Çözüm sürecinde yeni sayfa mı açılıyor? | TÜRKİYE | DW | 15.07.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

Çözüm sürecinde yeni sayfa mı açılıyor?

Koalisyon görüşmeleri kapsamında bir araya gelen AKP ve HDP, barışın tesisi konusunda iyi niyet beyanında bulunsa da yeni hükümet netleşmeden çözüm sürecinde mesafe alınması güç görünüyor.

AK Parti ve Halkların Demokrasi Partisi (HDP) arasında gerçekleştirilen birinci tur koalisyon görüşmesine ‘çözüm süreci’ damgasını vurdu. Görüşme sonucunda, iki taraf arasında şubat ayı sonunda açıklanan ‘Dolmabahçe Mutabakatı’ sonrasında giderek gerilen ve seçim sürecinde kopma noktasına gelen ilişkilerin geliştirilmesine dair ortak tavır çıktı. Taraflar, çözüm sürecinin devamı ve gelişimi için de iyi niyet beyanında bulundu.

Türkiye bir yandan koalisyon trafiği ile yeni hükümet ve erken seçim arasında gidip gelirken, diğer yandan son bir haftada çözüm sürecinin temelini oluşturan ateşkesin sona ermesi tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. KCK'nin 2012 sonunda fiilen başlatılan ve 2013 yılı Newrozu'nda ise kamuoyuna duyurulan ateşkesin sona erdiğini açıklaması, gözleri yeniden çözüm sürecine çevirdi. KCK'den yapılan yazılı açıklamada, bölgedeki tüm barajların yapımını durdurmak için tüm imkanların seferber edileceği vurgulandı. KCK'nin "ateşkes bitti" açıklamasını "2,5 yıllık süreç boyunca gelinen en gerilimli, en kritik aşamadayız" sözleri ile yorumlayan HDP Eşbaşkanı Selahaddin Demirtaş ise, bugün AK Parti lideri ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte ‘sürece devam’ mesajı verdi.

En uzun görüşme

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve beraberindeki heyet, koalisyon görüşmeleri kapsamında HDP Genel Merkezi'nde HDP heyeti ile biraraya geldi. AK Parti heyetinde Davutoğlu’na Tarım Bakanı Mehdi Eker, Efkan Ala, Yalçın Akdoğan, Adnan Boynukara ve Zehra Taşkesenlioğlu eşlik ederken, HDP heyeti ise eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın yanı sıra Sırrı Süreyya Önder, İdris Baluken, Pervin Buldan ve Zeynep Karaman’dan oluştu. Kritik AKP-HDP görüşmesi, Davutoğlu’nun CHP ve MHP görüşmelerine oranla daha uzun sürdü. Yaklaşık 2 saat süren görüşmenin ardından ilk açıklamayı yapan Davutoğlu, görüşmede koalisyonun yanı sıra daha önce çözüm süreci kapsamında verilen tüm taahhütlerin yerine getirilmesi ve Türkiye'deki tüm silahlı grupların ülke dışına çıkması konusunun da gündeme geldiğini söyledi.

“HDP’nin duruşunun değiştiğini gördük”

Şu aşamada HDP ile koalisyon ortaklığı konusunda bir mutabakat oluşturmadıklarını ifade eden Davutoğlu, "Bir aylık süreçte HDP'nin duruşunun değiştiğini gördük" sözleri ile ılımlı mesaj verdi. Davutoğlu, "Her konuyu görüşürüz fakat koalisyon ortaklığı çerçevesi oluşmuş değil. Ama görüşmeye de devam ederiz. Kuracağımız hükümet Türkiye’nin bütününü temsil etmesi açısından önemlidir. CHP, MHP ile görüşülürken HDP’nin ne düşündüğü önemlidir. Ancak bu çerçevede HDP ile, CHP ile oluşturduğumuza benzer oluşturulmuş bir mekanizma yok" diye konuştu.

“AKP-CHP hükümeti olursa, yapıcı muhalefet oluruz”

HDP tarafından ise görüşmeye ilişkin açıklama HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan’dan geldi. Görüşmede koalisyon ile birlikte çözüm sürecinin geleceğinin de ele alındığını dile getiren Önder, “Demokrasi ve silah bir arada olamaz. Koalisyon meselesi ele alındı. AKP heyetine adalet, barış ve demokrasi bağlığı altındaki üç temel ilkemizi aktardık. Bir AKP-CHP koalisyonunun bu üç başlığı içermesi halinde yapıcı bir muhalefet tutumu alacağımız belirttik" dedi.

“Görüşmenin ana gündemi çözüm süreci”

AKP ile HDP arasındaki koalisyon görüşmesinin ‘çözüm süreci zirvesi’ne dönüşmesi, son günlerde giderek artan çatışma ihtimaline ilişkin endişeleri de bir miktar gidermiş oldu. AKP-HDP görüşmesinden çıkan mesajları Deutsche Welle Türkçe Servisi’ne yorumlayan 'Akil İnsanlar Heyeti'nde de yer almış olan Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, AKP-HDP görüşmesinin koalisyon çabalarının ötesinde anlam taşıdığına işaret ediyor.

Davutoğlu’nun bundan sonraki süreçte HDP ile görüşme kanallarının açık olması konusunda anlaşmaya varıldığına dair sözlerinin önemine dikkat çeken Coşkun, “Son bir haftada PKK’den gelen ‘ateşkes bitti’ açıklaması ile Ağrı ve Ardahan’daki şiddet eylemleri sonrasında bu görüşme artan tansiyonu düşürmüş oldu. Bu açıdan çok olumlu bir görüşme oldu” diyor. Çözüm sürecinin yeniden rayına girmesi için her iki tarafın da ‘zihniyet sıçraması’ yapması gerektiğinin altını çizen Coşkun, “Sürecin nasıl devam edeceği, hatta devam edip etmeyeceği kurulacak yeni hükümete göre belli olacak. Yine de şu aşamada İmralı ile görüşmenin sağlanması bile bir rahatlama yaratacaktır. PKK de silahı ne yapıp yapmayacağını karara bağlamak zorunda, İki tarafın da sürece son verme lüksü yok” diye konuşuyor.

“Meclis yapısı sürecin devamı için yetersiz”

Ancak AKP-HDP görüşmesinin şu aşamada çözüm sürecine katkı sunmayacağını düşünenler de var. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Uzmanı Dr. Nihat Ali Özcan’a göre, çözüm sürecine ilişkin verilen taahhütlerin yerine getirilmesi için mevcut Meclis aritmetiği yetersiz. Şu anda AKP’nin hükümet olarak yetkisiz olduğunu ve dolayısıyla sürece yön verecek adımları atamayacağını ifade eden Özcan, “AKP-HDP görüşmesi ve sonrasındaki açıklamalar nezaket gösterisi gibi gözüküyor. Bir sonraki adımı atmak için AKP’nin kapasitesi yeterli değil” değerlendirmesinde bulunuyor. Son dönemde artan çatışma riskinin devam ettiğini belirten Nihat Ali Özcan, şöyle konuşuyor: “Seçim öncesinde barış görüşmelerini sahiplenen bir Meclis aritmetiği vardı. Şimdi ise bu yok. İktidarın koruma kalkanıyla çözüm sürecini yürüten sahiplenen bürokrasi kadroları da eskisi gibi cesur davranamaz. Bu dönemde güvenlik güçlerinin görünürlüğü de artacak, PKK da gücünü göstermek için eylemler yapabilir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Aram Ekin Duran