçbir zaman önemli bir oyuncu olarak kabul görmez.”

Hollanda'da yayımlanan NRC Handelsblat gazetesi aynı konuda şunları yazıyor:

“Filistin'in yeni statüsüne karşı olanlar Ortadoğu'da barış sürecinin zedeleneceğinden korkuyorlar. Oysa şunu sormak gerek: Hangi barış süreci? Bu gerekçe, Filistin devletini tanımamayı sürdürebilmek için öne sürülen yıpranmış, inandırıcılığı olmayan bir bahaneden başka bir şey değil. Filistin devletini tanımanın sonuçları neler olur hâlâ kestirilemiyor. Ancak Filistin'in Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden 2008/2009 yılları arasında Gazze'de işlenen olası savaş suçlarını soruşturmasını istemesi yakındır. Tel Aviv mahkemeyi resmen tanımasa da bu başvuru İsrail için utanç verici olur. Mahkeme devlet statüsü olmamasını gerekçe göstererek, Filistin'in daha önce bu yöndeki talebini reddetmişti. Şimdi Uluslararası Ceza Mahkemesi talebi tekrar gözden geçirmek zorunda kalacak.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Deniz Eğilmez

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam