16.04.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 15.04.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

16.04.2013 - Alman basınından özetler

NSU davasının ertelenmesi ve Venezuela seçimleri öne çıkan yorum konuları.

Sekizi Türk olmak üzere on kişiyi öldüren Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) adlı aşırı sağcı terör hücresinin sağ kalan tek üyesi ile dört destekçisi hakkındaki davanın 6 Mayıs'a ertelenmesi bu davaya gösterilen ilginin daha da artmasına yol açtı. Yetkili mahkemenin erteleme kararını akreditasyon prosedürünün değiştirilmesiyle gerekçelendirmesi Alman gazetelerinin yorum sütunlarına geniş şekilde yansıdı.Venezuela devlet başkanlığı seçimi de en çok yorumlanan konular arasında.

Berlin'de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesinin yorumunda şu satırları okuyoruz:

“Yetkili mahkeme, seyirciler için öngörülen sıraların bir kısmını Türk medya mensuplarına ayırabilirdi. Ya da Alman muhabirlerin kendiliklerinden yerlerini Türk meslektaşlarına bırakma önerilerini dikkate alıp böyle bir uygulamada karar kılabilirdi. Ama mahkeme bunların hiçbirini dikkate almayıp akreditasyonu sil baştan yapabilmek için duruşmayı erteledi. Zaman planlamasındaki daralma şimdiden 370 tanığın dinlenmesini zora soktu.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung aşırı sağcı terör hücresinin yargılanacağı davayı konu alan yorumunda hukuki sürrecin çığırından çıkmak üzere olduğuna dikkat çekiyor:

“Nasyonal Sosyalist Yeraltı davası trajik boyutlar almaya başladı. Bir davayı kayıtsız şartsız hukuk devleti çerçevesine oturtma azmi mahkemenin ders almaya niyetli olmaması durumunda hukukun zedelenmesine yol açabiliyor. Medyanın başvuru tarihine göre duruşma salonuna alınması doğru bir uygulamaydı. Ama her uygulamada fırsat eşitliğine yer verilmelidir. Ayrıntılarına bakıldığında, bunun böyle olmadığını görüyoruz. Suçun kanıtlanıp gerçeğin ortaya çıkarılması, salondaki Alman ya da Türk medya mensuplarının sayısıyla ilgili değildir. Ama dava başlamadan kusur işleyen başkaları da var. Yine de küçük ve komplocu bir terör örgütünün eline adaleti küçük düşürme fırsatı verilmemelidir. Münih'te yargı kendine gölge düşürmüştür.”

Stuttgarter Zeitung'un aynı konudaki yorumu ise özetle şöyle:

“Aşırı sağcı teröristlerin yargılanacağı dava hem en büyüklerinden biri hem de siyasi bakımdan en çok tartışma yaratabilecek bir ağır ceza davasıdır. Bütün dünyanın gözü bu davanın üzerinde olacak. Münih'teki mahkeme düşüncesizce ve duygusuzca davranmıştır. Gözü sadece ceza muhakemeleri usulünü görüyor. Bu tabii ki gerekli. Ama bunu yaparken kamuoyunun beklentilerini tamamen gözden kaçırdı. Hiddetle eleştirildiğinde bile hatasını düzeltmek yerine vurdumduymazlığa verdi. Sonu tabii ki iyi olamazdı.”

Frankfurter Rundschau gazetesi Venezuela'daki devlet başkanlığı seçimini bir buçuk ay önce ölen Hugo Chavez'in gösterdiği adayın kazanmasını şöyle yorumluyor:

“Maduro değil de Capriles kazansaydı bu bir aranağme olurdu. Hugo Chavez'in bozduklarını düzeltmek şimdi eski vekiline düşüyor. Böylesi iyi de oldu. Sadece Chavez aleyhtarlığının birleştirdiği muhalefet ve onun adayı Capriles için de. 40 yaşındaki Capriles'in altı yıl sonra, '21'inci Yüzyıl Sosyalizmi' iflas ettiğinde, ayılmış Venezuela'nın devlet başkanlığına seçilme şansı artmış olacak.”

Maerkische Oderzeitung'un yorumunda ise selefi kadar karizmatik olmayan Maduro'nun muhalefetle köprüleri atamayacağını savunuyor:

“Nicolas Maduro zor bir miras devralıyor. Selefi Chavez'in kitleleri fakirlikten kurtardığı su götürmez bir gerçek. Ama Chavez bunu ülkeyi bölme pahasına yaptı. Oy farkının son derece az çıkması da bunu gösteriyor. Sorunlar da azalmayacak. Aşırı şiddet, iki haneli enflasyon, iflasın eşiğindeki devlet işletmeleri ve süt ya da un gibi temel gıda maddesi kıtlığı yüzünden halkın memnuniyetsizliği artıyor. Madura, selefinin otoriter stilini kopya etmeyip ülkeyi farklı yönetmenin yolunu aramak zorunda. İktidarını koruyabilmesi için iç barışı sağlamaktan ve muhalefetle uzlaşmaktan başka çaresi yok. Çünkü topladığı oyların çoğu selefinden ödünç aldığı güven avansından başkası değildi.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Hülya Schenk

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam