07.06.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 06.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.06.2013 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınında Avusturya'nın askerlerini Golan Tepeleri'nden çekmesi, Almanya'daki sel felaketi ve eşcinsel çiftlere vergilendirmede kolaylık sağlanması yönündeki mahkeme kararına ilişkin yorumlar öne çıkıyor.

Avusturya, Birleşmiş Milletler Barış Gücü'ne dâhil birliklerini Golan Tepeleri'nden çektiğini açıkladı. Rheinische Post'un konuyla ilgili yorumu:

“Defalarca kez ateş altında kalan Avusturyalı mavi berelilerin Golan Tepeleri'nden çekilmesiyle, Suriye'deki savaş İsrail'e tehlikeli bir şekilde bir adım daha yaklaşmış oldu. Krizin bölgeye yayılması karanlık emellere sahip aktörlerin işine gelir. ABD ve Suriye konusunda utanç verici bir uzlaşmazlık içindeki AB, beklemenin onarılamaz bir hata olduğunu daha yeni anlamış olmasalar gerek. Çünkü tüm taraflar yurt dışından silah temini sayesinde zamanla o kadar muazzam bir biçimde silahlandı ki örneğin uçuşa yasak bölge ilan edilmesi gibi bir askerî müdahale çok zorlaştı. BM birliklerine saldırılarla Suriye krizinde bir kırmızı çizgi daha aşılmış oldu. Amerikan Başkanı'nın kimyasal silahlar konusunda yaptığı gibi açık bir şekilde tanımlanmış olmasa da. Uluslararası alanda şaşkınlık söz konusu. Son umut ise haziran ayındaki Suriye barış konferansı. Ancak konferans sadece ABD ve Rusya savaşın taraflarına birlikte baskı uygular ve müzakereye zorlarsa anlamlı olur.“

Westfälische Nachrichten gazetesi ise yorum sütunlarında Almanya'nın günlerdir boğuştuğu sel felaketine yer veriyor:

“Eğer tehlike ilelebet ortadan kaldırılmak isteniyorsa, nehirlerin yağmurda genişleyebileceği kadar yeterli yere sahip olması gerekir. Böyle projelerin yıllarca süreceği, milyarlarca euroya mal olacağı ve direnişe yol açacağı bir gerçek. Çünkü bu durumda bazı çıkarların arka plana atılması lazım. Ancak şu da bir gerçek ki, bir sonraki ‘bin yılın sel felaketi'nin yaşanması için bin yıl daha geçmeyecek.”

Almanya'da evli çiftler bazı vergi avantajlarına sahip. Örneğin eşlerden biri daha düşük bir vergi dilimine geçerek daha az vergi ödeyebiliyor ve böylece aile bütçesine daha fazla katkı sağlayabiliyor. Çiftlerden birinin işsiz kalması durumunda da bazı avantajlar söz konusu. Alman Anayasa Mahkemesi, vergilendirme konusunda eşcinsel çiftlerin, evli çiftlerle eşit tutulması gerektiğine hükmetti. Die Welt gazetesinin konuya ilişkin yorumu şöyle:

“Karar sürpriz değil. Ve iyi ki de böyle. Sonuçta aynı cinsiyetten çiftler için de evli çiftlerle aynı yükümlülükler geçerli. Partnerlerden biri işsiz kalır ya da bakıma muhtaç olursa, diğeri onun masraflarını karşılamak zorunda. Çiftlerin farklı vergi dilimlerine dâhil edilmesiyle devlet bu kapsamlı yükümlülükleri tanımış oluyor. Eşcinsel evlilik konusuyla mücadele etmek yerine Hrıstiyan Demokrat Birlik ve Hrıstiyan Sosyal Birlik partilerinin destekçilerine şunu açıkça anlatması gerekirdi: Geleneksel evlilikleri tehdit eden eşcinsel evlilikler değil, vergilendirmede evli çiftlere tanınan indirim uygulamasını modası geçmiş olarak gören sözümona modernleşme yanlılarıdır. Eşcinsel evliliklere eşit hak tanınmasının ardından, vergi dilimi ayrımını savunanlar gelecekte eşcinselleri de yanlarında bulacaktır.”

Stuttgarter Zeitung da konuyla ilgili bir yoruma yer veriyor:

“Kendilerini muhafazakâr olarak kabul eden bazıları için ideolojilerinin sondan ikinci kalesi de devriliyor. Şimdi eşcinsel çiftlerin klasik çiftlerle tamamen eşit tutulmasındaki tek eksik evlat edinme hakkı. Peki, hetero çiftlerin prensipte daha iyi ebeveyn olacakları inancında muhafazakâr olan nedir? Eşcinsel ya da lezbiyen çiftler, yaşam için bir birliktelik kuruyorsa, bu erkek ve kadının aynı kararı almasından daha az muhafazakar değildir. Devamlılık, bağlılık, birbiri için sorumluluk üstlenme gibi muhafazakâr erdemler, yalnızca 21'inci yüzyıla uygun tercüme edilebilirse varlığını koruyabilir. Hrıstiyan Birlik Partileri'ne kaybedilmiş savaşlara girmemesi tavsiyesi akılıca olur.”

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Sezen

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam