Yorum: Katalanlar çareyi AB’de aramamalı | GÜNDEM | DW | 12.10.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

GÜNDEM

Yorum: Katalanlar çareyi AB’de aramamalı

Milli devletlerin yerini ‘Bölgeler Avrupası’ mı alsın? Katalanlar bunu siyasi labirentten çıkış yolu olarak görüyorlar. DW editörü Bernd Riegert ise bu yolun kaosa çıkacağı görüşünde.

Katalonya Avrupa'nın daha fazla bağımsızlık isteyen tek bölgesi değil. İskoçya, Güney Tirol, Aland, Belçika Flamanları ve belki de Bavyera… Liste tam değil. Bazı bölgeler bağımsızlık değil, daha fazla özerklik peşinde. İskoçya ve Katalonya ise bağımsız devlet olmak istiyor. Avrupa Birliği'nin (AB) merkezi Brüksel mevcut milli devletlerin düzenini tehdit eden ‘merkezkaç kuvvetleri' karışık hislerle izliyor. AB üyesi milli devletlerin bütünlüğünün korunması AB antlaşmalarında yer alıyor.

Bir milli devletin demokratik usullerle anayasal sistemini yeniden düzenlemesine AB karışmıyor. İki Alman devletinin birleşmesine ve Çeklerle Slovakların ayrılmasında da böyle olmuştu. Gerçi Çeklerle Slovaklar ayrıldıktan sonra egemen devletler olarak AB'ye katılmışlardı. İskoçya'nın Britanya'dan ayrılması AB açısından hoş olmazsa da hukuken hiçbir sakınca doğurmaz, çünkü Birleşik Krallık bütün halinde İskoçya'da referandum yapılmasını onaylamıştı. Katalonya'da ise İspanya devleti Katalanların bağımsızlık için referandum yapmalarını yasaklıyor.

Ismarlama çözüm olmaz

Görüldüğü gibi, her durum birbirinden farklı. Kosova'nın Sırbistan'dan ayrılmasını bütün AB ülkeleri tanımamıştı. Çok uluslu Yugoslavya ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla ortaya çıkan egemen devletlerin bazıları AB'ye üye oldu. Katalonya'nın bağımsız bir devlet olarak AB ülkeleri tarafından resmen tanınması ise hâli hazırda imkânsız görünüyor. Katalan yönetimi gerçekleşmeyecek umutlar beslemesin.

Deutsche Welle Bernd Riegert

Bernd Riegert

Milli devletlerle ayrılık heveslisi bölgeler arasındaki anlaşmazlığa nasıl çözüm bulunabileceğine gelince. Avrupa'nın bu soruya verebileceği bir yanıt var mı? Ara ara gündeme getirilen ‘Bölgeler Avrupası' başlangıç olarak zaten var. 28 ülkeden 350 temsilcinin katıldığı ‘Bölgeler Komisyonu' şu günlerde Brüksel'de çalışmalarını sürdürüyor. Ancak bu komisyon sadece danışmanlık yetkisine sahip. Yasama yetkisi AB ülkelerinin AB Konseyi ve doğrudan seçimle belirlenen Avrupa Parlamentosu'ndaki temsilcileri tarafından kullanılabiliyor. Milli devletlerin etkisinin azaltılıp, örneğin Katalonya, Kärnten ya da Schleswig-Holstein'a daha fazla idari yetki tanınması kimine cazip gelebilir ama uygulanması mümkün değildir.

Ulus mu, bölge mi?

Tarihi bir süreç içinde oluşan milli devletlerin ‘federalleştirilmesi' sanıldığı kadar kolay değil. Bölgesel yurtseverlik kadar, silinmesi kolay olmayan milli benlik de söz konusu. Ayrılıkçı Katalanlar millet oldukları varsayımıyla egemen devlet kurabileceklerini düşünüyorlar. Burada kavram ve sınırlamalar oldukça geçirgen. Millet nedir, bölge nedir, konfederasyon nedir, sorusuna gelip dayanır.

Brüksel'de 28 devlet ve 750 parlamenter bir araya gelip karar alıyor. Milli devletler bugünkü tanımıyla bölgeler tarafından ikame edildiği takdirde zirve buluşmaları 28 değil, 98 devlet ve hükümet başkanı arasında yapılır. AB'nin bölgeler tanımlamasıyla Almanya'nın federal eyaletlerine benzer bir yapılanma kastediliyor. Bölgeler de idari birimlere ayrıldığı takdirde, AB'deki bölgelerin sayısı 276'ya çıkar. AB'deki siyasi katılım vilayetler arasında düzenlendiği takdirde ise bölgelerin sayısı bin 342'ye çıkar ve AB yönetilemez olur.

Bu rakamlar AB İstatistik Kurumu'ndan alındı. AB'nin teşvik ve yapısal yardımları son derece daraltılmış alanlara göre hesaplandığından, Brüksel bölgelerini birden üçe kadar derecelendiriyor.

Bölgeler Avrupası, Katalonya'da ortaya çıkan problemi çözemez. Katalanlar gibi kendini ‘baskı altında' hisseden Avrupalılara egemenlik ve bölgecilikle ilerleme sağlanamayacağı anlatılmalıdır. Katalanlar İspanya'yı, İskoçlar da Britanya'yı değiştirmeye çalışmalıdırlar. Avrupa doğru adres olamaz.

Bernd Riegert

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler